öğretmenlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğretmenlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2012 Pazar

Hangi Öğretmenlik Branşlarında,Ne zaman sınav yapılacak

MEB 2013 KPSS için yürütmekte olduğu alan (branş) sınavı ile ilgili hazırlıklarını tamamladı ve önümüzdeki hafta ilgili yönetmeliğin çıkarılması bilgisine ulaşıldı.

Alan (Branş) sınavı aşağıdaki branşlar için 13 Temmuz 2013 tarihinde yapılacaktır. 

Okul Öncesi öğretmenliği, Sınıf öğretmenliği, Fen-Teknoloji öğretmenliği, Sosyal Bilgiler öğretmenliği, Türkçe öğretmenliği, Matematik öğretmenliği, İngilizce öğretmenliği, Fizik öğretmenliği, Kimya öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği, Tarih öğretmenliği, Coğrafya öğretmenliği, Felsefe grubu öğretmenliği, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Din kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği  branşlarında;

Sınavın uygulama birimi ve puanlama ağırlığı şu şekilde olacaktır:
Alan sınavının kapsamı üç bölümden oluşacaktır.
1- Akademik ders programı (YÖK’ün kur tanımlaması yaptığı genel ve geçerli öğretim programı) % 40
2- İlgili dersin okul programı (örneğin Tarih branşı için lise Tarih ders programı)% 50
3- Alanın öğretimi (Özel Öğretim Teknikleri) % 10

30 Kasım 2012 Cuma

MEB'in kararı atama bekleyenlere bir kez daha KPSS yolu gözüktürdü

 Atamaların sadece ağustosla sınırlandırılması da soruna tuz biber ekti. Adaylar bir yıl daha beklememek için şubat ayında da atama yapılmasını istiyor.

Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle, Öğretmenlik Sınav Sonuçları'nın geçerliliğinin 1 yılla sınırlandırılması atama bekleyen öğretmen adaylarını sıkıntıya soktu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yılda iki defa yapılan atama sayısını bire düşürmesi nedeniyle de öğretmenlere bir kez daha KPSS yolu gözüktü.

2011 yılı KPSS Öğretmenlik sınav sonuçları (KPSS-10 puanı) 2013 yılı Temmuz ayına kadar geçerli olacak. Buna rağmen 2012'de KPSS'ye giren öğretmenlerin de sınav sonucu 2013 yılı Temmuz ayına kadar geçerli sayılacak.

EK KÜLFET DOĞURACAK

Aktif Eğitimciler Sendikası Genel Sekreteri Mehmet Tekin, yapılan değişiklikle atama bekleyen öğretmenlerin her yıl sınava hazırlanmak zorunda bırakıldığını bunun da otomatik olarak ek külfet doğurduğunu kaydetti. Şubat atamalarını düşünüp ağustosta tercih yapmayan çok sayıda öğretmenin bulunduğunu hatırlatan Tekin, "Şubatta atama yapılmayacağı için puanları ağustos ataması için geçerli sayılmayacak. Bu atamalar için temmuzda yapılacak 2013 KPSS'si baz alınacak. Hal böyle olunca öğretmenler yeniden sınava girecek ve alacağı puanla ağustosta atanacak" diye konuştu.

AĞUSTOS ATAMASI İMKÂNSIZ

Tekin sözlerine şöyle devam etti: "Kaldı ki KPSS temmuzda, atamalar ise ağustosta yapılacak deniliyor. Bu bir aylık kısa bir sürede sınavı yapıp, puanları hesaplayıp atama yapılması neredeyse imkânsız. Süreç eylüle kadar uzar. Bütün bu sorunları aşmak için sınav sonuçları 2 yıl geçerli olmalı. Böylece öğretmen adaylar her yıl sınava girmek zorunda kalmaz. Ya da şubatta öğretmen ataması yapılmalı."

360 bin aday atama bekliyor

Yaklaşık 400 bin öğretmen adayı 2012 Temmuz ayında yapılan KPSS'ye girdi. Buna rağmen ağustos ayında yapılan atamalarda 40 bin öğretmenin ataması yapıldı. Branşlara göre KPSS'ye giren öğretmen sayısı sıralamasında öne çıkan alanlar şöyle oldu:

Branş                          Sayı

Türk Dili ve Edebiyatı    22.583
Sosyal Bilgiler             21.290
İngilizce                      19.749
Matematik                  19.443
Beden Eğitimi             18.985
Sınıf Öğretmenliği        18.370
Tarih                          17.573
Okul Öncesi               17.432
Fen ve Teknoloji          16.547

NESRULLAH SONAY - BUGÜN GAZETESİ

28 Kasım 2012 Çarşamba

Şubatçılar,Başbakanla Görüşmek İstiyor

Kendilerini Şubatçılar Grubu olarak adlandıran şubat ayında atama bekleyen öğretmen adayları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşebilmek için 26 Kasım 2012 saat 12:00 de Ankara Abdi İpekçi Parkında oturma eylemine başlamışlardı.

Oturma eyleminin ikinci gününün akşamına kadar havaların soğuğuna rağmen yılmayan öğretemen adayları sosyal medya Twitter'da Etiketi ile mesajlarını iletmeye çalışıyorlar.

Ancak bazı tweetlerde eylemin bittiğini Türkiye2nin duyarsız kalmasına sitem edilmiş.

İşte Tweetter'dan bazı mesajlar;


tuğba@tugbaatugbaa
120 bin açık var ama atama yok peki o öğrencileri kim okutuyor şuan

 Yunus Emre@turkceci_yns
ABDİ İPEKÇİ PARKINDA ONURLU VE KARARLI BEKLEYİŞ SÜRÜYOR DE BİTTİ DUYARSIZ TÜRKİYEM!!! 

Özge C. K. @ozgeckck
Okullarda dunya kadar ogretmen acigi varken ogretmenlerin oturma eyleminde olmasi!??!

 Yeliz B. Sarıkas@yelizsarikas
Günler geçiyor, onlar ise üşüyor. UMRUNUZDA MI?

gokhan@latelynow
" Gözlerimizdn ışıltı,yüzümüzdn gülümseme çalındı,Sabrımız kalmadı!" 

Sinan ŞAHİN@17_33
Okuduk, Okuduk, Okutamadık!!! Lütfen Destek

gokhan@latelynow
" siyasi değiliz öğretmeniz.. ABDİ İPEKÇİ PARKINDA!" 

 Zübeyde Kaya Özer@zbydkaya
Bizim için öğretmen olmak üşümek,beklemek demek!




 



 

25 Kasım 2012 Pazar

En fazla ihtiyaç duyulan Öğretmenlik branşı ve il

Türkiye’de, yönetim kademesindekiler hariç toplam 705 bin 463 öğretmenin görev yapıyor. En çok öğretmen ihtiyacı olan il ise İstanbul.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınan verilere göre, Türkiye’de yönetim kademesindekiler hariç 705 bin 463 öğretmen bulunuyor. En çok rehber öğretmene ihtiyaç var. Bu alanda 16 bin 900 açık var. İkinci sırada ise 15 bin 684 ile din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri takip ediyor. İngilizce’de 12 bin 857, ilköğretim matematikte 7 bin 601, Türkçe’de 7 bin 163, fen bilimleri/fen ve teknoloji alanında 6 bin 820, okul öncesi öğretmenliğinde ise 6 bin 848 açık var. Zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği kısmında 6 bin 379, sınıf öğretmenliğinde 6 bin 411, beden eğitiminde ise 6 bin 171 öğretmene ihtiyaç var. Norma göre ihtiyaç olan öğretmen sayısı 128 bin 883. 28 alanda toplam 1.723 norm fazlası öğretmen mevcut. Öğretmene en çok ihtiyacı olan illerin başında 23 bin 598 ile İstanbul geliyor. Bunu 6 bin 26 ile Şanlıurfa, 4 bin 70 ile Konya takip ediyor.

Birçok fedakarlıkla ülkemizin dört bir yanında görevini sürdüren eğitimciler için yapılan kutlamalar kapsamında indirimlerir, gezi ve hediye kampanyalarının yanı sıra bazı bankalar öğretmenler için uygun koşullarda kredi imkanları da sunuyor. Bunlardan bazıları şöyle:
Jurassic Land, öğretmenlere ücretsiz
Öğretmenler, Jurassic Land’ı ücretsiz ziyaret edebiliyor. Forum İstanbul’da yer alan Jurassic Land, macerasever öğretmenleri milyonlarca yıl öncesine unutamayacakları bir yolculuğa davet ediyor. Jurassic Land, keşfetmenin büyüsünü öğreten öğretmenleri 24 ve 25 Kasım’da ücretsiz ağırlayacak. Farklı dönemlere ait iskeletler, dinozor yumurtaları, rölyefleri ve hareketli görsellerin görülebildiği parkta, 70 dinozorun birebir replikaları yer alıyor.

R Öğretmenlere Saygı Satranç Turnuvası
Bakırköy Kent Konseyi Çocuk Meclisi 25 Kasım Pazar günü,  “Öğretmenlerimize Saygı Satranç Turnuvası” düzenliyor. Etkinlik 10.00-19.00 saatleri arasında Bakırköy Belediyesi Sanat Evi ve Kent Müzesi’nde yapılacak. Turnuvada dereceye giren sporculara katılım belgesi, kupa ve madalyalar verilecek.

Öğretmenlerin sanat eserleri sergileniyor
İstanbul’da görev yapan öğretmenlerin çeşitli sanatsal çalışmaları Beyoğlu Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nda sergileniyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’ın katılımıyla açılan sergi 25 Kasım Pazar akşamına kadar ziyaret edilebilir.
Öğretmenler aynı şemsiyenin altında
Öğretmenler İstanbul’da kendileri için hazırlanan özel şemsiyelerin altında bir yolculuğa çıkacak. İstanbul Akvaryum’u ziyaret eden öğretmenler, meslek kimliklerini göstererek akvaryumu gezebilecek. Kendileri için hazırlanan özel şemsiyelerin sahibi olacaklar. Bu şemsiyelerle İstanbul Akvaryum’da Karadeniz’den Pasifik’e uzanan bir yolculuk yapacaklar. Gezi için son gün 25 Kasım Pazar.
Mobilya alan öğretmenlere indirim
Yeni evlenecek ya da evini yenilemek isteyen öğretmenler için ‘Canım Öğretmenim’ kampanyası başlatıldı. EVGÖR Mobilya’nın başlattığı kampanya ile öğretmenler,www.evgor.com.tr adresinden yapacakları tüm alışverişlerinde yüzde 15 indirim imkanı bulacak. Ayrıca 36 aya varan taksit seçeneklerinden de faydalanabilecekler. Kampanya 30 Kasım’a kadar devam edecek.

Öğretmenlere 50 TL’lik akaryakıt hediye
Öğretmenler Günü kampanyalarında sosyal medya da devreye sokuldu. Akaryakıt dağıtım şirketi Starpet, öğretmenler için özel olarak ‘Nasıl Bir Öğrencisin’ uygulaması geliştirdi. www.facebook.com/Starpetakaryakit adresinden ulaşılabilen uygulamada, kullanıcıların kendilerine en yakın buldukları görselleri seçerek dokuz soruyu yanıtlamaları gerekiyor. Uygulama, seçilen görsellerden yola çıkarak, bir paragraflık yazı ile nasıl bir öğrenci olduğu hakkında katılımcıyı bilgilendiriyor. Her 50’nci katılımcının Starpet’ten 50 TL tutarında hediye akaryakıt kazandığı uygulama 3 Aralık’a kadar devam edecek. Uygulama tüm katılımcılara açık.

Öğretmenlerin bütçesi rahatlayacak
Öğretmenler Günü’ne özel ihtiyaç kampanları da başladı. Türkiye Finans, eğitmenlere özel olarak ihtiyaçlarının finansmanı için Eğitmenin Finansörü ve taşıt ihtiyaçlarının finansmanı için Taşıt Finansmanı kampanyaları başlattı. Eğitmenin Finansörü, tüm eğitmenlere masrafsız ve teminatsız 48 ay vade fırsatlı, 40 bin TL’ye varan limitlerle yüzde 1,12 kar oranlı ihtiyaç finansmanı sağlıyor. Eğitmenlere Özel Taşıt Finansmanı Kampanyası ile de 3 ay taksit öteleme fırsatı, uygun fiyat avantajları ve gelir belgesiz olarak 60 aya varan vade imkanı ile sağlanıyor. Taşıt Finansmanı kampanyasında kar oranı yüzde 0,95’ten başlıyor. Kampanya kapsamında Taşıt Finansmanı kullanan eğitmenler, yüzde 10 kasko indirimi, kiralık kasa indirimi ve katılım hesaplarında avantajlı kar oranlarından da yararlanabiliyor. Kampanya 14 Aralık’a kadar devam edecek.

Öğretmenlere bedava konuşma fırsatı
‘Canım Öğretmenim’ kampanyası ile öğretmenler, meslektaşlarını ücretsiz kutlayabiliyor. Avea’nın kampanyası 24 Kasım sabahı başladı. 25 Kasım Pazar saat 24.00’e kadar sürecek kampanya ile ‘MEB ve Eğitimciler’ tarifelerinden yararlanan öğretmenlere, 250 dakika ve her yöne 250 MMS hediye sunuluyor.

Bireysel ihtiyaç kredisi imkanı
Öğretmenler kampanya ile ihtiyaçlarını yüzde 0,53 ten başlayan faiz oranları ve avantajlı masraflarla karşılayabiliyor. Yapı Kredi, yıl sonuna kadar devam edecek kampanya kapsamında, bireysel ihtiyaç kredisi kullanan tüm öğretmenlere 50 lira Worldpuan hediye ediyor. Kampanyadan faydalanmak isteyen eğitimciler kredisimdi.com.tr adresinden, Yapı Kredi ATM’lerinden veya ‘Bireysel’ boşluk ‘TCKN’ boşluk ‘Aylık Net Gelir’ yazıp ’4411’e SMS yollayarak başvuru yaparak, 3 dakika içinde kredi başvurusuna yanıt alabiliyor.

Düşük masraflı krediler öğretmenler için
Nakde ihtiyacı olan eğitimciler, ‘Öğretmenler Günü Kredisi Kampanyası’ ile düşük masraflı kredi kullanabiliyor. Türkiye İş Bankası’nın 26 Kasım Pazartesi gününe kadar sürecek kampanyası kapsamında öğretmenler, 100 TL dosya masrafı ödeyerek, 24 ay vadeye kadar aylık yüzde 1,09 faiz oranıyla, 60 aya kadar aylık yüzde 1,19 faiz oranıyla 15 bin TL nakit kredi kullanabiliyor. Kampanyaya katılım için aralarında boşluk bırakarak ÖĞRETMEN, TC KİMLİK NO, KREDİ TUTARI, AYLIK GELİRİNİZİ 4402’ye SMS göndererek başvuruda bulunabilirsiniz. Ayrıca İş Bankası şubeleri de kredi başvurusu için destek veriyor.

23 Kasım 2012 Cuma

Öğrenci ile öğretmenlerin yaptığı "Muallim" klibi

Muğla Yatağan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi öğretmen ve Öğrencilerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle çektiği 'Muallim' klibi internette izlenme rekorları kırıyor...

Bakan Şahin:"Öğretmenlik, Peygamber Mesleği"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, öğretmenliğin herkesin yapabileceği bir meslek olmadığını, büyük fedakarlık, hoşgörü, sabır ve enerji istediğini belirterek, öğretmenliğin peygamberlik mesleği olduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, öğretmenliğin herkesin yapabileceği bir meslek olmadığını, büyük fedakarlık, hoşgörü, sabır ve enerji istediğini belirterek, ''Öğretmenlik bir Peygamberlik mesleğidir. Başımızın tacısınız. Bu millet, bu insanlık size minnettardır'' dedi.
Türkiye Eğitim ve Sevgi Derneği (TESED) tarafından, Necmettin Erbakan Kongre Merkezi'nde ''Öğretmenler Günü'' programı düzenlendi. Etkinliğe, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in yanı sıra Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, TESED Başkanı Savaş Yücel ve çok sayıda öğretmen katıldı.
Programda konuşan Bakan Şahin, dünya tarihi incelendiğinde bilginin güç olduğunun görüleceğini, her dönem bilgisini kullananların, bilginin ve bilgili insanların kıymetini bilenlerin o dönemin sözünü söylediğini ifade etti. Bunun bu dönem için de geçerli olduğuna işaret eden Şahin, o yüzden Mustafa Kemal Atatürk'e başöğretmenlik unvanının verildiği 24 Kasım'ın her yıl ''Öğretmenler Günü'' olarak kutlandığını dile getirdi.
Şahin, şunları kaydetti:
''Öğretmenlik öyle herkesin yapabileceği bir meslek değil. Büyük bir fedakarlık, hoşgörü, sabır, enerji, gayret ister. Her şeyden önce büyük bir yürek, aşk ister. Aşkı olanlar, yüreği olanlar, bu ülkenin çocuklarına, gençlerine dair yüreğinde sevgisi olanlar daim olurlar ve eser bırakırlar.
Sizin eserleriniz ne taş ne demir ne bina ne yoldur. İnsandır, en kıymetli varlıktır, yaradılanların en önemlisi, güzelidir. Bu cevherden bir eser çıkarmak demek, millete faydalı insanlar yapmak demek ve bu insanların ürettiği bir Türkiye her şeyden önemli. Bu, inanmış, kendini bu konuya adamış öğretmenlerin işidir. Öğretmenlik bir Peygamberlik mesleğidir. Başımızın tacısınız. Bu millet, bu insanlık size minnettardır.''
Ülkenin en önemli konusu olarak her zaman eğitimi gördüklerini, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Milli Savunma Bakanlığı'ndan daha fazla bütçeyi Milli Eğitim Bakanlığı'na ayırdıklarını vurgulayan Şahin, ''Çünkü bizim başka çaremiz yok. Bizim cehaletle mücadele etmekten başka çaremiz yok. Bizim ne yeraltı, ne petrol, ne doğalgaz zenginliğimiz var. En büyük gücümüz beşeri sermayemiz, insanlarımız, genç nüfusumuz'' dedi.

''Etrafınıza ışık saçıyorsunuz''-
Şahin, ''Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve eğitimin bütün imkanlarından yararlanılması'' hedefi koyduklarını ifade ederek, bu hedefe ulaşma yolunda fiziksel şartları geliştirdiklerini, bilgi ve teknoloji altyapısı oluşturduklarını söyledi. Büyük bir kaynak ayrılarak FATİH projesinin hayata geçirildiğini dile getiren Şahin, böylece bölgeler arası kalkınmışlık ve fırsat eşitliği farkının azalacağını, herkesin bilgiye ulaşmasını kolaylaştıran çok önemli bir kaynak oluşacağını ifade etti.
''Ne yaparsak yapalım, o sınıfı altınla döşesek, sınıfa dünyanın bütün imkanlarını da koysak lider çok önemli. O sınıfın hedefi oradaki öğretmenlerimizle şekil bulacaktır. Bunu hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz'' diyen Şahin, bu nedenle öğretmenlerin yaşam standardını yükseltmeye, özlük haklarını güçlendirmeye, mali imkanlarını daha iyi hale dönüştürmeye çalıştıklarını söyledi. Şahin, bu kaynaklar güçlendiğinde, kendi yaşamlarıyla ilgili sorunları kalmadığında öğretmenlerin çok daha başarılı bir eğitim vereceklerinin altını çizdi.
Şahin, öğretmenlerin yurtiçinde ve dışında büyük fedakarlıkla çalıştıklarını belirterek, ''Bir mum gibi, her türlü şartta kendinizden fedakarlık edip etrafınıza ışık saçıyor, aydınlatıyorsunuz. Bu mumlar çoğaldıkça çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz'' diye konuştu.

''Sizler bizim en büyük ortağımızsınız''-
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak yaptıkları çalışmalara da değinen Şahin, yoksullukla mücadele ettiklerini, kadının statüsünü güçlendirmek için çalıştıklarını, dezavantajlı grupların avantajlı hale dönüştürülmesi için sosyal politikalar geliştirdiklerini belirtti.
Azimle ve karalılıkla çalışmalarını sürdüreceklerini, eser bırakmak için yola çıktıklarını dile getiren Şahin, öğretmenlere hitaben, ''Bunun için size ihtiyacımız var. Sizlerin inanmadığı, yanımızda olmadığı hiçbir şeyi başaramayız. Sizler bizim en büyük ortağımız, en büyük paydaşımız, en büyük gönül dostumuzsunuz'' ifadesini kullandı.
TESED Başkanı Savaş Yücel de hayata geçirdikleri projelerle çok sayıda çocuğa ve aileye ulaştıklarını söyledi. Yurtiçinde ve dışında konferanslar, seminerler düzenlediklerini bildiren Yücel, bu yöndeki çalışmalarını devam ettireceklerini vurguladı.
Konuşmalardan sonra, ''Öğretmenler Günü Programı Anı Yarışması''nda dereceye giren öğretmenlere ödülleri verildi. Halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından program, sanatçı Zekai Tunca'nın konseriyle sona erdi.

22 Kasım 2012 Perşembe

Eğitim-Bir-Sen'den Çarpıcı Öğretmen Raporu

 Türkiye'nin ne kadar öğretmen ihtiyacı vardır?

 Neden Alan Sınavı Yapılmalı?

Eğitimciler Birliği Sendikası'nın düzenlediği raporda Türkiye'nin öğretmen açığının 285 bini bulduğu öğrenildi. Ayrıca düzenlenen raporda öğretmen ihtiyaçları, sorunları ve yapılması gerekenler gibi bilgiler de içeriliyor.
Memur-Sen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde 'Türkiye ve Dünyada Öğretmenlik' başlıklı raporunu açıkladı. Rapora göre OECD ortalaması baz alındığında Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı 285 bini buluyor.
Eğitim-Bir-Sen'in raporuna göre, öğretmenler alan sınavının yapılmasını, öğretmen istihdamında ilave ödemelerle adaletin sağlanmasını, çalışma hayatında kadın-kadın eşitliğinin sağlanması için başörtüsü yasağına son verilmesini istiyor. Araştırmada, maaşları çok düştüğü için öğretmenlerin emekli olmak istemediği de ortaya çıktı.

ÖĞRETMENLER, KENDİLERİNİ ÖZNE DEĞİL NESNE OLARAK GÖRÜYOR
Raporda yer alan başlıklar ise şöyle: "Birçok ülke gibi Türkiye’de de öğretmenlerin ciddi anlamda demoralize oldukları, umutsuzluğa kapıldıkları ve cesaretlerinin kırıldığı görülmektedir. Bu nedenle, öğretmenlerin motivasyonu gittikçe kırılganlaşmakta ve azalmaktadır. Öğretmenler, kendilerini eğitim reformu çalışmalarının öznesi değil nesnesi olarak görmektedir. Bu durum değişmeli, eğitim sistemindeki sorun alanları ve muhtemel reformlar, öğretmenlerin rehberliğinde belirlenmelidir. Öğretmenlerden daha az zamanda daha çok iş yapmaları beklenmektedir. Eğitim reformları dolayısıyla, öğretmenler ders dışında daha çok süre çalışmak zorunda kalmaktadır."

OECD ORTALAMASI BAZ ALINDIĞINDA TÜRKİYE’NİN ÖĞRETMEN İHTİYACI 285 BİN
"Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından OECD ortalamaları esas alınırsa, Türkiye’nin bu ortalamaları yakalaması için, ilköğretim düzeyinde yaklaşık 175 bin, ortaöğretim düzeyinde ise yaklaşık 110 bin olmak üzere toplam 285 bin yeni öğretmen istihdam etmesi gerekir. Türkiye’de zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılması ile birlikte, 2012 yılından itibaren ortaöğretimdeki toplam öğrenci sayısının ve dolayısıyla da öğretmen ihtiyacının artması beklenmektedir. Bu ihtiyacın dikkate alınarak Şubat’ta ve Ağustos’ta en az 100 bin öğretmen atanmalıdır."

ALAN SINAVI YAPILMALI
"Birçok ülkede öğretmenler atanırken ya da öğretmenlik lisansı alırken alan bilgisi sınavına girmektedir; Türkiye’de ise böyle bir sınav bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalar, öğretmen adaylarının kendi alanlarında sınav yapılmasına olumlu baktıklarını ortaya koymuştur. Bu çerçevede, öğretmenliğe atanmaya esas sınavda alan bilgisi de ölçülmelidir."

ÖĞRETMEN İSTİHDAMINDA İLAVE ÖDEMELERLE BÖLGELER ARASI ADALET SAĞLANMALI
"Türkiye’deki kalkınma farklarından dolayı, doğudan batıya doğru ve kırsaldan kente doğru bir hareketlilik yaşanmaktadır. Öğretmenlerin bölgeler arası ve kent-kırsal arasındaki dengesiz dağılımını gidermeye yönelik düzenlemeler yapılmalı, öğretmenlerin öğretmen istihdamında zorluk çekilen hizmet alanlarını tercih etmesi ve orada uzun süre kalmaları özendirilmelidir."

ÖĞRETMENLER EMEKLİ OLMAK İSTEMİYOR
"Türkiye’de emeklilik yaşı bugün itibariyle kadın öğretmenler için 58, erkek öğretmenler için ise 60 yaştır. Türkiye’de genel olarak öğretmenler süreyi doldurdukları halde (başta ek ödeme ve ek ders ücreti kaynaklı kayıplara bağlı olarak) fiilen çalıştıkları dönemdeki aylık gelirlerin büyük oranda düşmesi ve emekli maaşının son maaşlarının yüzde 60 seviyelerine inmesi nedeniyle emekli olmayı tercih etmemektedir."

KADIN-KADIN EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASI İÇİN BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA SON VERİLMELİ
"Türkiye’de kadın öğretmen oranı, her düzeyde OECD ortalamalarının altındadır. Bunun temel nedenlerinden birisi genel olarak kadının işgücüne katılımının düşük olmasının yanında kamu sektöründe halen uygulanmakta olan başörtüsü yasağıdır. Başörtülü kadınlara uygulanan ayrımcılık nedeniyle kadınların nitelikli işgücü içerisinde yer alması, daha üniversite girişinde veya üniversitede engellenmiş ve bu barikatları aşanların ise görevlerine son verilmiştir. Temel bir insan hakkı ihlali olduğu tartışmasız olan kamuda başörtüsü ile çalışma yasağı bir an önce sonlandırılmalıdır."

EK ÖDEMELER ARTIRILMALI, MAAŞLARDA İYİLEŞTİRME YAPILMALI
"Türkiye’de öğretmen maaşları birçok OECD ülkesinin altındadır. Mesleğe yeni başlayan bir okul öncesi öğretmeninin Türkiye’de elde ettiği maaş OECD ortalamasından yüzde 17 daha düşüktür. Benzer şekilde yeni başlayan bir sınıf öğretmeninin aldığı maaş OECD ortalamasından yüzde 19 daha, bir lise öğretmeninin aldığı maaş ise OECD ortalamasından yüzde 21 daha düşüktür. 15 yıllık bir okul öncesi öğretmeni, sınıf öğretmeni ve lise öğretmeninin aldığı maaşlar aynı tecrübeye sahip öğretmenlerin OECD ortalamasından sırasıyla yüzde 32, yüzde 34 ve yüzde 38 daha düşüktür."

TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLER OECD ORTALAMASININ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR
"Öğretmenin iş yükü yalnızca öğretim saatine bakılarak değerlendirilmemelidir. Öğretmenlerin okulda bulunması gereken saat esas alındığında, Türkiye’de öğretmenlerin çalışma saati bin 800 saat civarındadır ve OECD ortalamasının (bin 678 saat) üzerindedir."

21 Kasım 2012 Çarşamba

Öğretmen Ne İş Yapar?

Öğretmen, anne-babamızdan sonra hayatımıza en çok tesir eden insandır. Daha doğrusu çocukluk yıllarımızdan itibaren hayatımızı şekillendiren kudsî bir üstaddır.

İlk öğretmenimizi unutmayız çoğumuz. Ya da bize en çok tesir edenini. Bu yüzden anne-babamızın dediklerinden daha ziyade ciddiye almışızdır öğretmenin dediklerini. Öğretmenlerimiz bu meselenin kudsiyetinin ve nezd-i ilâhîde ifade ettiği mananın idrakindeler mi; onu bilemiyorum ama bildiğim bir şey var, o da öğretmenliğin bir peygamber mesleği olduğu...

Hem eski bir öğretmen, hem de bir öğrenci velisi olarak, yeni eğitim-öğretim yılı münasebetiyle öğretmenlik ve öğretmenlerle alakalı bir kısım hususları hatırlatmakta fayda var diye düşündüm. Her meselede olduğu gibi öğretmenlikte de ciddi bir iş ahlakına sahip olmak ve disiplinli hareket etmek gerekir. Fakat istenen seviyede kâmil bir öğretmenlik için sadece bu vasıflar yeterli değildir.

İyi bir öğretmen, birbirinin rağmına gelişebilecek, birbirine zıt gibi görünen sevgi ve disiplin, şefkat ve ciddiyet gibi vasıfları, aynı anda, tam bir denge içinde kendinde bulundurabilmelidir. Bu açıdan, şuur, ciddiyet ve disiplinin yanı başında, alabildiğine bir sevgi ve şefkate de sahip olmalıdır. Yani bir taraftan konumunun gerektirdiği vakar ve ciddiyeti muhafaza etmeli, o vakar ve ciddiyete halel getirecek ölçüde öğrencileriyle laubali olmamalı, diğer taraftan tam bir şefkat meleği gibi her türlü dert ve sıkıntılarında onların yanında olmalı ve üzerlerine tir tir titremeli. Meselâ, onlardan bir tanesinin yüzünün ekşidiğini fark ettiğinde, bir anne ve babadan daha ziyade bir şefkatle hemen yanına koşmalı; bir problemi veya bir sıkıntısı bulunup bulunmadığını anlayıp öğrenmeye çalışmalıdır. Bunu da sadece bir defaya mahsus değil, her türlü dert ve sıkıntıda ortaya konulması gereken bir vazife ve tavır olarak bilmelidir.

Ciddiyet ve disiplin adına kendisine emanet edilen küçücük yürekleri, iz bırakacak şekilde incitmek, azarlamak, çocuğu psikolojik ve pedagojik açıdan en çok ihtiyaç duyduğu teneffüse çıkarmamak gibi insani ve ahlaki olmayan cezalar uygulamak bizim öğretmenlerimize yakışan davranışlar değildir. Sert olmakla kararlı olmak arasındaki farkı en çok öğretmenlerimiz bilmelidir. Bir hususu öğrencilere sert bir ses tonuyla ifade etmek o konudaki ciddiyetimizi ortaya koymaya yetmez. "Allah ahlakıyla ahlaklanmak" bütün

Müslümanların olduğu gibi, genç beyinlerin, tertemiz yüreklerin sürekli muhatabı konumundaki öğretmenlerin öncelikli vazifesidir. Rahmeti gazabın önünde tutmak, hataların telafisi için mühlet tanımak, her şeye rağmen öğrencilerine sevgisini ve şefkatini hissettirmek bu vazifenin gereğidir. Aksi halde, dediğim dedik tavırlar içinde bulunmak, uyarı ve ikazlara kulak asmamak esiri olunmuş bir egonun, baş edilemeyen bir nefsanîliğin, kibrin ve gururun ifadesi olsa gerektir.

Okumaya, yazmaya yeni başlamış bir masumu, istenilen seviyede yapamasa bile ödevlerinde sürekli teşvik etmek, beğenilerini ortaya koyarak onu motive etmek, aşkını, şevkini, iştiyakını kırmamak gerekir. Her gün Rabb'e karşı yüzlerce hata yapan biz yetişkin kullar, her hatamızın ikazını anında alsaydık herhalde yaşamaya mecalimiz kalmazdı. Başta öğrencilerimiz olmak üzere bütün insanlara muamelemizde Rahman'ın bize olan muamelesini esas almak O'na olan vefamızın gereğidir.

Her öğrenci, öğretmene Allah'ın emanetidir. Öğretmen, vazifesini bu sorumluluk bilinciyle sürdürmelidir. O emaneti, aldığı temizlikte, saflıkta devredememek, onun akıl ve yürek dağarcığına güzellikleri dolduramamak bir öğretmen için en büyük talihsizliktir. Elbette bir öğretmen, öğrencilerine karşı mesafe ayarlaması yapmalı, vakar ve ciddiyetine halel getirebilecek laubaliliklerden uzak durmalıdır. Fakat bunu yaparken onların incinmemesi için kılı kırk yararcasına bir hassasiyet ve incelik içinde bulunmalıdır. Onların her türlü dert ve sıkıntıları karşısında bir sıyanet meleği gibi hemen yanlarında belirivermeli ve kol kanat germelidir. Bakışları buğulanmış, yüreğinin burukluğu yüzüne yansımış bir talebesini gördüğünde kâkül-ü gülberlerini okşamalı ve sıkıntısını paylaşmasını sağlayacak bir samimiyet ve sıcaklık ortaya koymalıdır. Öyle ki, çocuk, anne-babasına bile açamayacağı dert ve sıkıntılarını çok rahatlıkla öğretmenine açmalı, onu sırdaş ve dert ortağı edinmelidir.
İşte bir öğretmen bu iki meseleyi at başı götürebiliyorsa o ölçüde başarılı demektir. Yoksa mesele sadece onun ciddiyet ve sertliğine bağlı kalırsa, o ciddiyet muhataplarca huşunet şeklinde algılanır, iyi niyetle de olsa yapılanlar farklı yorumlanır ve o öğretmen kredi kaybına uğrayarak sözü dinlenmez bir insan konumuna düşer.

Ayrıca, insan bu dengeyi koruyamayıp yanlış yaptığı durumlarda da yanlışında ısrarcı olmamalı ve hemen o yanlışı telafi yoluna gitmelidir. Diyelim ki bir öğretmen, yaptığı hatadan dolayı bir öğrencisini haşladı, mücerred bir ikazla uyarması mümkün iken, sert bir üslupla kalbini kırdı. İşte böyle bir durum karşısında, ilk fırsatta, onu hemen bir kenara çekip çok rahatlıkla cüzdanının ağzını açmalı, ikramda bulunmak veya harçlık vermek suretiyle gönlünü almaya çalışmalı ve "Hakkını helal et bana. Eğer hakkını helal etmezsen bırakmam, bırakamam seni!" diyebilmelidir. Böylece, yapılan yanlış hemen telafi edilirse, o kırılmış kalb de yeniden sarıp sarmalanır ve irtibat yenilenmiş olur.
Evet, bizim mesleğimizin çok önemli bir esası şefkattir. Disiplinin yanında şefkat, iş ahlakının yanında şefkat, nizamî yaşamanın yanında şefkat.. Şefkat, şefkat, şefkat... Vesselâm...

Süleyman Sargın-Zaman

Öğretmenlerin 24 Kasım ikramiye umudu


Öğretmenler, 18. Milli Eğitim Şurası'nda, kabul edilen, tüm öğretmenlere her 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde bir maaş tutarında ikramiye verilmesi kararının uygulanmasını bekliyor.

ERDOĞAN'A MEKTUP YAZDILAR

Konu ile ilgili açıklama yapan Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, kamuda 'eşit işe eşit ücret' uygulamasını gerçekleştirmek için çıkarılan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de öğretmenlerin unutulduğunu ve kamuda en düşük ücret alan kesim haline geldiğini öne sürerek, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bu yöndeki haklı ve makul talebimizi içeren mektubumuzu gönderdik. Sayın Başbakan'dan 24 Kasım'da öğretmenlerimiz için her an bir müjde bekliyoruz." dedi.

KULİS ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Sendikanın yönetim kurulu toplantısında 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutlama kararı aldıklarını söyleyen Avcı, 24 Kasım'da öğretmenler ve eğitim çalışanlarını mutlu edecek bir açıklama için kulis ve diplomasi içerikli çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Konuyla ilgili bir mektupta Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e gönderdiklerini ve gelişmelerden oldukça ümitvar olduklarını söyleyen Avcı, "Moral, öz güven ve motivasyonu yüksek bir eğitim ordusu ancak 2023 vizyonuna uygun bilimsel, nitelikli ve verimli bir eğitim hizmeti verebilir. Fatih projesi ve 4+4+4 eğitim modeli başta olmak gerçekleştirilen reformların sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için, eğitimcilerin ekonomik, demokratik, mesleki ve özlük haklarının geliştirilmesi gerekiyor. 24 Kasım müjdesi olarak, öğretmenlerin ek göstergelerinin 3 bin 600'e yükseltilmesi yahut ek ödemelerin tüm eğitim çalışanlarının yararlanabileceği şekilde ücretlere ve emekli maaşlarına da yansıtılması şeklinde bir düzenlemenin de mümkün olabileceğini düşünüyoruz." dedi.
 

CHP'Lİ VEKİL TEKLİF VERDİ

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, öğretmenlere, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde bir aylık maaş tutarı kadar ikramiye ödenmesi için kanun teklifi verdi.

Doğu'da görev yapan Öğretmenin isteği sunucuyu ağlattı


Fox Tv ekranlarında yayınlanan ve Fatih Portakal'ın sunduğu Çalar Saat programına Kuzey Irak sınırında bir ilkokulda görev yapan öğretmenin mektubu damgasını vurdu. Mektup, program sunucusu Portakal'ı ağlattı. Ekranların başarılı sabah haber programı kuşaklarından Çalar Saat'te Fatih Portakal, "Doğu ve Güneydoğu'da görev yapan öğretmenler ne ister"
sorusunu izleyicilerine yöneltti..

DOĞU'DAKİ ÖĞRETMEN NE İSTER?

O bölgelerde görev yapan öğretmenlerin mesajlarında kimileri
daha fazla para, kimileri daha fazla güvenlik, kimileri ise daha iyi bir okul
istediklerini belirtiyordu.

 KADIN ÖĞRETMENİN İSTEĞİ PORTAKAL'I AĞLATTI

Şırnak'ın Kuzey Irak sınırındaki bir köyde öğretmenlik yapan
bir öğretmen ise 'Ben bir teleskop istiyorum' mesajını gönderdi. Öğretmenin neden bir teleskop istediğine dair ayrıntılı satırları program sunucusu Fatih Portakal'ı ağlattı.
Canlı yayında ağlayan Portakal, o anlarda habere pas atarak gözyaşlarını gizlemeye çalıştı.


16 Kasım 2012 Cuma

Şubat ayında Öğretmen Atamaları Yapılcak mı?

Şubat ayında atama bekleyen öğretmen adayları, çalışmalarına devam ediyor.
Netten aldığımız bilgilere göre; Şubatçılar adı altında toplanan öğretmen adayları, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ile bir görüşme yaptılar. Görüşmeden önemli bilgiler elde ettiler.
 
İddiaya göre görüşme sırasında Ahmet Gündoğdu 2013 Ağustos ayında 60 bin öğretmen alımı yapılacağını söyledi. Fakat bu kadronun bir kısmının Şubat ayına kaydırılması ihtimali de mevcut. Şubatçılar’ın talebi ise 22 bin kadro.
 
Bana göre gelen bilgiler son derece güzel. Her iki ihtimalde de 2013 yılında 60 bin öğretmen alımı yapılmış olacak. Bu kadronun Şubat ve Ağustos aylarına dağılımı ise Bakanlığın takdirine kalmış durumda.
Süreci takip edip gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.
 
günlüktürkiye

12 Kasım 2012 Pazartesi

Öğretmenlere Atama Müjdesi!

Toplam 23 bin sınıf öğretmeni farklı alanı tercih etti. Ancak bu sefer de sınıf öğretmeni açığı doğdu. Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer'e göre sınıf öğretmeni açığı 7 binin üzerinde. Özer, şubat ayında yeni atama yapılmasını istedi.


Bu yıl uygulamaya başlanan 4+4+4 sistemi nedeniyle norm fazlası olan sınıf öğretmenlerine yan alana geçme hakkı tanındı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 4+4+4 eğitim sisteminin doğurduğu sınıf öğretmeni fazlalığını alan değişikliğiyle eritme yoluna gitti. Bu doğrultuda 23 bin sınıf öğretmen alan değiştirdi. Yan dalı olan öğretmenler ilgili branşlara, olmayanlar ise zihinsel engelliler öğretmeni ya da teknoloji ve tasarım öğretmenliğine yönlendirildi. Norm fazlası öğretmen sorunu bu şekilde giderilmiş oldu. Ancak sorun tam anlamıyla çözülemedi. Alan değiştiren öğretmen sayısı fazlalığı yeni bir sınıf öğretmeni açığı doğurdu.

SAYI 7 BİNİN ÜZERİNDE

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer'e göre sayı 7 binin üzerinde. 23 bin öğretmenin alan değiştirmesiyle norm fazlası sınıf öğretmeni sorunun kalmadığını ifade eden Özer, "Ancak özellikle il merkezlerinde belli bir sınıf öğretmeni açığı doğdu. Ankara'nın Mamak ilçesinde bile açık var. 7 binin üzerinde sınıf öğretmeni açığı olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Özer bu açığın kapatılması gerektiğine işaret ederek şunları söyledi: "Bunu ya ücretli öğretmenlerle ya da yeni öğretmen ataması yaparak çözebiliriz. Bizce ücretliyle doldurup işi şansa bırakmaktansa arkadaşları kadrolu olarak atayıp sınıfları da rahatlatmak daha doğru olur. Çünkü ücretli öğretmenler ikinci dönemde KPSS'ye çalışacağız deyip okuldan ayrılıyorlar. Bu sefer öğrenciler, okul, veliler yani herkes zarar görüyor. Bu nedenle açığın kapatılması için şubat ayında öğretmen atamasının yapılması gerekir. Nitekim bu noktada Sayın Başbakan'ın 120 bin öğretmen ihtiyacımız var açıklaması yapmıştı. Diğer branşlar da göz önünde bulundurularak bir öğretmen alımının yapılması doğru olur."

MALİYE 22 BİN KADRO VERDİ

Maliye Bakanlığı, MEB'e 22 bin kişilik kadro devrettiğini hatırlatan Özer, "Ayrıca 2013 yılında verilecek olan bütçenin bir kısmını yeni kadrolar için Şubat ayında kullanabilir. Bu şekilde hem öğretmen arkadaşların sorunu çözülmüş olur hem Bakanlık ihtiyacı giderilir. Aksi halde bu iş ücretli öğretmenle yapılır ki bunu önermiyoruz. Şu an 30 bine yakın ücretli öğretmen var ve sorunu çözmüyor, istenilen verim alınamıyor" ifadelerini kullandı.

BAKAN 'ATAMA YOK' DEMİŞTİ

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 2013 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Şubat ayında öğretmen ataması yapılmayacağını açıklamıştı. Bakan'ın bu açıklamasına da değinen Özer, "Daha önce Şubat'ta atama yapmayacağız deyip sonradan yapıldığı dönemler oldu. O nedenle bu yıl da atama yapılacağını düşünüyoruz. Böylece atanamayan öğretmenlere yeni bir umut doğmuş oldu" diye konuştu.

Bugün

11 Kasım 2012 Pazar

Fen ve Anadolu Lislerine Öğretmen Atamaları Değerlendirmesi


Milli Eğitim Bakanlığı, 07/11/2012 tarih ve 153122 sayılı yazı ile Fen ve Anadolu liselerine öğretmen atama ve yer değiştirmelerine ilişkin yazı yayınlanmıştır. Söz konusu yazıda, 19/9/2009 tarihli ve 27354 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik dayanak gösterilmesine karşın söz konusu yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılan ‘Yönetmelik’ başlıklı 26. maddesinde, 19/9/2009 tarihli ve 27354 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik’in yürürlükten kaldırıldığı belirtilmesine rağmen, Anadolu liselerine öğretmen ataması yapılması öngörülmüştür.Yani bu durum dikkate alındığında, bu yazıya dayalı sadece fen ve sosyal bilimler liselerine öğretmen ataması yapılması gerekmektedir. Dolayısı ile öncelikle yönetmelik değişikliği gerekirken bu süreç baştan beri yanlış yönetilmiştir.

2005/73 sayılı genelge ile Anadolu Liselerine yapılan atamalar ve sonrasında Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen’in açtıkları davaların iptal ile sonuçlanması üzerine binlerce öğretmen mağdur olmuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı genel liseleri Anadolu liselerine dönüştürme uygulaması ve 2005-2006 eğitim-öğretim yılından itibaren başlatmıştır. Önce 03/12/2008 tarihli ve 12397 sayılı onay ve daha sonra 06/05/2010 tarihinde 2010/30 sayılı genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmesi konulu genelgeye göre, genel liselerin Anadolu liselerine kademeli bir şekilde dönüştürüleceği ve Anadolu liselerine dönüştürme uygulamasının 2013’te tamamlanacağı yönündeki açıklamaları olmuştu.
Dönüştürme süreciyle birlikte genel liselerden Anadolu liselerine dönüştürülen okulların öğretmenleri Anadolu statüsünde olmadıkları için mağdur edilerek başka okullara zorunlu olarak atanmaktaydılar. Dönüştürülen okulların öğretmenlerinin mağdur edilmemesi için Kurum İdari Kurulu Nisan 2010 çalışma raporunda, “Anadolu liselerine dönüştürülen eğitim kurumları öğretmenlerinin dönüştürülme ile birlikte normlarının dönüştürülen eğitim kurumu ile ilişkilendirilmesi” talebinde bulunmuş, dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tarafından dönüştürülen okulların norm kadrolarıyla mevcut öğretmenlerin ilişkilendirilmelerini sağlamıştık. Ancak Eğitim Sen konuyu yargıya taşımış ve ilişkilendirilen normları iptal etmişti. Milli Eğitim Bakanlığı mahkeme kararını uygulayarak önce ilişkilendirilen normları iptal etmiş bununla yetinmeyerek yeni bir sınav açma kararı almıştı. Eğitim Bir Sen olarak Bakanlığın yeni sınav açmaması için uyarılarda bulunmuş, ama bakanlık yanlışında ısrar ederek sınav açmıştı.
Diğer yandan 2009 yılında açılan sınavda başarılı olan ve Bakanlığın önce genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürüleceği açıklamaları ve ardından da Anadolu liselerine öğretmen atamalarını düzenleyen yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması sonucu Anadolu liselerine başvuru hakkı tanınmamış olan öğretmenler il içi ve iller arası yer değiştirmelerde de Anadolu liselerine atanamamışlardır. Bu öğretmenlere söz konusu genelge kapsamında da başvuru hakkı tanınmayarak yeniden mağduriyetlerine neden olunmuştur.
Ayrıca, sınav ile öğretmenin yeterliliğinin ölçülmesinin de yeterli olup olmadığı, hizmet puanı ile bir genel liseye atanmış öğretmenin sınava girmedi veya sınavda yeterli puan almadı diye yerinden olmasının doğru olmayacağını ve büyük bir mağduriyete maruz kalacağını daha önce de belirtmiştik. Örneğin, bir beden eğitimi öğretmeni veya onun yetiştirdiği bir öğrenci uluslararası yarışmalarda dereceye girmiş ise başarılı olarak değerlendirilmesi gerekirken, bu öğretmenimizin Sadabat Paktının nerede imzalandığını bilip/bilmemesi Anadolu liselerine beden eğitimi öğretmeni seçme ölçütü olarak görülmesi öğretmenler arasında tartışma konusudur.
Milli Eğitim Bakanlığı, 07/11/2012 tarih ve 153122 sayılı yazı ile Fen ve Anadolu liselerine öğretmen atama ve yer değiştirmelerine ilişkin yazıyı incelediğimizde ise şu hususlar öne çıkmaktadır:
-Daha önce ilgili mevzuatına göre atanarak belirli bir süre görev yaptıktan sonra ayrılanlar yeniden atama kapsamında başvurabilecekleri gibi, yeniden atama kapsamında başvurmalarına rağmen tercihlerine yerleşemeyenlerin 10 Mart 2012 tarihinde yapılan seçme sınavında 60 ve üzeri puan alanlarla birlikte ilk atama kapsamında başvurmaları mümkün bulunmaktadır.

-Aylıksız izinli olarak Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ya da diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevli olan veya yurt dışı teşkilatlarında görevde bulunan öğretmenler, atama kararlarının kendilerine tebliğ tarihi itibarıyla aylıksız izinlerini ya da görevlendirmelerini sonlandırmaları kaydıyla başvurabileceklerdir.

-Halen Fen, Sosyal ve Anadolu liselerinde kadrolu olarak görev yapan ve daha önce güzel sanatlar ve spor liselerinde görev yapmamış olan beden eğitimi, müzik ve görsel sanatlar/resim öğretmenleri, seçme ve uygulama sınavlarında başarılı olmaları kaydıyla güzel sanatlar ve spor liselerine geçiş yapabileceklerdir.

-Uygulama sınavına katılacak öğretmenlerin başvuruları da bu kapsamda alınacak ve bunların uygulama sınavları da atamalarından önce yapılacaktır.

-Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Sen’in Danıştay’da dava açarak iptal ettiği 2005/73 sayılı Genelge kapsamında atanan öğretmenler yeniden atama kapsamında başvuruda bulunamayacaklardır.

-Soruşturma sonucu görev yeri değiştirenler 3 yıl geçmeden, daha önce görev yaptıkları eğitim kurumlarına ve ilçeye atanmak üzere başvuruda bulunamayacaklardır.

-Başvuruda bulunan öğretmenler 40 eğitim kurumunu tercih edebileceklerdir.

-Atama tarihinden sonra özür durumları hariç atama kararları iptal edilmeyecektir.
-Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler liselerinde halen müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görev yapanlar görev yaptıkları eğitim kurumlarına atanmaları halinde yöneticilik görevleri devam edecek, başka eğitim kurumlarına atananların ise yöneticilikleri sona erecektir.

-Bağımsız Anadolu liseleri ile genel liseden Anadolu lisesine dönüştürülen kurumlarda bulunan boş norm kadrolar duyurulacaktır.

Tüm itirazlarımıza rağmen sınavı yapılan ve sınav yapıldıktan sonra 8 ay atama yapmayan Bakanlığın tutumunu da doğru bulmadığımızı belirtiyoruz. Bu süreçte sınavda başarılı olan öğretmenlerimiz ve hizmet puanları ile bir okula atanmasına rağmen yerimden olurum tedirginliğini yaşayan öğretmenlerimiz için sorun olmuş. Bakanlık için ise ders olmuştur.

Bir daha böyle sorun ve sorunlu süreçlerin yaşanmaması için, Bakanlığın sendikalarla daha fazla işbirliği geliştirmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

9 Kasım 2012 Cuma

Bakan'dan Öğretmen adaylarına olumsuz haber

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, şubat ayında öğretmen ataması yapılmayacağını bildirdi.

Dinçer, Bakanlığının 2013 bütçesinin görüşmelerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
Bakan Dinçer, 2009'da tüm dünyada lise okullaşma oranının yüzde 88, 2011 yılında Türkiye'nin lise seviyesinde okullaşma oranının ise yüzde 67 olduğunu belirterek, ''Onun için 12 yıllık eğitimi zorunlu kılmak gerekiyordu'' dedi.
Türkiye'nin eğitim alanında doğru adım attığını ifade eden Dinçer, bu adımın kısa vadede 4, orta vadede 8, uzun vadede 12 yıl olmak üzere sonuçlarını alacaklarına inandığını söyledi.
Özel eğitim konusundaki sorunlara değinen Dinçer, bu durumdaki öğrencilerin eğitimine 23 yaşından sonra halk eğitim merkezlerinde devam edileceğini dile getirdi.
4 4 4 eğitim sistemiyle ikili eğitim uygulamasına yeniden dönüldüğü eleştirilerine karşılık Dinçer, ikili eğitim uygulamasının 2008-2009 eğitim öğretim döneminden bu yana düşüş gösterdiğini ifade etti. Dinçer, yeni yapılanmadan kaynaklanan 2 puanlık bir artış öngörüldüğüne dikkati çekti.
Birleştirilmiş sınıf uygulamalarının Türkiye'de hiçbir zaman kalkmadığını ve kalkmasının da gerekmediğini söyleyen Dinçer, ''Dünyanın pek çok ülkesinde bu uygulama yapılıyor. Önemli olan bütün öğrencilerimizin eğitiminin sağlanması'' diye konuştu. Dinçer, Türkiye'de şehirleşme arttıkça bu konuda daha fazla tedbirler alarak bu sayıyı azaltmayı hedeflediklerini belirtti.
Anadilde eğitim
Ana dilde eğitim konusuna ilişkin sorulara karşılık Dinçer, şunları söyledi:

''Bir toplumun farklı dine, farklı ırka mensup vatandaşları o toplum için bana göre zenginliktir ve onların kendi yaşamını idame etmeleri ve o bakımdan destek görmeleri benim için önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de Bakanlığımızda yapılan sistemle bunu da pekiştiren uygulamalara adım attık. Özellikle seçimlik derslerle ilgili olarak biz hem bir tarafıyla çocukların ilgi ve tercihlerini karşılayan dersler koyarken öbür taraftan da toplumun farklı kesimlerinin taleplerini de karşılayacak bir uygulamaya adım attık. Bu zenginliği pekiştiren bir uygulama olarak bunun kabul görmesi gerektiği kanaatindeyim. Bunu yaparken de toplumun hukuki düzenlemelerini de göz önünde bulundurduk.
Biz şu anda Türkiye'de toplumun farklı kesimlerinin taleplerini ister dini ister dil tercihleri itibariyle bakıldığında öğretmeyi esas alan bir uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Yani Türkiye'de farklı dillerin öğretildiği bir eğitim sistemini gerçekleştiriyoruz. Anayasadaki düzenlemelerden hareketle yeni bir politika uygulansa biz ana dilde eğitim gibi konularda Meclis'in takdirine uygun bir şekilde Bakanlıkta gerekli uygulamaları yaparız. Onun dışında bizim bu konuda başka bir uygulama yapma şansımızın olmadığını belirtmek isterim.''
''Bir önceki yıldan daha kötü olmayacak''
Bilişim teknolojilerine bağımlılık konusunda çocuklara farkındalığı aşılayan eğitim programları düzenlendiğini vurgulayan Dinçer, ''sağlıkta seçilmiş risk faktörleri''yle ilgili 3,3 milyon avro bütçeli 2 yıllık bir AB projesini uygulamaya koyduklarını anlattı.

Dinçer, gerek 66 aylık çocukların okula başlaması gerekse 12 yıllık eğitime başlanması nedeniyle okul sıkıntısı çekileceğine yönelik eleştirilere ilişkin olarak da geçen yıldan bugüne yaklaşık 22 bin 500 dersliği eğitime kazandırdıklarını ve yaptıkları hesaplamalara göre böyle bir sorun yaşanmayacağını ifade etti. Dinçer, ''Hiçbir hesaplamada bir önceki yıldan daha kötü bir sonuç çıkmayacak'' şeklinde konuştu.
Bakan Dinçer, geçen yıl dönem başında 64 bin 600, dönem sonunda 54 bin civarında, bu sene de 12 bin civarında ücretli öğretmen istihdam edildiğini belirterek, ''Ücretli öğretmen sorununu bu ülkede çözmek üzereyiz. Üstelik, bu yıl 21 tane farklı seçmelik ders koyduğumuz halde ücretli öğretmen sayısını bu kadar düşürmeyi başardık'' dedi.
Bugün için 120 bin öğretmen ihtiyacının bulunmadığını dile getiren Dinçer, şöyle devam etti:
''Bu 120 bin öğretmene olan ihtiyacımız şu iki varsayıma bağlı olarak söylenmiş bir ihtiyaçtır. Bir, Türkiye'de bütün dersliklerde 30 öğrenci olmak üzere bir düzenleme yapacağız. İkili eğitimden vazgeçeceğiz. Tekli eğitimle derslik başına 30 öğrencinin olduğu ve ilköğretim, ortaokul ve lisede bütün okullaşma oranı yüzde 100'e çıktığı bir durumda bugünkü öğretmene ek 120 bin öğretmene ihtiyaç var.''
Mevcut duruma göre çok ciddi oranda bir öğretmen açığı bulunmadığını bildiren Dinçer, atama yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine ''Şubat ayında veya herhangi bir ayda öğretmen ataması yapılmayacak. Bakanlık olarak, dönemler arasında öğretmenlerin yer değiştirmelerine ve atamalarına izin verilmeyecek'' ifadesini kullandı.
Dinçer, Anadolu liselerine ise bu sene Kasım 15'e kadar atama yapılacağını dile getirdi.
Artuklu Üniversitesi'nde Kürtçe Yüksek Lisans Programı'na ilişkin YÖK'ün öğretim elemanına orantılı olarak kontenjan ayrıldığını söyleyen Dinçer, ''O arkadaşlarımız da öngörülen kontenjanlarda öğretmenler yetiştirsinler benim gelecek sene bu öğretmenlere ihtiyacım var'' diye konuştu.
Dinçer, Erciş'te deprem sonrası yeniden yaptırılan ''Atatürk İlköğretim Okulu''nun adının değiştirildiği iddiaları üzerine de muhalefet milletvekillerine dönerek, ''İki bina var, birisi fiziki olarak daha büyük, kapasitesi de daha iyi. Siz olsanız Atatürk ismini hangisine verirsiniz'' diye sordu. Dinçer, iki okul arasındaki mesafenin 500 metre olduğuna dikkati çekerek fiziki şartları daha iyi olan diğer okula Atatürk adının verildiğini kaydetti.
Dinçer'in konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2013 bütçesi oylanarak, kabul edildi.

haber7

7 Kasım 2012 Çarşamba

Sistem Değişti;Hedef Atanamayan Öğretmen Sayısını Azaltmak

 Artık Öğretmen Olmak için yoğun çaba sarfetmek gerekecek...

Yeni sistemine göre, okul öncesi ve sınıf öğretmenlerini eğitim fakülteleri; branş öğretmenlerini ise fen edebiyat fakülteleri yetiştirecek.

Fen edebiyatlarda ikinci öğretimler kapatılacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafındanöğretmen yetiştirmeyle ilgili yürütülen “Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi Taslağı” tamamlandı. Taslağa son şekli verilerek yaklaşık 1 ay önce Başbakanlık’a sunuldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın onaylaması durumunda taslak Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek. Fen Edebiyat Fakülteleri Dekanlar Konseyi (FEFKON) Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nihat Öztoprak, öğretmenlik mesleğine ilişkin önemli değişiklikler içeren taslağı  açıkladı.
Prof. Dr. Öztoprak şunları söyledi: “Ortaöğretimde görev alacak alan/branş öğretmenlerini fen edebiyat fakülteleri yetiştirecek. Eğitim fakültelerinde sadece okul öncesi ve sınıf öğretmenleri olacak. Ancak fen edebiyattan mezun olan öğrencilerin pedagojik formasyonu ya eğitim fakültelerinde ya da üniversitede kurulacak ayrı bir enstitüde verilecek. Formasyon sertifikası alan öğrenciler daha sonra öğretmenlik ihtiyacına göre alan bilgisini ölçen sınava girecek.

ATANAMAYAN SAYISI AZALACAK
Sınavda başarılı olan öğrenciler öğretmen olabilecek. Ayrıca fen edebiyat fakültelerindeki ikinci öğretimler belli periyotlarda kaldırılacak. Özellikle Anadolu’daki üniversitelerde kontenjan sıkıntısı çeken fen edebiyat fakültelerinin bazı bölümleri kapatılacak. Böylece MEB’in rahatsızlık duyduğu haddinden fazla öğretmenadayı sorunu çözülmüş olacak. Yani ikinci öğretimler kaldırıldığı, eğitim fakülteleri alan öğretmeni öğrencisi almadığı ve sınav yapıldığı için atanamayan öğretmen sayısı önemli oranda azalacak.
Öztoprak eğitim süresiyle ilgili bir değişikliğin yapılmadığını ifade etti.

SINAVI GEÇEMEYEN ÖĞRETMEN OLAMAYACAK
Prof. Dr. Nihat Öztoprak, mezun öğrencilerinin yeniden alan sınavına tabi tutulmasından hiçbir rahatsızlık duymadıklarını belirterek “Olumlu bir adım. Tabii ki başarılı olanlar bu göreve atansın. Bu Türkiye’nin bilimsel çalışmalarını da etkileyecek kanısındayız. Ne kadar zeki öğrenci gelirse bu alanlarda o kadar zeki akademisyen adayları oluşur. Yani yarının fizik profesörü 200 binin içinden değil, ilk 10 binin içerisinden üniversiteye giriş yapacak.”

Formasyon tartışması tercihleri vurmuştu
Geçen yıl yaşanan fen edebiyat fakültelerinde formasyon tartışması üniversite tercihlerine yansımıştı. Çoğu üniversitedeki özellikle fen fakültelerindeki fizik kimya, biyoloji hatta matematik bölümleri boş kalmıştı. Taşradaki üniversitelerde tercih edenlerin sayısı 2′yi 3′ü geçmediği gibi puanlar yaklaşık 30-40 puan düşmüştü. Çoğu bölümler kontenjan sorunu nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.
Bugün

3 Kasım 2012 Cumartesi

KPSS Eğitim Bilimleri Sınavının Konuları

KPSS Eğitim Bilimleri Sınavında hangi konular çıkar kaç soru sorulmaktadır?

Genel Yetenek
Türkçe 50% 30 soru
Sözcük Bilgisi 5% 3 soru
Dil Bilgisi 10% 6 soru
Anlatım Özellikleri 5% 3 soru
Okuduğunu Anlama 30% 18 soru
Matematik 50% 30 soru
Sayılarla İşlem Yapma 10% 6 soru
Matematiksel İlişkilerden Yararlanma 10% 6 soru
Problem Çözme 20% 12 soru
Temel Geometri Bilgilerden Yararlanma 5% 3 soru
Tablo, Grafik Okuma ve Yorumlama 5% 3 soru
Genel Kültür
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 40% 24 soru
3. Selim'den İtibaren Türk İnkılabını Hazırlayan Etkenler 5% 3 soru
Ulusal Kurtuluş Savaşı 10% 6 soru
Atatürk İlke ve İnkılapları 15% 9 soru
Atatürk Dönemi: İç Olaylar ve Dış Politika 10% 6 soru
Türkiye Coğrafyası 30% 18 soru
Türkiye'nin Fiziki Özellikleri 5% 3 soru
Türkiye'nin Beşeri Özellikleri 5% 3 soru
Türkiye'nin Ekonomik Özellikleri 20% 12 soru
Temel Yurttaşlık Bilgisi 15% 9 soru
Hukuk Başlangıcı ve Genel Kamu Hukuku, Devletler Umumi Hukuki ve Özel Hukuki 5% 3 soru
Anayasa Hukuku 5% 3 soru
İdare Hukuku 5% 3 soru
Türk Kültür ve Medeniyetleri 10% 6 soru
Selçuklular ve Önceki Dönem 5% 3 soru
Osmanlılar Dönemi 5% 3 soru
Türkiye ve Dünya ile İlgili Genel ve Güncel Sosyoekonomik Konular 5% 3 soru
Eğitim Bilimleri
Eğitim Psikolojisi 50% 60 soru
Gelişim Psikolojisi 10% 12 soru
Öğrenme Psikolojisi 25% 30 soru
Ölçme ve Değerlendirme 15% 18 soru
Program Geliştirme ve Öğretim 35% 42 soru
Program Geliştirme 10% 12 soru
Öğretim Metotları 25% 30 soru
Rehberlik 15% 18 soru
Toplam 100% 120 soru




KaynaK:egitimekrani.com

31 Ekim 2012 Çarşamba

Öğretmenlere Performans Sistemi

2013 Yılı Programı'nda ''Eğitim Sistemi'nin Geliştirilmesi''ne yönelik temel amaç ve hedeflere göre, 2013 yılında öğretmen istihdamına ilişkin strateji ve politika belgesi hazırlanacak ve uygulanmaya başlanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı , öğretmen yetiştirme ve geliştirme sistemini, öğretmen ve öğrenci yeterliliklerini esas alan bir performans sistemini de içerecek şekilde yeniden yapılandıracak.

Öğretmen atamalarında bölgeler itibarıyla öğretmen ihtiyacının dikkate alındığı teşvik edici bir yaklaşım benimsenecek.

30 Ekim 2012 Salı

Meslekler - Sınıf Öğretmenliği

Sınıf Öğretmenliği

TANIM
Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere, okuma-yazma, temel vatandaşlık, matematik, sosyal bilimler, doğa bilimleri, sanat, spor gibi konularda eğitim veren kişidir.
GÖREVLER
Sınıf öğretmeninin öğrencilere hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışları, hangi yöntemlerle kazandıracağı, MEB tarafından onaylanan öğretim programları ve ilgili mevzuatta belirtilmiştir.
  • Sınıf öğretmeni, bu program çerçevesinde,
  • Eğitim vereceği sınıfın düzeyine uygun yıllık, aylık, haftalık ve günlük çalışma planı hazırlar,
  • Kendisine ayrılan ders saatlerinde bu planı uygulayarak öğrencilere temel vatandaşlık davranışları kazandırır.
  • Öğrencilerin başarılarını değerlendirir, başarıyı artırıcı önlemler alır,
  • Öğrencilerin gelişimlerini izler, sorunlarının çözümüne yardımcı olur,
  • Eğitim ile ilgili sorunları gelişmeleri izler, bunların öğretim programlarına yansıtılması için ilgililere önerilerde bulunur,
  • Nöbetçi olduğu günlerde, okulun düzen ve disiplinini sağlamak üzere görev yapar,
  • Öğrenci velileri ile yakın ilişki kurarak, işbirliği ile eğitimi yürütür.
KULLANILAN ALET, MALZEME VE EĞİTİM MATERYALLERİ
  • Yıllık müfredat programı, günlük çalışma planları, not defteri, yoklama defteri,
  • Ders kitapları,
  • Ders araç ve gereçleri.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
  • Sınıf öğretmeninin hem alanı ile hem de öğretmenlik mesleği ile ilgili niteliklere sahip olması gerekir.
  • Sınıf öğretmeni olmak isteyenlerin;
  • Sözel ve sayısal düşünme yeteneği gelişmiş,
  • Düşüncelerini başkalarına açık bir biçimde aktarabilen,
  • İyi bir öğrenme ortamı sağlayabilen,
  • Dikkatli, işine özen gösteren,
  • Mesleğinin sorunları ile ilgilenen ve çözüm yolları bulmaya çalışan,
  • İnsanlarla iyi iletişim kurabilen; sevecen, hoşgörülü, sabırlı,
  • Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini anlayabilen,
  • Kendini geliştirmeye istekli, coşkulu, yaratıcı kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Sınıf öğretmeni, sınıfta görev yapar. Görevini genellikle ayakta yürütür. Çalışma ortamı biraz tozlu ve gürültülüdür.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi aşağıda belirtilen üniversitelere bağlı Eğitim Fakültelerinin "Sınıf Öğretmenliği" bölümlerinde verilmektedir.
  • Abant İzzet Baysal Üni. (Bolu) Eğitim Fakültesi,
  • Adıyaman Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Adnan Menderes Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Afyon Kocatepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Ahi Evran Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Akdeniz Üni. Eğitim fakültesi,
  • Aksaray Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Amasya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,
  • Anadolu Üniversitesi Eskişehir Eğitim Fakültesi,
  • Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi,
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi,
  • Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi,
  • Başkent Üni. Eğitim fakültesi
  • Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi,
  • Celal Bayar Üni. (Manisa) Eğitim Fakültesi,
  • Cumhuriyet Üni. (Sivas) Eğitim Fakültesi,
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Çukurova Üni. (Adana) Eğitim Fakültesi,
  • Dumlupınar Üniversitesi,(Kütahya) Eğitim Fakültesi
  • Dicle Üni. (Diyarbakır) Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi,
  • Dokuz Eylül Üni. (İzmir) Buca Eğitim Fakültesi,
  • Eğe Üni. Eğitim Fakültesi
  • Erciyes Üniversitesi, (Kayseri) Eğitim Fakültesi
  • Erzincan Üniversitesi Siirt Eğitim Fakültesi,
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
  • Fırat Üniversitesi Elazığ, Eğitim Fakültesi,
  • Gazi Üni. (Ankara) Gazi Eğitim Fakültesi.
  • Gaziantep Üni. Adıyaman Eğitim Fakültesi,
  • Gaziosmanpaşa Üniversitesi,(Tokat) Eğitim Fakültesi,
  • Giresun Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
  • Hacettepe Üni. (Ankara) Eğitim Fakültesi,
  • Harran Üniversitesi Üniversitesi,(Şanlıurfa) Eğitim Fakültesi
  • İnönü Üni. (Malatya) Eğitim Fakültesi,
  • İstanbul Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Kafkas Üniversitesi,(Kars) Eğitim Fakültesi,
  • Karadeniz Teknik Üni. (Trabzon) Fatih Eğitim Fakültesi,
  • Kastamonu Üniversitesi, Rize Eğitim Fakültesi,
  • Kırıkkale Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
  • Kocaeli Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Marmara Üni.Atatürk Eğitim Fakültesi,
  • Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi
  • Mersin Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Muğla Üniversitesi (Muğla ) Eğitim Fakültesi,
  • Mustafa Kemal Üni. (Hatay) Eğitim Fakültesi,
  • Niğde Üni. Eğitim Fakültesi,
  • Ondokuz Mayıs Üni. (Samsun) Amasya Eğitim Fakültesi,
  • Pamukkale Üni. (Denizli) Eğitim Fakültesi,
  • Rize Üni . Eğitim Fakültesi
  • Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi,
  • Selçuk Üni. (Konya) Eğitim Fakültesi,
  • Siirt Eğitim Fakültesi,
  • Sinop Üni Eğitim Fakültesi,
  • Trakya Üniversitesi( Edirne) Eğitim Fakültesi
  • Uludağ Üni. (Bursa) Eğitim Fakültesi,
  • Uşak Üni Eğitim Fakültesi,
  • Yüzüncü Yıl Üni. (Van) Eğitim Fakültesi,
  • Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi.
ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI OLUNMASI GEREKEN DERSLER
  • Türkçe, matematik,
  • Coğrafya, Tarih gibi sosyal bilimlerle ilgili dersler,
  • Fen bilimleri ile ilgili dersler,
  • Psikoloji.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Mesleğin eğitimine girebilmek için;
  • Lise veya dengi okul mezunu olmak,
  • Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı 'nda (LYS) "Sınıf Öğretmenliği" lisans programı için yeterli "TM-2" puan almak.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Tercih Bildirim Formunda "Sınıf Öğretmenliği" lisans programı ile ilgili en az bir yüksek öğretim programını tercih etmek gerekmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu yükseköğretim programında öğrenim görmek isteyen adaylar liselerin Sosyal Bilimler, Edebiyat, Sosyal Bilimler ve Edebiyat, Dil ve Edebiyat ve Genel Kültür, Türkçe-Matematik, Fen, Fen, Bilimleri, Klasik Fen, Matematik ve Tabii Bilimler, Yabancı Dil alanlarından mezun iseler YGS ve LYS sonuçlarına göre ÖSYM tarafından yapılan yerleştirme işleminde diğer alanlardan mezun olanlara göre daha yüksek bir ağırlıklı puan elde etmekte ve öncelikle yerleştirilmektedirler.
Anadolu Öğretmen Lisesi ve Öğretmen Lisesi adlı ortaöğretim kurumlarının mezun olanlar ile Öğretmen Okulu ve Köy Enstitüsünden mezun olanlar ÖSYM tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını (ÖSS) kazanıp, "Sınıf Öğretmenliği" lisans programını tercih etmeleri durumunda ek puan almaları nedeniyle diğer bölümlerden mezun olanlara göre öncelikle yerleştirilmektedirler
Ancak kendi alan/kol/bölümleri dışında bir yükseköğretim programını tercih eden adayların yerleşme şansları azalmaktadır.
"Eğitim Ön lisans, İlkokul Öğretmenliği," ön lisans programını bitirenler ÖSYM Başkanlığınca yapılan Dikey Geçiş Sınavında (DGS) başarılı oldukları takdirde; "Sınıf Öğretmenliği" lisans programlarına dikey geçiş yapabilirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Mesleğin eğitim süresi 4 yıldır. 4. sınıfta (7. yarıyılda) 1 ay süreyle ilköğretim okullarında alan uygulaması ve staj yapılır. 8. Yarıyılda ise "Uygulama Semineri" vardır.
Eğitim süresince;
1. YIL: Genel Tarih, Genel Coğrafya, Temel Matematik, Yurttaşlık Bilgisi, Eğitime Giriş, Psikolojiye Giriş, Sosyolojiye Giriş, Felsefeye Giriş, Eğitim Sosyolojisi, Eğitim Felsefesi, Türk Dili, Yabancı Dil, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Resim-Müzik, Beden Eğitimi.
2. YIL: Türk Edebiyatı, Türk Tarihi, Ülkeler Coğrafyası, Temel Kimya, Genel Biyoloji, İlkokullar İçin Matematik, Gelişim Psikolojisi, Öğrenme Psikolojisi, İstatistik, Araştırma Teknikleri, Yabancı Dil, Müzik, Resim İş ve Yazı, Beden Eğitimi ve Oyun.
3. YIL: Okuma ve Yazma Öğretimi, Türkçe Öğretimi, Matematik Öğretimi, İlkokullar İçin Sosyal Bilgiler, İlkokullar İçin Fen ve Tabiat Bilgisi, Ölçme ve Değerlendirme, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Din Kültürü ve Ahlak, Sağlık Bilgisi ve İlkyardım, Resim İş ve Yazı Öğretimi, Müzik Öğretimi, Beden Eğitimi ve Oyun Öğretimi, İlkokullarda Gözlem, Yabancı Dil.
4. YIL: Fen ve Tabiat Bilgisi Öğretimi, Hayat ve Sosyal Bilgisi Öğretimi, Eğitim Teknolojisi, Rehberlik ve Ruh Sağlığı, Bilgisayar Kullanma ve Öğretimi, Halk Eğitimi, İlköğretimde Program ve Geliştirilmesi, Okul Yönetimi ve denetimi, Özel Eğitime Giriş, Çocuk Edebiyatı, Türk Kültürü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Yabancı Dil, Yan Alan, Staj Çalışmaları ve Uygulama Semineri dersleri verilmektedir.
EĞİTİM SONUNDA ALINAN BELGE-DİPLOMA VE UNVAN
Meslek eğitimini tamamlayanlara alanı belirten "Lisans Diploması" ve ''Sınıf Öğretmeni" unvanı verilir.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Meslek eğitimini tamamlayan kişiler Milli Eğitim Bakanlığınca , ilköğretim okulları, yatılı ilköğretim bölge okullarına, sınıf öğretmeni olarak atanırlar.
Öğretmenlik şu anda ülkemizde istihdamı en kolay meslek olarak nitelendirilmektedir. Sınıf öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim öğretim kurumlarında da isterlerse çalışabilirler.
Gelecekte Meslekte Görülebilecek Değişiklikler;
Öğretmenlik mesleği şimdi olduğu gibi gelecekte de aynı özveriyi, samimiyeti, sorumluluğu ve hızlı çalışma temposunu gerektirecektir. Gelecekte; kullanılan yöntem, materyal ve araçlarda değişiklikler olacağı düşünülmektedir. Görsel yayın ve kaynaklardan da her geçen gün daha çok faydalanılmaktadır.
EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
EĞİTİM SÜRESİNCE
Bu programı ilk beş tercihinde gösteren ve bu programa yerleştirilen adaylardan belli koşulları taşıyanlara MEB'ca burs sağlanır.
Öğrenciler eğitimleri süresince Kredi ve Yurtlar Kurumunca verilen öğrenime katkı(harç) öğrenci kredisinden ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının sağladığı kredi ve burs olanaklarından da yararlanabilirler.
EĞİTİM SONRASI
Eğitim sonunda "Öğretmen" olarak atananlar 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'na göre 9. derecenin 1. kademesinden aylıkla göreve başlatılırlar. Bu öğretmenler yan ödeme, ek ders ücreti gibi olanaklardan da yararlanırlar.
Her yıl okullar açılmadan önce, tüm öğretmenlere eğitim-öğretim tazminatı adı altında bir ödeme yapılmaktadır.
Özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler ise, okul yönetimi ile yaptıkları anlaşmalara göre değişik miktarlarda ücret alabilmektedirler.
MESLEKTE İLERLEME
Lisans eğitiminden sonra alanlarında mastır (yüksek lisans) ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler, yüksek öğretim kurumlarında araştırma görevlisi, doçent, profesör gibi unvanlarla öğretim üyesi olarak görev yapabilirler.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı meslek okullarında görev alanlar idarecilik yapabilmektedir (Müdür, Müdür Yardımcısı vb.).
Meslek elemanları Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan müfettişlik sınavlarında başarılı oldukları takdirde alanlarında müfettişlik yapabilirler.
Ayrıca yapılan sınavda başarılı olmaları durumunda başöğretmen ve uzman öğretmen olabilirler.
Özel bilgi ve yetenek isteyen müzik, resim-iş, beden eğitimi, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde hizmet-içi eğitim kurslarıyla yetiştirildikleri takdirde yurtiçi ve yurtdışında eğitici-öğretici olarak görev alabilirler.
BENZER MESLEKLER
Anaokulu Öğretmenliği.

2011 KPSS Öğretmenlik Soru ve Cevapları

İhtiyaç Kadarı Öğretmen Yetişecek

 Atanamayan öğretmen sayısı rakamı her geçen gün büyüyünce hükümet işe el koydu.Bundan sonra üniversitelerde artık ihtiyaç duyulduğu kadar öğretmen yetişecek…

Her yıl gerçekleştirilen 40-50 bin civarında öğretmen atamasına rağmen geçmiş yıllardan gelen öğretmen adaylarının yığılmaya sebep olmasıyla atanamayan öğretmen sayısının 300 bine dayanması hükümeti harekete geçirdi.

KÖKLÜ BİR ÇÖZÜM GELİYOR!
Buna göre aralarında Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Üniversitelerin yer aldığı kurumlar bir araya gelerek öğretmen istihdamına köklü bir çözüm getirilmesi için çalışma yapacak.

MEZUN OLANLAR DIŞARIDA KALMAYACAK

Bu kapsamda öğretmen istihdamına ilişkin strateji ve politika belgesi hazırlanacak ve 2013 yılında uygulanmaya başlanacak. Eğitim fakültelerinin kontenjanları ise eğitim sisteminin gelecekte ihtiyaç duyacağı branşlara ve öğretmen sayısına göre belirlenecek. Böylelikle mezun olan öğretmen adaylarının dışarıda kalmasının önüne geçilecek.