anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2013 Pazar

Evlilik bu degil Bekar kardeslerim okuyalim

Evlenmek istiyorum


Evlenmek niyetiyle görüşmeye
gelmişlerdi.
Delikanlı, genç kızı, şöyle bir süzdü
ve sessizce düşündü:
"Güzel kız fena değil. Ama biraz
kendini beğenmiş.
Acaba bu hali devam eder mi? Ya
ederse?
O zaman bununla yaşanmaz.
Ben dayanamam ukala bir kadına,
kadın dediğin biraz uysal olmalı...
Neyse canım, hele bir evlenmeyi
kabul etsin.
Ben onu değiştirmeyi bilirim."

Genç kız da simasının ortasına sinsi
bir tebessüm kondurdu.


"Fena çocuk değil. İşi de yerinde.
Rahat bir hayat yaşarım.
Lâkin biraz 'dediğim dedik' gibi.
Acaba buna, sözümü dinletebilir
miyim?
Aman canım, düşündüğüm şeye bak.
Evlenelim de ben onu mum gibi
yapmasını bilirim."
Ve "değişim savaşı"nın imzaları
alkışlar arasında atılır.
Ayaklar birbirini ezmek için yarışır.
"Bal/ayının" tatlı meltemi yerini
yavaş yavaş kuzey rüzgârlarına
bırakır.

Genç adam, sabah işe gitmeden eşini
uyandırmaya çalışır:
"Ben hazırlanırken sen de kahvaltı
hazırlayabilir misin?"
Genç kadın uyumaya devam eder.
"Hayatım, geç kalıyorum haydi
uyan."
Genç kadın sağından soluna
dönerek,
"Sabahın bu saatinde de kalkılmaz
ki?
İşyerinde bir tostla çay alırsın." der.
"
Allah! Allah! Ben akşama kadar
çalışacağım,
sen bir kahvaltı hazırlamaya
zorlanıyorsun."
"Ama çok uykum var." "Benim de
uykum var ama kalkıp işe gitmek
zorundayım." Kadın istifini bozmaz,
kapıyı çarpıp çıkarken
"Can çıkmayınca huy değişmezmiş."
diye söylenerek işe gider genç adam.
Başka bir gün. "Hayatım, bugün
yemek yapamadım.
Dışarıya çıksak diyorum."
"Yine mi? Ama çok yorgunum, şöyle
evimde dinlenmek istiyorum.
Dışarıya hafta sonu gideriz."
"Annem haklıymış.
'Bu adamı değiştiremezsin' demişti
de inanmamıştım."

Kimse 'ben onu değiştiririm'
demesin
Birbirini değiştirme hayaliyle
kurulan bir aile tablosu bu.
Her iki taraf da "Acaba eşimi nasıl
mutlu ederim?" yerine
"Nasıl değiştiririm?" sevdasında.
Daha doğrusu "güç savaşında". Oysa
eşler güçlerini" değişim savaşı"nda
tüketmek yerine mutluluğu
yakalamak yolunda sarf etmeli.

Evlilik,
"Ben seni adam ederim" yerine "ben
seni mutlu ederim"
düşüncesi üzerine kurulmalıdır.
O zaman evin pencerelerinde
mutluluk meltemi eser. Saksılarında
huzur çiçekleri açar. Odalarında şen
kahkahalar çınlar. Eşler, birbirini
mutlu etmek için yarışır. Planlar,
"onu nasıl değiştiririm" yerine "onu
nasıl mutlu ederim" üzerine yapılır.
Mürebbiye gibi değil, psikolog gibi
davranılır. "Değişim savaşı" vererek
ne kendisini tüketir ne de eşini.

Aksi halde kadın "dırdırcı", erkek
"baskıcı" mutluluksa "toz-duman"
olur. Bu sebeple, evlenecek gençler,
ruhen uyum sağlayabilecekleri
kişileri seçmelidir. "Ben onu
değiştiririm" diye düşünerek
başlıyorlarsa, boşuna evlerini
dayayıp döşemesinler. Silahlarını
yağlasın, kelime mermilerini yığsın,
savaş yerlerini belirleyip
sığınaklarını hazırlasınlar. Gelin
arabasının arkasına da "Evleniyoruz
mutluyuz" yerine "Evleniyoruz
savaşa gidiyoruz" diye yazmayı
unutmasınlar.


evlilik gercek tarih deposu

7 Haziran 2013 Cuma

ANNESiNiN KIZLARI :) - iLK KONUMUZ TUVALET EGiTiMi !!!


ileride insaallah kizlarim icin geride biraktigimiz güzel anilar olsun diye onlarla olan her güzel seyide paylasmak istiyorum burada. insaallah daha sonra annelerinin kendileriyle nasil güzel zamanlar gecirmis, kendileriyle neler yapmis tatli tatli gülümseyerek okumalarini istiyorum.

Cok düsündüm nasil bir konu basligi bulabilirim diye en sonunda konu basligimiz ANNESiNiN KIZLARI oldu :)
ilk konumuz tuvalet egitimi derken, tabi sadece tuvalet egitimi olmayacak ilk baslardada söyledigim gibi, gecirilen bütün güzel seyler, etkinlik, boyamak, yazmak, cizmek, gezmek, tozmak gibi :)

Hemen konuya girmek istiyorum yazilarim az ve öz olsunki kafa bulandirmasin :) bende hic sevmem zaten uzun konulari.

Aslinda cooookk gec kaldim tuvalet egitimi icin kabul ediyorum, biraz üsengec davrandim coktan baslamaliydim. Kizim 2,5 yasinda, 1 yasindaki kizimin tuvalet egitimine daha var diye düsünüyorum ama cevremde 1 yasinda baslayan ve 1.5 yasinda tuvaletini söyleyen kücük kizlar taniyorum :)

Lazimlik denen olayi asla istemiyorum, kesinlikle sevmiyorum tuvalet egitiminde ben bunu asla tercih edemem dogrusu, bilmiyorum yanlismi düsünüyorum lazimliga alistirinca daha sonra birde klozete alistirmak var iki asama cocuk icin cok zor olacak görüsündeyim.

Benim tercihim bundan yana oldu, assagida fotografini görüyorsunuz... Fotograflari paylasiyorumki belki diger anneler icin fikir olur.



Benim kizim cok ama cok takintili bir karaktere sahip :)  mesela yeni bir kiyafet aldigimda asla giymek istemez, sürekli onu ona göstermem lazim sevdirmem lazimki giysin.



Simdi ben kendine özel bu klozet kapagini direk klozetin üzerinde uygulayarak tuvalet egitimine baslasam hayatta bir daha oraya gitmez, bunu bildigim icin ilk önce bunu kendisine sevdirmem lazim benim, egitimimize gecmeden önce ben bunu eline oyuncak gibi verdim ki oynasin kötü bir sey zannetmesin.
Simdi bebekleriyle evcilik oynuyoruz klozet kapagiyla :)

Bir kere denemek istedim sadece, altini baglamadim acaba nasil bir tepki verecek  söylermi kendiliginden diye ama sonuc basarisiz tabiki :)

Insallah bir sevdireyim önce ben bu cici kapagi daha sonra iste bu altta gördügünüz asamaya gecicez :) nasil olacak bilmiyorum...




Simdilik tuvalet egitimi maceramizdan bu kadar :) ileriki asamalarda bakalim neler olacak, güzel seyler olur insaallah.

Sevgiyle Kalin...