Bizler şaşırmayı seven insanlarız. Belki biraz da alışılmışın dışında bir şeyler görmek ve yaşamak için doğa da yolumuzu arıyoruz. Bu yolculuğumuzda yaşadığımız şaşırtıcı daha doğrusu bizi şaşırtan şeylerin genel başlığı kuşlar olabilir. Çünkü daha gezimizin henüz başında çoğu zaman tek yada en fazla ikili olarak uçtuğunu gördüğümüz yırtıcı kuşların (atmaca, doğan, şahin ne olduğunu bilmiyoruz) bir sürü gibi kalabalık bir şekilde başka tür iki kuşun etrafını sardığını gördük. Bu iki kuşu da tanımıyorduk. Leylek büyüklüğünde siyah beyaz kısa boyunlu iki kuş göçmen gibiydiler... Bu sırada ağaç boylarının büyümesiyle küçük kuşların sesleri de artmaya ve bizi etkilemeye başladı.
Yolda gördüğümüz keçi sürüsünün çobanı bize haritada görünmeyen bir patikadan bahsetti biz de o yolu takip ettik.
Kimi ağaçların daha yaprakları bile çıkmamışken kimi ağaçların üzerinde rengarenk çiçekler vardı. Bu renk cümbüşü muhteşem manzaralar oluşturuyordu ve ilkbahar, ilkokul kitaplarındaki betimlemelerine benzeyen basit ama muhteşem bir ortam kazandırıyordu ormana.
Çok tempolu yürümeden yaklaşık 3 saat sonra Kirazlı Manastırı'na vardık. Burada biraz dinlenip yemek yedikten sonra tekrar geri dönecektik. Orada tanıştığımız Tatlısu köyünden bir ağbinin erik ağacını aşılmasına tanık olduk. Yemeğimizi yedikten sonra tekrar yola çıktık. Ancak bu sefer geldiğimiz yoldan değil Manastır bölgesine gelen derenin oluşturduğu vadiden ilerleyecektik. Burada ki orman örtüsü diğer geldiğimiz yoldaki gibi hala uyur vaziyette değil çoktan uyanmış ve kuş sesleriyle çınlıyordu. Burada ilk defa duyduğumuz kuş seslerine tanık olduğumuzu söyleyebilirim. Vaktimiz olsa orada durup saatlerce kuşları dinleyebilirdik. Bazı sesler tek başına dinletilse bir kuştan çıkmasına ihtimal verilemeyecek kadar enteresandı. Kayda aldığımız videoda da bir bölümü kuş dinletisi olarak ayırdım.
Vadiyi aştıktan sonra tekrar geldiğimiz yola çıkmış olduk. Ama vadinin atmosferi bizim için geziyi tatmin edici seviyeye getirmiş ve yine büyük keyif almamızı sağlamıştı. Yola çıkıp da Bandırma körfezine hakim olmaya başlayınca eski tutkularımızı da gördük. Eskiden yürüdüğümüz dağlarla artık aramızda bir bağ vardı ve onları ne zaman nerede görse adları bile geçse mutlaka içimizde bir şeyler hareket ediyordu. Hava çok açık olduğu için Çataldağ görünüyordu. Hadi Çataldağ görünüyor ama Uludağ'ın görünmesi bizi gerçekten şaşırtmıştı. Sanki bize bir mesaj yolluyor "devam edin, yanınızdayım" diyordu. Bir dağda herhangi bir araç kullanmadan, sadece dağın kollarına, sırtlarına ve omuzlarına basarak yürüdüğümde artık o dağ hayatım boyunca benim yanımda benim arkamda bir güçmüş gibi hissettiriyor. Bu yazdıklarım mitolojik tanrılara bir gönderme olarak algılanmasın. Dağın bana yaşattığı tecrübe, aşılan zorluklar ve öğrenilen her şey o dağı gördüğümde hatırladığım bir güç bir güven veriyor bana...
UluÇatal
Ardından biraz güneş oyunlarında fotoğraf çekip çeşme başında lafladıktan sonra Tatlısu'ya indik ve güneşin batışında oluşan pembe ışık eşliğinde yorgunluk çaylarımızı yudumladık...
Rota Kml dosyası: http://www.upload.gen.tr/d.php/www/d9oid/tatlisu.kmz.html
video:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder