Blog Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2013 Perşembe

Gül Ve Avcı - Karakter Tanıtımı - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu


 Gül ve Avcı kitabını incelediğimiz turumuzun üçüncü gününde herkese merhaba! Blogumda kitap karakterlerini biraz daha yakından tanıyacağız :)

 Evelyn Rosa Drummond: Baş karakterimiz kendinden oldukça emin, tuttuğunu koparan biri :) Yaptığı bir hata sonucu hayatı tepetaklak olmasına rağmen kitap boyunca istediğinden asla vazgeçmedi. Oldukça maceraperest bir kişiliğe sahip olması da kitapta daha fazla eğlence unsurunun bulunmasını sağlamış.

 Julian Benedict Wharton: Ah! Julian ah! Julian hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki. Kitap boyunca benim dikkatimi çeken en büyük özelliği duygularını dışa vurmakta yaşadığı problemdi. Bu özelliği onun dışarıdan katı biri olarak görünmesine sebep oluyordu. Ayrıca bu özelliği yüzünden zavallı küçük oğlu ondan korkan ve babasını gördüğünde köşeye sinen bir çocuk olarak yetişmiş. Julian mavi gözler ve siyah saçlarla oldukça yakışıklı bir Dük olarak tasvir ediliyor.

 Desmond Simmons: Des Amca, kızı olmamasına rağmen Evelyn'i büyüten ve ona babalık yapan benim aklımda ise oldukça göbekli sevimli güzlü canlandırdığım bir karakter. 

Albert: Julian'ın oğlu Albert, oldukça akıllı baba sevgisini tam olarak görmediği için birazcık da haylaz bir oğlan :D

 Kitap hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak, yorumlar röportaj ve daha fazlasını okuyabilmek için takipte talın. Şimdilik hoşça kalın ;)


13 Kasım 2013 Çarşamba

Araf - YORUM - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu



 Jamie McGuire Tatlı Bela'dan sonra bizi hiç hayal kırıklığına uğratmadan harika bir kitap olan Araf ile karşımızda!  Yazarımız birbirinden oldukça farklı huylara sahip erkek karakterleri bize sevdirmeyi başarıyor. 

 Tatlı Bela'yı okuyup Travis gibi asi birini bekleyenler çok şaşıracaklar. Hayal kırıklığına uğrayacaklar demiyorum çünkü "Travis Travis !" diye bağıranların hepsi bu kitaptan sonra Jared diye deli divane olacaklar.

 Daha önce hiç meleklerle ilgili bir kitap okumamıştım. Bunun sebebi arkadaşımın elinde gördüğüm Fısıltı adlı Alacakaranlık'ın kopyalanıp melek versiyonuna dönüştürülmüş kitabı görmemdi .Haliyle bir önyargı oluştu bende. Araf'tan sonra meleklerle ilgili kitaplara bakış açık değişti :D

 Yazarımız Tatlı Bela'da gördüğümüz üzere konuyu üniversiteli bir kızın etrafında oluşturmuş. Tabi  Bu üniversiteli kızımın kendisinin bile bilmediği tehlikeli bir hayata sahip. Ne diyorsun diyenler için gidin kitabı okuyun . SPOİLER YOK :D

PUANIM:

26 Ekim 2013 Cumartesi

Yıkılan Krallıklar - YORUM - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu


 Kitabın kapağını açar açmaz bambaşka bir dünyaya sürüklendim ve kitap bitene kadar gerçek hayattan koptum. Elimden bir türlü bırakamadım. Ben nereye gittiysem Yıkılan Krallıkları da götürdüm.

 Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Harika bir hayal gücü var ve bu hayal gücünü kağıda dökmekte çok başarılı. Morgan Rhodes biz okurları götürdüğü dünyada her şey farklı ama kitabı okurken hiçbir zorluk yaşamadım. Ayrıca bu tarzda yazılan birçok kitap gibi ağır ağır da ilerlemiyor. Okurken bir sonraki sayfayı çevirip neler olacağını öğrenmek için can attım.

 Yıkılan Krallıklarda üç krallığın mücadelelerini görüyoruz. Kitap her ne kadar fantastik olsa da devletlerin arasındaki diyaloglar oldukça akla yatkın ve günümüzdeki devletlerde bile görebileceğimiz bir şekilde işlenmiş. Bu da kitaba daha çabuk adapte olmamızı sağlıyor.

   Kapak ise tek kelimeyle MÜKEMMEL! Bu kapağa kötü diyecek insanoğlu yoktur herhalde :D

 Sonuç olarak Yıkılan Krallıklar bayılarak okuduğum ve gözüm kapalı önerebileceğim bir kitap :)

PUANIM:



24 Ekim 2013 Perşembe

Yıkılan Krallıklar - ÇEKİLİŞ - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu


  Herkese merhaba! Bu turumuzda DEX'ten çıkan Yıkılan Krallıklar adlı kitabı inceleyeceğiz.

 Turumuza bu güzel kitabı kazanmak için çekilişe katılmakla başlayalım :)

a Rafflecopter giveaway

23 Ekim 2013 Çarşamba

Umutsuz - YORUM - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu


 Ülkemizde çıkmadan önce yurt dışında bolca ses getirdiği için bende kapağını görüp merak etmiştim. Bildiğiniz gibi uzun süredir arka kapak yazılarını okumuyorum. Umutsuza da arka kapak yazısını okumadan başladım. Ben fantastik bir kitap bekliyordum Neden öyle bir beklenti içine girdim bilmiyorum :D ). Ama Kitap fantastik değil.

 Beklentilerimin kat kat üstüne çıkan bir kitap olduğunu başta belirteyim. Ben kitabın sadece hoş okunabilir akıcı olmasını beklerken bir baktım Umutsuz favori kitaplarımın arasında kendine yer kapmış.

 Kitabımızın konusuna gelecek olursak Sky (başkahraman) oldukça tuhaf olan üvey annesiyle birlikte yaşamaktadır. Sky birgün markette Dean( kitabımınız taşı) ile karşılaşır ve Sky'ın bir anda tepetaklak olur. Dean ile tanışan Sky geçmişini sorgulamaya başlar.

 Yazar Sky'ın düşüncelerini, acılarını çok güzel bir biçimde kaleme almış. Bu kitabı okuyup da duygulanmayan insan evladı var mıdır bilmiyorum. Yazar size duygu seli yaşatıyor.  Hele o kitabın sonlarına doğru içim parçalandı. O kadar üzüldüm ki bir anda kendimi dünyada bu olayları yaşamış kaç kişi vardır diye düşünürken buldum.

 Gözüm kapalı tavsiye edeceğim bir kitap. Serinin ikinci kitabını sabırsızlıkla bekleyeceğim :)

PUANIM:

18 Ekim 2013 Cuma

Umutsuz - Çekiliş - Konuşan Kitaplar İle Blog Turu


 Herkese merhaba! Bu turumuzda Epsilon Yayınlarından çıkan ve yurt dışında çok ses getiren Umutsuz adlı kitabı inceleyeceğiz.

 Turumuza bu güzel kitabı kazanmak için çekilişe katılmakla başlayalım :)


a Rafflecopter giveaway





13 Ekim 2013 Pazar

Kır Çiçeği Tepesi - YORUM- Konuşan Kitaplar İle Blog Turu



 Sırlarla dolu bir hayat...Büyük aşk... Ve hayatın zorluklarına tek başına göğüs geren güçlü bir kadın...

 Gerçekten beni etkileyen bir kitap oldu. Hatta elimden bırakmayıp her yerde okumaya çalıştım. 

 Kitabın içeriği hakkında yine bir şey söylemeyeceğim. Çünkü daha yeni spoiler yemişken kitabı okumak isteyen insanlara da bunu yapmak istemiyorum.

Kır Çiçeği Tepesinde beni en çok etkileyen şey karakterlerin gerçekçiliği oldu. Ne tam anlamıyla iyi karakterler vardı ne de kötülük timsali karakterler vardı. Kötülük yapanların neden yaptığını  anlayıp onlarla empati kurabildiğim nadir kitaplardandı. Bu olay da kitaba kendimi kaptırmama sebep oldu.

Ayrıca bu kitaptan birçok ders çıkarılabileceğini düşünüyorum. Misal bu gün elimizde bulunan güce güvenmememiz gerektiği çok güze bir şekilde anlatılmıştı. Anlık bir olay hayatınızı tamamıyla değiştirebilir.  

 Kitapta hoşuma giden bir olay ise zayıf saf bir kadının annelik duygusuyla nasıl güçlü bir kadın olduğunu görüyoruz (azıcık spoiler mi oldu ne O.o). Annelik duygusu beni her zaman büyüler. Çünkü Evladın ne yaparsa yapsın her zaman onu kendinden daha önemli gören annelik duygusu kadar yüce bir duygu yoktur.

 Sonuç olarak benim çok beğendiğim zorla anneme de okutacağım harika bir kitap :)

PUANIM:




3 Ekim 2013 Perşembe

Yıkılan Krallıklar - Kapak Tanıtımı KONUŞAN KİTAPLAR




Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitika’nın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor. Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?

Yazar Tanıtımı:

Morgan Rhodes Ontario, Canada'da yaşamaktadır. Çocukken, hep bir prenses olmak istemiştir -Her iki krallığı ve presnsesi atesten kurtarmak için keskin kılıcını kaldırmyı bilen türden- nefes alan ejderhalar ve karanlık büyücüler. Bunun yerine, o bir yazar oldu, bu daha iyi gibidir ve daha az tehlikeli. Yazmakla birlikte Morgan fotoğraf, seyehat ve reality TV'den hoşlanır, ve kitapların bütün türü için henüz oldukça seçici bir obur okuyucudur. Başka bir takma adı altında, birçok paranormal romanların uluslararası çok satan yazarıdır. Yıkılan Krallıklar onun ilk yüksek fantezisidir.




29 Eylül 2013 Pazar

Her Son Bir Başlangıçtır - İnceleme VLOG Konuşan kitaplar ile Blog Turları

Herkese Merhaba!

 Heyecanlı Tuğçe dayanamadı ve tur takviminden bir gün önce videoyu yayınlamaya karar verdi :)

İyi seyirler :)





Bu güzel Kitabı kazanmak için çekilişe katılmayı unutmayın ;)

a Rafflecopter giveaway



24 Ağustos 2013 Cumartesi

Zaman Temsilcisi Olabilir misiniz ?



1) Kaç tane arkadaşın var?
a) Yüzlerce. Kevin Bacon’dan daha popüler birisiyim. 
b) Birkaç tane. Sadece birkaç tane yakın arkadaşımın olmasından hoşlanıyorum.
c) Sıfır. Kevin Bacon’u sevmeyen birisinden daha az popülerim.

2) Hangi arabayı kullanıyorsun?
a) A BMW 6 serisi. 6 silindirli 650i motora sahip.
b) Kırmızı bir tane.
c) Bir arabaya sahip değilim.

3) Şu an ki mesleğin ne?
a) Süper başarılı, gözü yükseklerde olan bir şehir işçisiyim.
b) Hayvanat bahçesinde çalışıyorum.
c) Benim bir işe sahip olmadığının gerçeğini bilebildiğin bir gerekçeden dolayı bu soruyu cevaplamayı reddediyorum.

4) Neden Zaman Temsilcisi olmayı istedin?
a) Ünlü olabilmek ve seksi Zaman Temsilcileri partilerinde diğer seksi Zaman Temsilcileri ile daha fazla seks yapabilmek için.
b) Zaman Temsilcisi ne demek?
c) Aslında bir zaman Temsilcisi olmak istemedim.

5) Zaman Temsilcisi olmak için maaş alamayacağınızı söylesek, bu sizin için ne kadar caydırıcı veya şevk kırıcı olur?
a) Hıı… Pardon?!
b) Muhtemelen şevk kırıcı
c) Hııımm, her neyse ben bu işi istemiyorum zaten.

6) Dünyanın inşasının varoluşunu yok edecek bir dünyanın sonu paradoksu tehdidi içerindeki bir durumda, ne yapardın?
a) Birisi ile sevişirdim.
b) Çalılıkların arkasına saklanırdım.
c) Belki dener ve olayı durdurmaya çalışırdım?

7) Hiç Ben Sherman tişörtüne sahip oldun mu?
a) Şu an bir tanesini giyiyorum.
b) Evet?
c) Bir ne?

 Eğer şimdiye kadar yaşamış dünyadaki en önemsiz insan olduğunu öğrenseydin, tepkin ne olurdu?
a) Bunun bir çeşit hata olduğunu söylerdim. Bildiğin üzere ofiste büyük bir anlaşma sayılıyorum.
b) Bunu sıkıntı etmem. Arkadaşlarıma ve aileme sahibime ve bu da her şeye bedel.
c) Lütfen bana bilmediğim bir şey söyle.

9) Hangi çeşit çay içersin?
a) Long Island soğuk çayı, uzun bir golf maçından sonra barda bankacı ahbaplarımla içerim.
b) Bitki çayı, kurutulmuş biberiye, geri dönüştürülmüş CD ve ince dallarla hazırlanmış bir fincanın içerisinde.
c) Bu bir çeşit çaydan daha fazlası olduğu anlamına mı geliyor?

10) Hayattan başka ne istiyorsun?
a) Ün, daha fazla seks, muhteşem bir sağlık ve daha fazla seks.
b) Sadece çevremde iyi arkadaşlarımın ve ailemin olduğu güzel bir yaşam istiyorum.
c) Hiçbir fikrim yok. Anti-protestocuların mitingde protestocu olmak konusunda ne yapacağım hakkında daha da bir kafam karışmış durumda.

Hangisi sensin?
Çoğunlukla a ise: Özür dileriz ama bu iş sana göre değil. Paternoster alanında ki Corney & Barrow’a geri dön ve bir başka martini sipariş et.
Çoğunlukla b ise: Sen iyi, hayata karşı iyi bir tutum içerisinde olan bir insana ve iyi bir ahlaki değere sahip birisine benziyorsun. Bu iş ne yazık ki sana uygun değil.
Çoğunlukla c ise: İşe alındın! Şimdi, eğer biz geleceğe gitmeni söylersek, nasıl bir tepki verirsin?




a Rafflecopter giveaway

14 Temmuz 2013 Pazar

Okumaya Başladım #10 Kaiken


 Konuşan Kitaplar İle Blog Turunun Temmuz ayında ağırlayacağı ilk kitap olan Kaiken iftardan sonra okunmaya başlanacak =) İftar öncesi hiçbir şey okuyacak halim olmuyor. Sadece film izleyip blog blog dolaşarak vakit geçirmeye çalışıyorum.

 Sizler ne okuyorsunuz ? Tavsiye eder misiniz ?

29 Haziran 2013 Cumartesi

Aşk Adında Hayat YA SONRA (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu)



 Ya Sonra

Ben her gün bir düzine kırmızı kadife keki pişirmiyor, erkek arkadaşımın sevgilisinden bir çocuğu olduğunu öğrenmiyor veya bir cinayete tanıklık etmiyordum. Sakin olmalıyım ve Miranda uyarısını temel alarak tüm menüyü yapmalıyım. Soğan, füme jambon ve biberli peynir gereklidir. Bütün malzemeleri derin bir ekmek kabuğunun içine koyun ve ağır krem şantiyi, tuzu ve karabiberi ekleyin. Dolgu esmerleşinceye kadar 400 derecelik fırında pişirin. En-iyisi-sessiz-kalın ve en-iyisi-avukat-Pita-Dippers-olun salsa sosu ile servis edin.

Coop O’Malley benim avukatım ve erkek arkadaşım. O sadece Charleston’da büyük bir firmada çalışmaya başlamıştır. İş, cumartesi öğleden sonra Palmetto Place’de tatlı çay eskalopu yemek yerine kek pişirmek için evde kalmak yüzünden ülser oldurur. Biz orada buluşup Coop’un 31. yaş gününü kutlamayı düşünüyorduk ama ben kapıdan çıkıp yola düşmüşken telefon etti.

“Merhaba Tenny” dedi. “Son dakikada iptal etmekten nefret ediyorum ama mesaiye kalmam gerektiğini söyledi.”

Ondan şüphe etmek için hiçbir neden yoktu. Coop, kurallara göre bir adamdı. Sadık, titiz ve çalışkan. Bu, biz daha çocukken, ilk yerde beni ona çekmişti. Ben doğal, soruna eğilimli bir kızım ama Coop, tedbirli ve kuralları izleyen bir adam. Onun kişisel sloganı, saatinin arkasına oyulmuştur; semper paratus, her zaman hazırlıklı. Benim sloganım, merda accidit, olur böyle şeyler! Karşıt düşünceler, öyle değil mi?

Günümün geri kalanını, The Picky Palate –tarihi bir bölgede bulunan bir café- için siparişlerimi hazırlamak için harcadım. Ben, özgür bir fırıncıyım. Benim gibi kendi kendini geliştirmiş biri için hayallerin mesleğidir, özellikle bu şehir profesyonel aşçılarla dolduğundan beri. Evde çalışıyorum ve hamur işlerimi, sattığım her şeyden komisyon aldığım ceféye taşıyorum. Kırmızı kadife kek, diğer Low Country’nin favorileri olan –karides ve irmik matinesi, Bene Wafer Trifle, Pluff Mud Pie- gibi döner cam tabakta gidiyordur. Günün sonunda ise, raflar bomboş kalıyordur.

Öğleden sonra geç saatlerde, keklerimi üstü açılabilen türkuaz hırpalanmış araba koyuyorum ve caféye sürüyorum. Tereyağlı mısır ekmeğinin kokusu beni koridorda yerle bir ediyor ve şeritlerle bağlanmış gurme jöle, limon loru ve bamya turşusu kavanozları ile dolup taşan rafların yanından geçiyorum.

Patronum ofisinden çıkıyor ve çilli kolunu belimin etrafına koyuyor. “Şef okuluna geri dönüyorum,” diyor Jan. “The Picky Palate’i satıyorum. Burayı satın almak ister misin?”


Çekilişe katılmayı unutmayın :)

27 Haziran 2013 Perşembe

Aşk Adında Hayat - YORUM (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu )


 Aşk Tadında Hayat'ı incelediğimiz blog turununun üçüncü gününde herkese merhaba ! Blogumda kitap hakkındaki düşüncelerimi okuyabileceksiniz. 

 YORUM: Gerçekten de harika bir kitaptı. Bir solukta bitirdim ama okurken sinirlerim harap oldu. Gerçekten insanın sinirlerini alt üst eden bir kitaptı. Ve kesinlikle harikaydı.

 Kitabın içeriğinde beni rahatsız eden pek birşey olmadı ama ilk defa Arkadya'nın bir kapağını beğenmedim. Aslında kapak kesinlikle güzel ama kesinlikle kitabın konusuna uymuyor. Kitabın içeriğine göre fazla sevimli.  Keşke orijinal kapağı kullansalarmış. Belki bu kapak daha çekici olabilir ama orijinal kapak kesinlikle içeriğe daha uygun. Umarım Arkadya serinin diğer kitaplarının kapaklarında orijinal kapağı kullanır. 


Aşk Adında Hayat'ın Orijinal Kapağı

 Kitap zavallı kızımız Teeny'nin, nişanlısının aslında o kadar da masum bir adam olmamasını öğrenmesiyle başlıyor. Aldatıldığını öğrenen Teeny ufak çaplı (!) bir sinir krizi geçirdi. Birkaç gün sonra Teeny'nin nişanlısı ölü olarak bulunur ve eldeki tek şüpheli Teeny'dir. Masum olduğunu kanıtlamak için Teeny'nin tek umudu ilk aşkıdır.

 Hah! Sırası gelmişken Teeny'nin ilk aşkından bahsedelim. Bir insan  bu kadar mu ikiyüzlü pislik olur ya ! Okurken çok sinir oldum.
 Okurken yer yer sinirlensem de bir çırpıda okudum. Kitabı bitirdiğimde ise Hayatımda okuduğum en berbat kitap söylenmeye başladım. Bir kitap böyle gıcık bir yerde bitirilir mi ya! Tabi sonradan seri olduğunu öğrendim ve rahatladım :D 

 Serinin ikinci kitabını büyük bir merakla bekliyorum. Beklenmeyecek gibi değil. Yazarlar okurlara işkence etmekten zevk alıyorlar. Bu kitabı okuduktan sonra bu düşüncem kesinleşti :D 

 PUANIM:




Ve Bu güzel kitabı kazanmak içi çekilişe katılmayı unutmayın :)

Katkılarından dolayı Arkadya Yayınlarına teşekkür ederiz :)

24 Mayıs 2013 Cuma

Ejderin Arzusu - YORUM ( Konuşan Kitaplar İle Blog Turu )


 Ejderin Arzusu'nu incelediğimiz blog turunun son gününde herkese merhaba ! Blogumda kitap yorumunu okuyabileceksiniz ama önceki günler neler yapılmış öğrenmek için takvimimize göz atalım :)



Yorum:Serinin ilk kitabı olan Ejderin Aşkını çok beğenmiştim.Ejderin Arzusu'nun da  güzel bir kitap olacağını bekliyordum ama birincisinden de harika olacağını beklemiyordum.

 Bu kitapta ejderha ailesinden bol kendini beğenmiş Kudretli Briec ve onun aşık olduğu kızla olan maceralarını okuyoruz. Bierc'i ilk kitapta biraz görmüştük ve ben çok güleceğimi tahmin etmiştim. İlk kitaptan farklı olarak sadece ejderha ve onun aşkı hakkındaki olayları görmüyoruz.  Bu kitapta diğer kardeşleri de bol bol görüyoruz bu kitabın daha da eğlenceli olmasını sağlıyor. 

 Her kardeş ayrı bir dünya. Bir olayda her kafadan ayrı bir ses çıkıyor ve birde üzerine ejderhaların yabaniliği eklendiğinden tadından yenmez bir kitap oluyor. 

 Kitabın sonunda kardeşlerin ortanca(ve en sapık ) olanı Gwenvael hakkında olacak 3. kitaptan kısa bir bölüm vardı. Bu beni çok heyecanlandırdı. Üçüncü kitabı okumak için sabırsızlanıyorum !

 Uzun lafın kısası bu seri favori serilerimden biri oldu bile. Üçüncü kitabını sabırsızlıkla bekleyeceğim :)

PUANIM:

Bu harika kitaba sahip olabilmek için çekilişe katılmayı unutmayın :)


a Rafflecopter giveaway

19 Mayıs 2013 Pazar

Ejderin Arzusu - YAZAR TANITIMI (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu)



New York Times ve USA Today çok satan yazarı G.A. Aiken, West Coast’da yaşıyordur ve zamanın çoğunu yazarak harcıyordur. Seksi Ejderhalar hakkında bir şeyler yazmadığı zaman, Shelly Laurenston takma ismi ile seksi kurtlar, aslanlar, kaplanlar ve diğer pençeli yırtıcılar hakkında yazıyordur. New York Times ve USA Today çok satan yazarı Shelly Laurenston ve kitapları hakkında daha fazla bilgiye www.shellylaurenston.com adresinden ulaşabilirsiniz.



G.A. Aiken Kitapları
Dragon Kin Series
#1 Dragon Actually (September, 2008) / Ejderin Aşkı (Mart, 2012)
#2 About A Dragon (December, 2008) / Ejderin Arzusu (Mayıs, 2013)
#3 What A Dragon Should Know (September, 2009)
#4 Last Dragon Standing (September, 2010)
#5 The Dragon Who Loved Me (September, 2011)
#6 Who To Drive A Dragon Crazy (September, 2012)


Supernatural (September, 2012)


Shelly Laurenston Kitapları
Dragon Kin Series
#2 The Distressing Damsel (May, 2006)

Magnus Pack Series
#1 Pack Challenge (July, 2006)
#2 Go Fetch (February, 2009)
#3 Here Kitty, Kitty (July, 2007)
#Novella, When He Was Bad (June, 2008)

Sun, Sand, Sex (June, 2007/ebook – May, 2013/paperback)


Pride Series
#1 The Mane Event (October, 2007)
#2 The Beast In Him (April, 2008)
#3 The Mane Attraction (November, 2008)
#4 The Mane Squeeze (November, 2009)
#5 Beast Behaving Badly (June, 2010)
#6 Big Bad Beast (May, 2011)
#7 Bear Meets Girl (March, 2012)
#8 Wolf With Benefits (April, 2013)

Everlasting Bad Boys (September, 2008)

Belong To The Night (September, 2009)

The Gathering Series
#1 Hunting Season (August, 2010)

How For It (September, 2012)

Bu Harika Kitabı Kazanmak İçin Çekilişimize Katılmayı Unutmayın :)

12 Mayıs 2013 Pazar

Neredesin Bernadette? -YORUM (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu)


Neredesin Bernadette? adlı kitabı incelediğimiz incelediğimiz blog turunun dördüncü gününde herkese merhaba :) Bugün blogumda kitap yorumunu okuyacaksınız ama isterseniz önce ilk üç gün neler yapılmış  ve neler yapılacak öğrenmek için tur takvimimize göz atalım:)


Yorum: Daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyordu. Anlatım tarzıyla, konusuyla karakterleriyle beni büyüleyen bir kitap oldu. Okurken hüzünlendim, gülümsedim , yer yer sinir krizleri geçirdim. Elimden bir türlü bırakamadım. 

Kitaptaki karakterlerin çoğu sinir bozucuydu. Hele o Elgie!! O güzel anne ve kızın olduğu ailede çıban gibiydi resmen. 

 Kitap anlayacağınız üzere Bernadette'in kaybolmasını anlatıyor. Okurken Bernadette ile ilgili binlerce senaryo ürettim. Okurken heyecana kapılıp kafanızda kurcalamamanız imkansız zaten.

 Beni tek rahatsız eden şey sonunun yarım bırakılmış hissi vermesiydi. Keşke yazar her şeyi açığa kavuşturup bitirseymiş. Aklımda cevaplanmayan birkaç soru kaldı ve bu rahatsız etti. Yine de kitabın geneline baktığımızda bu o kadar da rahatsız edici değildi. Özellikle anne sevgisiyle ilgili bir kitap okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim sürükleyici ve ve eğlenceli bir kitap.

PUANIM:


Çekilişe katılmak için:
a Rafflecopter giveaway

9 Mayıs 2013 Perşembe

Fırsatcı Ve Yazar Hakkında Bilinmeyenler (konuşan Kitaplar İle Blog Günleri)


Herkese Merhaba! Tarryn Fisher’a kendisi ve kitabı Fırsatçı ile ilgili daha önce paylaşmadığı 10 gerçeği sorduk, bakın cevapları...


Benim hakkımdaki rastgele 10 gerçek...

1. Daireler kümesi gördüğüm zaman, kusmak istiyorum.
2. Bir mağazaya girdiğimde, mutlaka alışveriş yapmam gerekir. Aldığım sadece tuvalet kağıdı bile olsa.
3. Evcil bir lama istiyorum.
4. Bir babaanne gibi araba kullanıyorum.
5. Gökyüzü dalışına bayılıyorum.
6. Dik bir yamaç görürsem, her zaman aşağı yuvarlanırım.
7. Dondurmamın üzerine süt dökerim.
8. Spor ayakkabım yok.
9. Doğum yapmayı seviyorum.
10. Bahçe cüceleri biriktiriyorum.


Fırsatçı hakkında rastgele 10 gerçek...

1. Aslında adı “Vivre” olacaktı; Fransızca “hayatı dolu dolu yaşamak” anlamına geliyor.
2. Jaxson’s Dondurmacısı gerçekten var.
3. Cammie’yi en yakın lise arkadaşım, Danielle’den yola çıkarak oluşturdum.
4. İlk yazdığım versiyonda Caleb ve Olivia hiç sevişmiyorlardı.
5. Caleb, benim İncil’deki en sevdiğim karakter.
6. Kitapta gerçek Caleb’a gönderilmiş bir sürü ipucu var.
7. Evet, gerçekten bir Caleb var.
8. Eskiden yazarken, ocağın üzerinde bir tencerede su kaynatırdım, çünkü kaynayan suyun çıkardığı sesi seviyorum.
9. Fırsatçı’yı ilk olarak, kendi websitemde bölüm bölüm yayımladım.
10. Aslında hikayeye devam etmeyi hiç düşünmemiştim, ta ki; hayranlarım devam etmem için yalvarana kadar.

18 Nisan 2013 Perşembe

Gölgelerin Yolu - YORUM ( Konuşan kitaplar ile Blog Turu)




Gölgelerin Yolu'nu incelediğimiz blog turunun dördüncü gününde herkese merhaba :) Bugün blogumda kitap yorumunu okuyacaksınız ama isterseniz önce ilk üç gün neler yapılmış  ve neler yapılacak bir göz atalım:)




YORUM:Anlatmaya nereden başlasam acaba ? En iyisi kapaktan girişi yapayım =D Artemis'in kapaklarını beğenmediğimi artık cümle alem biliyor. Gölgelerin Yolu'nun kapağını diğer Artemis kitaplarının kapaklarından daha çok sevdim. Çünkü Diğer kitaplarında olduğu gibi kapak neon neon parlamıyordu. Çok hoşuma gitti. Umarım Artemis çıkaracağı diğer kitaplarda da böyle yapmaya devam eder. Kapakta beni rahatsız eden tek şey kapak görseli oldu. Daha iyi bir görsel bulunabilirdi sanırım. 

 Küçük puntolu olduğunu gördüğümde içimi bir korku kapladı. Çünkü rahatsız bir göze sahip olduğum için okurken problem yaşayacağımı düşündüm. Başlarda da biraz zorlandım. Ne zaman kitabın konusunu kavrayıp adapte oldum. İşte o zaman punto falan benim için hikaye oldu. 

Kitabın konusunu kavramakta zorlandım.Çünkü olayların nasıl bir dünyada gerçekleştiğini kitabın başından değil olaylar ilerledikçe öğreniyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim kitap her bünyenin kaldırabileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Baştan Uyarayım. Sürekli şeker kızların olduğu pembe dünyaların anlatıldığı kitapları okuyorsanız bir değişiklik olsun diye alıp okumayın. Yok ben entrika dolu kitapları severim kan revan vazgeçilmezim, psikolojik ögeler barındırırsa tadından yenmez, araya azıcık aşk serpiştirilirse de hiç fena olma diyorsanız bu kitap tam size göre. Nasıl da anlatmışım ama =D

  Kitabımız güçsüz sokak çocuğu olan Azort'un güçlü suikastçı olan Durzo Blint'in çırağı olmasını konu alıyor. Karakterlerin işlenişine bayıldım. Karakterlerin fiziksel özellikleri yerine psikolojik özelliklerinin üzerinde durulması çok hoşuma gitti. 

 Bu kitapta sevdiğim bir şey de sürekli şok olmamdı. bir şeyi de doğru tahmin edemedim. Hah! Tamam buldum birazdan şu olacak diyorum ama olmuyor. Hele kitabın sonlarına doğru yüzümde gözlerimin pörtlemiş dudaklarımın da "O" biçimini aldığına eminim =)

Uzun lafın kısası ben bu kitabı çok sevdim. Bitirmem uzun bir süre alsa da kesinlikle buna değdi.

 PUANIM:


30 Mart 2013 Cumartesi

Silüet YORUM (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu)

 Silüet'i incelediğimiz blog turumuzun ikinci gününde herkese merhaba! Blogumda kitap yorumumu okuyabilirsiniz. Ön okuma, alıntılar ve daha fazlası için diğer blogları ziyaret etmeyi unutmayın :)

Yorum: Kapağını gördüğümde  büyülendiğimi ve içeriğinin nasıl olduğu konusunda meraklı olduğumu söylemiştim ama okurken bir türlü kendimi kaptıramadım. Bunun en büyük sebebi  sunulan dünya tam olarak anlatılmamasıydı. Kahramanımızın ağzından dinlediğimiz kitapta bize olayları aktaran kişinin bir şeyler bilmesi ama biz okuyuculara heyecan yaratmak için uzun bir süre sonra söylemesi bende heyecan yaratmak yerine kitaptan kopmama sebep oldu.

 Kitabımızın konusundan bahsetmeyeceğim. Çünkü daha öncede dediğim gibi kahramanın bildiği şeyleri sonradan öğrendiğim için hangi konu nerede anlatıldı ne oldu karıştı, kafam allak bullak oldu. Size yalnızca kurt sürüsüyle ilgili bir konusunun olduğunu söyleyebilirim.

 Karakterleri inceleyecek olursak geri dönüp baktığımda hiçbir karakteri sevemedim. Özellikle kahramanımız Calla benim en nefret ettiğim karakterdi. Alfa olmasına rağmen sürekli 'Ben bilmem, beyim daya iyi bilir' havalarında gezmesi sinir bozucuydu. 

 Kısacası ben bu kitabı sevemedim.Ama nefret ettiğimi de söyleyemem. Okumasam bir şey kaybetmezdim.

PUANIM:

Kitabı Okurken Dinlediğim Şarkı:


 Tur Takvimi:
29 Mart 2013

Yazar Tanıtım – Kitap Telvesi
Kitap Tanıtım – Kitap Aşığı
Ön Okuma ve Trailer – Kitap Sayfaları
Silüetten Önce - Tugcenin Kitaplığı

30 Mart 2013

Alıntılar – Kitap Avcısı ve Maria Puder Ölmedi
Kitap Çekilişi - Kitaplarım ve Ben
Film olsaydı Kimler Oynardı? – Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi
Ya Sonra – Kördüğüm Hayaller
Kitap Yorumu – *9 Blog Birden


29 Mart 2013 Cuma

BİR KURT SÜRÜSÜNE SÖZ GEÇİREBİLİYOR AMA KALBİNE ASLA! (Konuşan Kitaplar İle Blog Turu -Silüet-)



BİR KURT SÜRÜSÜNE SÖZ GEÇİREBİLİYOR
AMA KALBİNE ASLA!

“Ateşli ve kesinlikle heyecan verici…”
-Becca Fitzpatrick, Fısıltı’nın yazarı

Calla, kaderinin ona ne getireceğini biliyordu:
Geleceğin ateşli alfa kurdu olmak… Ren Laroche’la eşleşecek, onunla omuz omuza savaşıp sürüyü yöneterek Bekçiler’in kutsal mekânlarını koruyacaklardır. Ancak yakışıklı bir gencin hayatını kurtararak efendilerinin yasalarını çiğnediğinde Calla kaderini, varlığını ve kendi dünyasını sorgulamaya başlar. Kalbini dinlerse her şeyini, hatta belki hayatını bile kaybedecektir…

“Zekice yazılmış bir seri, okuyucuları koltuklarına çiviliyor.”
-Associated Press

“Seksi ve sarhoş edici; aksiyon, gerilim ve kesinlikle aşk dolu… 
Daha fazlası için sabredemeyeceksiniz!
Doğaüstü romanları sevenler için tam bir başyapıt.”
-Romantic Times

“Son derece romantik.”
-Justine Magazine

“Silüet’in bağımlısı oldum!”
-Kay Cassidy

Kitap Adı: Silüet
Yazar: Andrea Cremer
Çeviri: Aydan Şanlısoy Özbek
Sayfa: 464
Fiyat: 24.00 TL

 Tur Takvimi:
29 Mart 2013

Yazar Tanıtım – Kitap Telvesi
Kitap Tanıtım – Kitap Aşığı
Ön Okuma ve Trailer – Kitap Sayfaları
Silüetten Önce - Tugcenin Kitaplığı

30 Mart 2013

Alıntılar – Kitap Avcısı ve Maria Puder Ölmedi
Kitap Çekilişi - Kitaplarım ve Ben
Film olsaydı Kimler Oynardı? – Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi
Ya Sonra – Kördüğüm Hayaller
Kitap Yorumu – *9 Blog Birden