EDEBİYAT KONU ANLATIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EDEBİYAT KONU ANLATIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2012 Salı

ŞİİR BİLGİSİ - UYAK (KAFİYE)

Mısra sonlarında görülen, farklı anlam ve görevdeki seslerin benzerliğine uyak (kafiye) denir.
Not: Mısra sonlarındaki benzer sesler görev bakımından ve anlam bakımından aynı iseler bu durum kafiyeyi değil
redifi oluşturur.

Halk edebiyatında genellikle yarım ve cinaslı uyak kullanılırken; divan edebiyatında tam ve zengin uyak daha fazla kullanılmıştır.

1) Yapılışlarına Göre Uyaklar

    a) Yarım Uyak:
Mısra sonlarındaki tek ses benzerliğine dayanan uyak türüdür. 

    b) Tam uyak:
Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine dayanan kafiye çeşididir.

   c) Zengin Uyak:
Üç ya da daha fazla sesin oluşturduğu kafiye çeşididir.

   ç) Cinaslı Uyak:
Mısra sonlarında yazılışları ve söyleyişleri aynı ancak anlamları birbiri,nden tamamen farklı sözcüklerle yapılan kafiye çeşididir.

5 Ağustos 2012 Pazar

ARUZ ÖLÇÜSÜ (ARUZ VEZNİ)

 Aruz vezni (ölçüsü), Arap edebiyatının nazım ölçüsüdür. İslamiyet'in kabulü ve yayılmasından sonra İran (Fars) edebiyatında ve Türk
edebiyatında kullanılmaya başlanmış ve yaygınlaşmıştır.

 Divan edebiyatında hecelerin uzunluk-kısalığına göre kurulmuştur.

 Ünlü ile biten heceler açık (kısa); ünsüz ile biten heceler kapalı (uzun) olarak kabul edilmektedir.

 Açık (kısa) heceler nokta (.) ile; kapalı (uzun) heceler ise çizgi (-) ile gösterilir.

 Dizelerin son heceleri her zaman kapalı (uzun) kabul edilir.


4 Ağustos 2012 Cumartesi

ŞİİR VE ZİHNİYET

Zihniyet, bir dönemin dini, sosyal, ekonomik, edebi, siyasi yaşamından kaynaklanan anlayış,
duygu ve zevklerin toplamıdır.
gerçeklik
Her edebiyat eseri, kendi döneminin zihniyetini tabii olarak yansıtır. Çünkü edebiyat eserinin sanatçısı o dönemin şartlarıyla yetişmiş ve o atmosferi yaşamıştır.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

EDEBİYAT ve GERÇEKLİK

EDEBİYAT VE GERÇEKLİK

 Türk Dil Kurumuna göre gerçeklik: Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

Edebiyatta gerçeklik:
1. Edebî eserlerdeki
konunun (içerik, muhteva) gerçeklikle bağı vardır. Eseri oluşturan yazar ya da şair belli bir toplumsal gerçeklik içinde yaşamaktadır ve eserinde gerçekliği bir şekilde yansıtır.

2. Edebî eser, yazar ya da şair tarafından yazıldıktan sonra toplumsal gerçeklik içinde yer alır. Çünkü o eseri okuyanlar, belli bir toplumsal gerçeklik içindedir. Böylelikle eserin gerçeklikle bağı başka bir şekilde sürmektedir.

Yazar, içinde yaşadığı gerçekten yararlanarak eserini oluşturur. Ancak yaşanan doğal gerçeklik olduğu gibi değil, edebiyat kuralları dahilinde esere yansıtılır. Yani sanatçı doğal gerçekliği konu olarak ele alıp yeni bir gerçeklik içinde tekrar şekillendirir, kurgular. Buna "edebi gerçeklik" denir.
      
      Sanat; nesnel, gerçek dünyanın öznel tasarımıdır. Bu durumda gerçeklikten yararlanmaları yönüyle, bilimle sanatın ayrı değildir. Sadece gerçekliği ele alma yöntemlerinin farklı olduğunu ifade edebiliriz.

Edebi metnin konusu insandır. Dolayısıyla edebi metinlerde insanla ilgili her konu işlenebilir.

Bilim de sanat da aynı gerçeklikle uğraşır. Sanat , gerçekliği insana özgü özelliklerden hareketle değiştirerek yeniden oluşturur. Bilim ise gerçekliği açıklar.

Edebi metin yazılırken dönemin özelliklerinden ve o dönemdeki her türlü gerçeklikten yararlanılır. 

 Edebi metinlerde; dönemin ilmi, felsefi, teknik ve sosyal alandaki verileri, siyasi tartışmaları, döneme damgasını vuran edebî akımlar, tartışmalar kurmacanın olanaklarıyla işlenir.