dersaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dersaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2012 Cumartesi

Dersane haykırışı Twitter'ın Türkiye ve Dünya gündeminde

Twitterı sallayan #dershanemolmasaydı etiketinden sonra 24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla öğretmenlere ithafen girilen #dershaneylekazandım  etiketi ile atılan tweetler Twitter sayfasını doldurmaya devam ediyor.

Kısa bir süre içerisinde #dersahnemiseviyorum etiketi ile TT listesine girmeyi başardı.

#bencedershaneler etiketi ise Dünya TT'sine girerek büyük başarı sağladı.
---------R -----------
Gültekin Avcı@GultekinAvc
demokrasinin eğitim sistemine üflediği renkli hayat soluklarıdır. Beyazı arayana siyahı dayatmak neden? 

sorun değil çözüm alternatifi. Sorunu bırakıp çözüm yollarından biriyle uğraşmak da zaman kaybı.



Tanınmış entelektüel isimlerin de #dershaneylekazandım etiketiyle attıkları ilginç yorumlara rastlamak mümkün.Ünlü gazeteci,radyo ve ekran yüzünün destek verdiği bu tweetlerde bir süre önce Başbakan Erdoğan'ın kapatacağız demesiyle girip ve hala gündemi iştigal eden dersanelerin kapatılma konusu ağırlık basmaktadır.Dersanelerin kapatılma sebebi anlaşılamadığı ve kapatılması durumunda sorun çözülemeyeceği aksine yeni aksaklık ves sorunlara sebebiyet vermesinden endişe edildiği dillendirildi.

Zaman Gazetesinin Genel Yayın Yönetmen Yardımcı Mehmet Kamış düşüncelerini şöyle ifade etti;Toplumun sahip çıktığı bir meseleyle bu kadar uğraşmak toplumda iftirağa sebeb olacağı ve iftirağın da kimlerin işine yarayacağı belli....

mehmet kamış@mhmtkamis
Toplumun bu kadar sahip çıktığı bir şeyle uğraşmak iftiraka sebep olur. İftirak kimlerin işine yarar? 

İşte Bazı  Ünlü isimlerin Tweetleri;

 Metin Yıkar@myikar
Anadolu'nun genç nesillerinin dünyaya açılabileceği fikrini

 Asım Yıldırım@asim_yildirim
Varsa yüreğimde vatan millet sevgisi varsa bu gittiğim o güzel müesselerdeki hocalarım sayesindedir.

Bülent Korucu@blntkorucu
doğulu kardeşlerimi 

Bülent Korucu@blntkorucu
diyebiliyorum. Bazıları da internetle kazandım diyebilecek mi. Hiç sanmıyorum. 

handan arslan@handanarslan2
İstanbul'da büyümüş, iyi okullara gitmiş olan ben üniversiteyi cunku gercek bilgiyi dershanemde öğrendim.


İşte Sosyal Medya'da #dershaneylekazandım ;

Emine Boz@ahiretemerhaba
diyenler insanlar,gönül insanı olduklarına inandıkları Başbakanlarınıda çok seviyor.


fulya_karabag_parlak@fulya_karabag_p
cunku sebebler dairesindeki bugunku konumumu

celil@cll_zkynk
dersaneye gitmeyen bir 8.sınıf öğrencisi iken MEB in öğretmenleri neden bana dersane tavsiye etti?

CelilSgr@csagir
Dersaneleri kapatmak icin debelenen siyasilerin kacinin cocugu devlet okulunda okuyor? Halka zulum cabasi neden?

ahmet gungor@a_gngr1
köyde doğdum babam mevsimlik işçi. maddi durumum kötü olduğundan dersanede ücretsiz okudum,şimdi 12 yıllık öğretmenim. 

 tuncer argun@osmangazi99
dağagiden14.kişiolmasın arkadasım 93'te 13 kişinin arkasından daga cıkacakken dershane ögretmeni elını tutunca vazgeçti 


Sınav Haber ve Rehberliği Özel HABER
 fyslptzl
 
 

 

 

 

Dersaneler Kapatılacak mı?

Dershaneler kapatılırsa yerine nasıl bir sistem kurulacak, parasıyla özel hoca tutanla, parası olmayan arasında fırsat eşitliği nasıl sağlanacak, dershanelerde çalışan onca öğretmen ne yapacak? Bu soruların cevabını şimdilik pek kimsenin bildiği yok. Samanyolu Haber Televizyonu Ankara Muhabiri Ahmet Doğan bugünkü köşe yazısında, Milli Eğitim Bakanlığı'nda görevli bir genel müdürle dershaneler hakkında yaptığı görüşmeyi yazdı.Sorularına karşılık aldığı cevaplar son derece düşündürücü...

İşte Ahmet Doğan'ın o yazısı:

Hem öğrenciler, hem veliler, hem de dershanelerde çalışan on binlerce öğretmenin gözü kulağı bu sorunun cevabında… “Dershaneler gerçekten kaldırılacak mı?”…

Cevabı bulmak için Milli Eğitim Bakanlığı'nın nabzını tuttum. Daha önce İstanbul'da görev yaparken başarılarıyla adını duyuran bir genel müdürle görüştüm.

Aldığım bilgi, hükümetin dershaneleri kapatmada kararlı olduğu yönünde. Görüştüğüm bürokrat, “Başbakan kapatılacak dediği için Bakanlıkta yorum yapamıyoruz” dedi. Ve ekledi; “Alt yapı çalışmalarına hızla devam ediyoruz, çok sayıda rapor hazırlandı. 2014'te dershaneler kademeli olarak kapanacak”…

Peki, bu nasıl olacak? Öğrenciler sınava nasıl hazırlanacak? Üniversitelere yerleştirmeler ne şekilde yapılacak? Ve belki de en önemlisi, dershanelerde çalışan on binlerce öğretmen işsiz mi kalacak?

Bütün bu soruları, genel müdüre tek tek sordum. Kendisi de samimi şekilde cevap verdi.



Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Milli Eğitim Bakanlığı'nda kafalar son derece karışık. Kimse dershanelerin nasıl kapatılacağını ve yerine nasıl bir sistem kurulacağını tam olarak bilmiyor.

Görüştüğüm bürokrat da aynısını söyledi, “Valla dershaneler kapatılacak ama ondan sonrasını nasıl çözeceğiz biz de bilmiyoruz. Hala bir formül bulamadık” dedi.

Aldığım bilgiler, Bakanlığın her üniversitenin kendi sınavını yapacağı bir sistem üzerinde çalıştığı yönünde.

--------------- ---------------------- Mesela ÖDTÜ öğrenci almak için sınav yapacak. Üniversite, istediği öğrencinin profiline göre sınav sorusu hazırlayacak. Ve sınava giren öğrenciler, puan sıralamasına göre üniversiteye kabul edilecek. TÜBİTAK, bu konuda çalışma yapıyormuş.

Genel müdür, bu noktada çok çarpıcı bir tespitte bulundu. “Üniversiteler kendi sınavını yapacak ama bu sınavlara da hazırlanmak gerekecek. Çünkü devlet liselerindeki eğitim kalitesi, bu sınavları geçemeye kesinlikle yeterli değil. Öğrenciler yine takviye eğitime ihtiyaç duyacak. Dershaneler kapanacağı için özel dersler artacak ve merdiven altı eğitim başlayacak” dedi.

Daha da önemlisi, fakir zengin ayrımı asıl bu noktada ortaya çıkacak.

Görüştüğüm bürokrat, “Zengin öğrenciler kolejlere gidip sınavları geçecek. Ama maddi durumu yetersiz olan öğrenciler, özel ders alamayacağı için üniversiteyi kazanamayacak” tedirginliği dile getirdi.

Haklı da. Çünkü en ucuz kolejin sadece bir yıllık eğitimi, 10 bin liradan başlıyor. Bunu dörtle çarptığımızda, üniversite kazanmanın maliyeti 2 bin liralık dershane ücretinden bir anda 40 bin liraya çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelerden doğacak boşluğu internetten e-dershane sistemiyle kapatmayı düşünüyor. Ama görünen o ki, bakanlık bürokratları bile bu sisteme inanmış değil.

Bilgisayarı ya da interneti olamayan öğrencilerin durumu, sistemin işlemeyeceğini ve eğitimde fırsat eşitliğine aykırı olduğunu düşündürüyor.

Dahası, aklına soru işareti takılan binlerce öğrenci, internetten aynı anda öğretmene nasıl soracak? Öğretmen binlerce o soruyu aynı anda nasıl cevaplayacak?

Genel Müdüre, “Dershaneleri kapattıktan sonra açıkta kalacak bu kadar işsiz öğretmen ne olacak?” diye sordum. Cevap, büyük bir sessizlik… Yüzünü mahcup bir edayla başka bir tarafa çevirdi ve uzun uzun düşündü…

Milli Eğitim Bakanlığı, KPSS'yi de kaldırmayı planlıyor aldığım bilgilere göre.

Görüştüğüm bürokrat, “TÜBİTAK KPSS üzerinde de çalışıyor” dedi. “Peki, memur alımında nasıl bir formül düşünüyorsunuz?” diye sorduğumda ise yine “Valla kimse bilmiyor” cevabını verdi.

Anlayacağınız Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki tablo işte bu şekilde:

“VALLA KİMSE BİLMİYOR…”

NOT: Başta sevgili eşim ve kardeşim olmak üzere, tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.

21 Kasım 2012 Çarşamba

TOBB, dersanelerin kaldırılamayacağını dile getirdi


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Eğitim Meclisi, dershanelerle okulların işlevlerinin farklı olduğuna işaret ederek, dershaneleri kapatmanın kontrolsüz oluşumlara yol açabileceği endişesini dile getirdi.

"DERSHANE ÇALIŞANLARI CİDDİ KAYGILAR İÇERİSİNDE"

TOBB Türkiye Eğitim Meclisi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Son zamanlarda özel dershanelerin varlığının tartışma konusu yapılması, buradaki yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlar ile öğrenciler üzerinde geleceğe yönelik ciddi kaygılar oluşturmanın yanında, ülkemize önemli hizmetler sunan bu büyük eğitim camiasını tedirgin etmiştir.

"BİR ÇOK ÜLKEDE ÖZEL DERSHANECİLİK VARDIR"

Ülkemizde özel dershaneler, kuruluş ve işleyişleri 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'yla düzenlenen yasal eğitim öğretim kurumlarıdır. Sanıldığının aksine, başvuranların tamamının bir üst okula yerleştirildiği ülkeler dâhil, başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Güney Kore, Japonya, Hong Kong, Tayvan gibi birçok gelişmiş ülkede, farklı isimler altında özel dershanecilik yapılmaktadır. Üstelik ABD'de okullar, özel dershanelerden yer yer eğitim hizmeti satın almaktadır.

Dünyada dershaneciliğin yasaklandığı ülke yoktur. Güney Kore'de dershanecilik bir dönem yasaklanmış, ancak bu yasak 2000 yılında kaldırılmıştır. Gelişme hızı yüksek olan Uzak Doğu ülkelerinde dershaneye gitme oranı yüzde 50'lerdeyken, bizde yüzde 8'dir." denildi.

DAR GELİRLİ VE ORTA HALLİ ÇOCUKLARADA HİZMET EDİYOR

Türkiye'deki 4 bine yakın özel dershanenin, özel ders alamayan 1,5 milyon dar gelirli ve orta halli ailenin çocuğuna hizmet verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, dershanelerin, 50 binden fazlası öğretmen olmak üzere, 100 bini aşkın çalışanıyla öğrencilere eğitim öğretim hizmeti verirken, önemli bir istihdam da sağladığına işaret edildi.
Sınavlara hazırlık ve okullara destek amacıyla hizmet veren dershanelere, gösterdikleri yüksek performans ve sundukları eğitim öğretim hizmeti ile yüksek teveccüh gösterildiğini belirten Sektör Meclisi; dershanelerin birikimleri, deneyimleri ve eğitim ortamlarından eğitimin ihtiyaçları doğrultusunda yararlanılmasının doğru olacağını bildirdi. Mevcut yapıda, özel ders ihtiyacını karşılayan özel dershaneler ile okulların işlevlerinin farklı olduğunu vurgulayan Sektör Meclisi, özel ders ihtiyacının, alınacak önlemlerle azaltılabileceğini ancak ortadan kaldırılamayacağının altını çizdi.

"ÖZEL OKULLARIN DERSHANELERLE TEŞVİK EDİLMESİNİ DESTEKLERİZ"

Özel okulların desteklenmesiyle özel öğretimin eğitimdeki payı artırılarak, devletin bu alandaki yükünün azaltılması gerektiğini aktaran TOBB Meclisi, açıklamasında, dershanelerin de bu anlamda teşvik edilmesine yönelik çalışmaları desteklediklerini vurguladı. Bu konuda Sektör Meclisi'nin önerileri de mevcut olup, üzerinde istişare etmeye hazır olunduğu aktarılarak, "Sayın Başbakanımızın eğitim konusuna gösterdiği ilgiyi, verdiği önemi çok iyi biliyoruz. Sektörümüzün görüş ve önerilerindeki haklılık payının, kamuoyunun ve hükümetimizin kanaatlerinde dikkate alınacağına inanıyoruz." ifadelerine yer verildi.

20 Kasım 2012 Salı

CHP'li Köse;"Dersanelerin kaldırılması fakir çocukları vurur"

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Türk eğitim sistemindeki tek sorunun dershaneler olmadığını belirterek, eğitim sistemini tepeden tırnağa yeniden organize etmek yerine adeta dershaneleri ‘günah keçisi’ göstererek takınılan ‘kapat kurtul’ mantığının yanlış olduğunu açıkladı.

POPÜLİST SİYASET

Tufan Köse, “Dershaneleri kapatmak için önce ciddi bir altyapı hazırlamak gerekir. Bunun dışında popülist siyaset yaparak ‘dershaneleri kapacağız’ demek doğru değildir. Bunu söylerken dershanelerin kapatılmasının ne getirip ne götüreceğini iyi hesap etmek ve ona göre de altını doldurmak gerekir’’ ifadesini kullandı.

Köse, Çorum Özel Dershaneler Birliği (ÇÖZDEBİR) yöneticileriyle partisinin il binasında bir araya geldi. Hüseyin Çetin başkanlığındaki ÇÖZDEBİR yöneticilerini dinleyen milletvekili Köse, eğitim sisteminde yaşanan sorunların sadece dershanelerin kapatılmasıyla giderilmeyeceğini dile getirdi.

Eğitim sisteminin artık içinden çıkılamaz bir hal aldığını anlatan Tufan Köse, dershanelerinbir ihtiyaçtan ortaya çıktığını, belirtilenlerinaksine dershanelerin birçok toplumsal ve sosyal faydalarının bulunduğunu belirtti.

Köse, dershanelerinkapatılması durumunda dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarının özel eğitime daha zor ulaşacaklarını savundu. Köse, dershanelerin ancak eğitim sisteminde yapılacak ciddi bir çalışma sonunda bir ihtiyaç olmaktan çıkartıldığı zaman kapatılıp kapatılmaması gerektiğinin tartışılabileceğini ifade ederek, “Dershaneler ne zaman ihtiyaç olmaktan çıkar, işte o zaman zaten kendiliğinden kapanacaktır. Bunun için devletin dershaneleri kapatmak yerine dershaneleri ihtiyaç olmaktan çıkartmalıdır. Aksi halde dershanelerin bu şekilde kapatılması ‘merdiven altı’ diyebileceğimiz özel dersleri teşvik edecek, pahalı olduğu için dar ve orta gelirli vatandaşların özel ders almaları ekonomik anlamda çok daha zorlaştıracaktır”’ dedi.

SOSYAL ADALETİN ARAÇLARI

ÇÖZDEBİR Başkanı Hüseyin Çetin, dershanelerin bir ihtiyaç olduğunu ifade ederek, “Sanıldığının aksine başvurularının tamamının bir üst okula yerleştirildiği ülkeler dahil başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde bile farklı isimler altında özel dershanecilik yapılmaktadır’’ dedi. Dünyada dershaneciliğin yasaklandığı herhangi bir ülkenin olmadığını vurgulayan Çetin, “Ülkemizdeki 4 bine yakın özel dershane, genellikle özel okula gidemeyen, özel ders alamayan 1 buçukmilyon dar gelirli ve orta halli ailenin çocuğuna hizmet vermektedir. Dershaneler, 50 binden fazlası öğretmen olmak üzere 100 bini aşkın çalışanıyla öğrencilerimize eğitim öğretim hizmeti verirken, önemli bir istihdam da sağlamaktadır. Dershaneler yurdun büyük bir bölümünde ders saati 4-5 lira gibi düşük bedellerle hizmet vererek toplumda sosyal adaletin sağlanmasına da büyük katkı sunuyor. Dar gelirli ve orta halli ailelerin çocukları Anadolu’dan gelerek ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe gibi üniversitelerde eğitim alabiliyorlarsa bu sonuca merkezi sınavlar ve dershaneler sayesinde ulaşılmaktadır” diye konuştu.

13 Kasım 2012 Salı

Çığlığa rağmen Hükümet sağır sultanı oynamaktan çekinmiyor

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, dershanelerin kapatılacağını yineledi.Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, dershanelerin kapatılması konusunda kararlı olduklarını yineledi. Bakan Dinçer, dün twitter'daki dershanelerin kapatılmaması yönündeki #dersanemolmasaydı başlığı altındaki kampanyaya rağmen dershanelerin önümüzdeki yıl kapatılması için hukuki ve diğer boyutlarının araştırılmasının yılbaşında tamamlanacağını söyledi.

“Türkiye’de Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Projesi, Uluslararası Hayat Boyu Öğrenme Konferansı” öncesi Bakan Dinçer gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren SBS’yi kaldıracaklarını yineledi, Kürtçe dersini seçmeli alanların sayısının 18 bine indiğini açıkladı.


“DERSHANE SEKTÖRÜ DARALIYOR”

Dershanelerle ilgili bu işin iktisadi, eğitim ve hukuk boyutu var. 3894 dershane var. Son 2,5 yıllık süresinde 360 dershane kapandı. Giderek o sektörde daralma var. Doğrudan SBS’ye hazırlayan dershane sayısı 800 civarında. SBS’yi kaldırırsak ya başka hizmet vermeye başlayacak, ya da piyasadan çıkacak.

“233 BİN ÖĞRENCİ”

1000 civarı doğrudan doğruya üniversite hazırlık kursu var. Ayrıca KPSS, SBS ve üniversite hazırlık gibi çoklu program sunanlar da bulunuyor. Normal liseye devam ederken aynı zamanda üniversite kurslarına giden öğrenci sayısı aşağı yukarı 233 bin civarında. Liseden mezun olmuş, üniversiteye girememiş, tekrar kurs alarak daha iyi bölümü kazanmayı hedefleyen öğrenci sayısı 240-250 bin. Üniversite imtihanında özellikle YGS’yi birden çok yaptığımızda 240 bin civarında öğrenci daralma olduğunu varsayıyoruz. Üniversite hazırlıkla ilgili düzenlemenin farklı boyutları var. Lisede okutulan bütün konuların, derslerin üniversite imtihanının konusu haline getirmeyi tartışıyoruz. Belki sınav zamanı ile ilgili düzenlemeler yapılabilir. Böyle bir kararımız yok, ancak tartışıyoruz.
Ortaöğretim programlarını ders miktarı ve içeriklerini gözden geçiriyoruz. Talebin olduğu yerde arz olacak. Bizim için öncelikli olan talebin daraltılmasıdır. Hukuki tarafı ile ilgili henüz karar vermedik, tartışıyoruz. Karşımızda tek tip dershane yok. Sürücü kursları, İngilizce hazırlık, KPSS ve TUS gibi sınavları yapanlar var. Birden çok tür dershane var. Bunların her birisinin durumu göz önüne alarak hukuki düzenleme yapmak gerekiyor, tartışıyoruz. Ayrıca toplumu rahatsız etmeden, dershane mağdur etmeden bir formül bulacağız.

"BAŞBAKANIN ÖNGÖRDÜĞÜ TARİH BİZİM İÇİN HEDEF TARİHTİR"

-Sorun imtihan değil, önceki eğitim sistemini ve çocuğun bütün hayatını etkiliyor olması. Anadolu liselerine fen liselerine sosyal bilgiler lisesine giden yüzde 30 arttığı halde, boş kontenjan miktarında farklılık olmadı, yüzde 30 artırdık, çok daha etkin şekilde yerleştirme yaptık, gelecek yıl bunun daha fazla düşeceğini tahmin ediyoruz. Yarısı bile boş kalsa belirlediğimiz politikayı değiştirmeyeceğiz.
-Öğretmen ve idari personelle 68 bin kişi çalışıyor. Başbakanın öngördüğü tarih bizim için hedef tarihtir. Başbakanın söyledikleri ile benim söylediklerim arasında bir fark yok. Onunla ilgili ayrıntılı meseleyi sizinle paylaşmış oluruz. Onların hepsinin kararını yıl sonuna doğru vereceğiz.

Aktifhaber

11 Kasım 2012 Pazar

Dersaneleri Kapatmak Sorun Çözer mi?

Eğitimin sorunlarını çözmek için yapılması gerekenleri sıraladı; dersanelerin kaldırılması fikrinin uygulanamayacağını dikkat çekici bir şekilde açıkladı.
  Başbakan Erdoğan, "Dershanecilik olayını kaldıracağız. Bundan kim gücenirse gücensin kusura bakmasınlar." demiş ve ardından Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda kurmaylarına dershanelerin kapatılmasına ilişkin çalışmanın bir an önce tamamlanması talimatı verdiği öğrenilmişti.
 
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de, dersanelerin kapatılıp kapatılmamasına ilişkin net kararın 2013 yılı içerisinde verileceğini ifade etmiş, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesine ilişkin sektör temsilcilerinin görüşlerini almıştı.
Hükümetin dershaneleri kapatma kararı birçok eleştiri almış, böyle bir uygulamanın PKK'ya can suyu olacağı, yoksul ve orta gelirli aileleri vuracağı, merdivenaltı dersaneciliğinin yaygınlaşacağı, öğretmen ve okullardaki nitelik farkından dolayı kartvizit ticaretinin gelişeceği, şu an dersanelerin istihdam ettiği personelin mağdur olacağı, eğitimin yanısıra ekonominin de zarar göreceği, böyle bir girişimin fırsat eşitliğine ve anayasaya aykırı olacağı belirtilmişti.
 
Dünkü analizinde Star’dan Berat Özipek de bu kararın, her şeyden önce, bireysel özgürlüğe ve onun kolektif kullanımına yönelik bir müdahale anlamı taşıdığına dikkat çekerek böyle bir kararın uygulanamayacağını ifade etti.
Dershanelerin, ihtiyaç duyulduğu için var olduğuna, mevcut eğitim sistemi içinde bir boşluğu doldurduğuna, onları var eden bir talep olduğuna dikkat çekti. “Kimse çocuğunu dershanelere ‘anı olsun diye’ göndermiyor; dershane var diye çocuğunu göndermiyor, o göndermek istediği için dershane var.” Diyen Özipek yazısında, “Dershaneler şu veya bu nedenle istenmiyorsa, çözüm insanların dershaneye ihtiyaç duymamasının koşullarını oluşturmaktır; sivil toplumun onu kendince doldurmasını önlemeye çalışmak değil.” Cümlelerine yer verdi.
Tercihlerin devlet eliyle daraltılmasının, hem sivil toplumun gönüllülük temelinde örgütlenmesine ve sözleşme (akit) serbestisine aykırı olduğunu, hem de piyasa ekonomisinin mantığına uymadığını hatırlatan Özipek, dershanelerin sadece parası olana yaradığı ve eşitsizlik doğurduğu argümanının da yanlış olduğunu belirterek, “Eğer bu gerekçeden hareket edeceksek, zenginlerin özel hoca tutarak çocuklarına ders vermelerini de yasaklamak gerek. Eğer varlıklı bir ailenin çocuğuna özel hoca tutmasını engelleyemiyorsanız, bunu yapmaya maddi gücü yetmeyen ailelerin bir araya gelerek özel hoca tutmalarını da yasaklayamazsınız. Dershane dediğiniz, birden fazla ailenin bir araya gelerek çocuğuna özel hoca tutmasından başka nedir?” Diye sordu.
 
Özipek, eğitimin sorunlarını çözmek için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
* Özgürlükçü bir sosyo-politik sistemde eğitim nasıl örgütlenmişse, siz de öyle yapmalısınız. Eğitimi özgürleştirmeli, onu bir yasak alanı olmaktan çıkarmalısınız. Bunun için öncelikle, eğitimle ilgili evrensel standartları eksiksiz kabul etmeniz, -örneğin 'Çocuk Hakları Sözleşmesi'ndeki çekinceleri kaldırmanız- gerek.
* Tek tip, ideolojik ve totaliter bir eğitimin devlet eliyle çocuklara şırınga edilmesini öngören o faşizan 'Tevhidi Tedrisat Kanunu'nu kaldırmanız, eğitimi çeşitlilik ve çoğulculuk temelinde yeniden örgütlemeniz gerek.
* Beşikten mezara doktrin aşılama (endoktrinasyon) amacı taşıyan 'Milli Eğitim Temel Kanunu'ndan başlamanız gerek. Üniversiteye kadar gelmiş bir bireyin bile yakasını bırakmadan, onu 'Atatürk inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı' ve 'devletine karşı görev ve sorumluluklarını bilen' (Madde 4) bir öğrenci olarak 'yetiştirmeyi' amaçlayan '2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'ndan başlamanız gerek (Evet, akıl alır gibi değil ama aynen öyle yazıyor kanunda. 'Yükseköğretim' böyle tasarlanmış bu ülkede). 
* Herkesin kendi çocuğuna kendi tercihi, dini, dili ve kültürü temelinde eğitim vermesinin önünü açmanız gerek.

10 Kasım 2012 Cumartesi

Toplumdaki Dershane Algısı

Dershaneler toplumun birçok kesiminde kabul görmüş eğitim kurumlarıdır. Dershanelere duyulan ilgi bunun en önemli göstergesidir. Öğrencilerin dershanelere devam etmelerinin en önemli sebebi; daha iyi bölümleri kazanmak ve istedikleri yerlere girmektir. Öğrenciler nazarında genelde; dershane öğretmenleri daha tecrübeli, pratik yolları bilen ve öğreten, öğrencilerin kendilerine daha yakın hissettikleri, kaliteli eğitim veren, ders anlatış biçimleri çok iyi olan, kolay diyalog kurabilen, sınıfta kendilerini rahat ifade etmelerini sağlayan bir yapıdadır.

Öğretmenler, dershanelerin eğitime olumlu katkılarının olduğunun, dershaneye devam eden öğrencilerin derse katılımlarının artığının, üniversite sınavlarını kazanmak için dershaneye devam etmenin gerekli olduğunun, dershane öğretmenlerinin dershane ortamında tatmin oldukları ve kendilerini daha rahat ifade ettiklerinin, dershanedeki dinamik ortamın öğretmeni harekete geçirdiğinin, dershanede çalışan öğretmenlerin kendilerini daha iyi yetiştirdiklerinin, dershanelerdeki istekli öğrencilerin öğretmenleri de motive ettiğinin, dershane öğretmenlerinin çalışmalarını karşılığını aldıklarının, dershane öğretmenlerinin çoğunun kitap ve dokümanlarını kendilerinin ürettiğinin bilincindedirler.

İdareciler; öğrencilerin dershaneye devam etmeden sınavlarda başarılı olmalarının zor olduğunu, dershanelerin okul eğitimini tamamladığını, dershanelerde eğitim seviyesinin yüksek olduğunu, dershanelerde pratik çözüm yolları, zamanla yarışma ve test alışkanlığı kazandırıldığını, dershanelere devam eden öğrencilerin okul derslerine daha fazla ilgi duyduklarını, bölgeler arası eğiti farklılıklarını ortadan kaldırmada dershanelerin müspet tesirinin olacağını, dershaneye vasat aile çocuklarının devam ettiğini, dershaneler yardımı ile bu öğrencilerin de yarışa ortak olduklarını, dershanelerin bir kısım öğrenciyi ücretsiz okuttuğunu bilmektedirler.
Veliler; dershane öğretmenlerinin daha tecrübeli olduğunu, çocukların dershaneye devam etmeden üniversiteyi kazanamayacağını, okullarda verilen eğitimin üniversite sınavını kazanmak için yeterli olmadığını, dershanelerin okul başarısını artırdığını, dershanelerin eğitime olumlu katkısının olduğunu görmektedirler.


Eğitim camiası ile ilişkili olan önemli kesimlerde dershaneler hakkında oluşan yukarıdaki kanaatler, sübjektif ifadeler değildir. Konu ile ilgili olarak objektif bakabilen birçok bürokrat da dershanelerin eğitime olumlu katkılarının olduğunu, öğrencilere amaç ve hedef kazandırıldığını, dershane öğretmenlerinin daha aktif ve bilinçli olduklarını, sınava endeksli olmaktan kurtarılırsa eğitime daha büyük katkılarının olacağını, Devlet desteği olmadan ortaya çıkan ve belli bir kaliteyi yakalayan güçlü bir sektörün olduğunu, eğer talebi artıracak önlemler alınırsa birçok Türk müteşebbisinin özel öğretime yönlendirilebileceğini, böylece Devletin sırtından eğitim yükünün bir bölümünü alabileceğini ifade etmektedir.

Faruk Ardıç-Fem Dershanleri Rehberlik Uzmanı

2 Kasım 2012 Cuma

Dersaneler kaldırılınca okulların eğitim kalitesi dengelenebilecek mi?

 Sayın Başbakan Erdoğan anlayamadığımız bir saikle ortaya bir söylem attı.dersanler kaldırılacak…
Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu anlayamadık doğrusu.sayın Erdoğan gerekçesini anlattığına göre
maddi durumu zayıf ailelerin çocuğunu dersaneye göndermekte zorlanıyor olması. Haklılık payı var
elbet. Dersanler bir gereklilik haline geldi.sınav eşiği gibi görülmeye  başlandı.Haliyle nede olsa öğrenci dersaneye gidecek diye okullar da da sınava yönelik bir eğitim verilmediği gibi asıl dersler de ihmal edilir oldu.fakir aileler de çocuğunu okutmak için Zorunluluk gördükleri dersanelere  kıyıda köşede biriktirdiklerini  verir oldular.
AKP hümetlerinin sosyal alanda attığı adımları inkar edemeyiz.Fakir ailelere,işsizlere,yaşlılara,dul ve hastalara yönelik yaptığı maddi yardımlar önemli hususlardır.Bu yardımlar vesile ile çocuklarını dersaneye gönderme gücüne kavuştular.
Ancak dersanlerein kaldırılması fakir ve zengin öğrenci arasındaki haksız rekabeti kaldıracağını zannetmiyorum.Hatta aksi durumu olur.Çünkü maalesef eğitim kalitesi her eğitim kurumunda aynı değil. Ortaöğretim puanalrı buna kanıt.Okul türleri ve özel ile devlet okulları arasındaki fark da ortada. Kırsal kesimdeki bir lise ile istaanbuldaki bir Anadolu lisesi aynı eğitim kalitesinde değil maalesef.Hatta sınıflar arasında bir eğitim farkı var.eğitim sisteminin eksiklği maalesef.Dersanler bu farkı bir nebze azalttığını kabul etmek lazım.Öbür taraftan bir sektör haline gelmesi ucuzve pahalı dershane meselesi de aileleri yıpratmaktadır.
Devlet,okulların eğitim kalitesini dengeyecek ve yükseltecek ise hak verilebilir.Ama sorumluluğun farkında olan vicdanlı öğretmenleri hariç tutarak MEB’te işini garantilemiş havasıyla artık işine lakayt kalan savsaklayan öğretmen bozmaları dururken nasıl dengeleyeceksiniz okulların eğitim kalitesini merak konusu…
                                                                                                             Faysal PeKTeZeL

8 Ekim 2012 Pazartesi

Dersaneler Birliklerinden Dersane Bildiri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın dershanelerin özel okul yapılabileceğini açıkladı. Bu açıklamanın üzerine ÖZ‐DE‐BİR, GÜVENDER, TÖDER ortak bir açıklama yaptı. İşte o açıklama:
Sayın Başbakanımızın son olarak “Üniversite sınavlarına yönelik faaliyet gösteren dershanelerden şartları uygun olanların özel okullara dönüşmesini istiyoruz.” biçiminde ifade ettikleri özel dershaneler konusu gündemdeki sıcaklığını koruyor.
Kamuoyunda “dershaneler kapanacak” olarak algılanan konunun; özellikle Sayın Başbakanımız tarafından, milli eğitimimize önemli katkılar sunan dershane sektörünü inciten, haklılığı tartışılır ifadelerle dile getirilmesini, ülkemiz ve halkımız açısından da üzücü bir olay olarak görüyoruz.
Özel dershane sektörünü temsil eden dernekler (ÖZ‐DE‐BİR, GÜVENDER, TÖDER) olarak 21 Eylül 2012’de konu hakkında kamuoyunu bilgilendirmeyi ve konunun farklı boyutlarına dikkat çekmeyi amaçlayan ortak basın açıklaması yaptık. Bu açıklamada “Milli eğitim sistemimiz içinde yer alan dershanelerin kurucuları olarak ülkemizin yararını, menfaatlerini, eğitimimize faydalı olanı her şeyin önünde tuttuğumuzu, tutacağımızı; özel dershaneler konusunun sektörle, eğitim yöneticileriyle tartışılmasının ülkemizin ve herkesin yararına uygun yeni seçenekler sağlayacağını” belirterek bu konuda başta Sayın Başbakanımız olmak üzere konuya taraf yöneticilerimizin bizlere kapılarını kapamayacaklarına inancımızı” dile getirmiştik.
Bu bağlamda Sektör temsilcileri olarak Sayın Başbakanımızdan randevu talebimiz bulunmaktadır.Konu hakkında genel görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz, paylaşmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle konuyla ilgili birkaç hususu tekrarlamak istiyoruz: