teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2013 Cuma

İnsan Beyninin Akılalmaz Özelliği

İnsan Beyninin Akılalmaz Özelliği
Beyin fizyolojisi alanında araştırmalarıyla dikkat çeken akademisyen Sinan Canan, insan beyninin kocaman bir bellek olduğunu belirtti.


Beyin fizyolojisi alanında araştırmalarıyla dikkat çeken akademisyen Sinan Canan, insan beyninin kocaman bir bellek olduğunu belirterek, “İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunabiliyoruz. Yaklaşık 20 milyar civarındaki hücre ve bunlar arasındaki bağlantıları hesaplarsak yaklaşık 2,5 milyon gigabyte hafızamız var. Bu 300 yıl süren bir HD filmi kaydetmek demektir” dedi.Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen akademisyen Sinan Canan, beynin nasıl çalıştığı ve özellikleri konusunda çarpıcı bilgiler verdi. Beyin fizyolojisi konusunda araştırmalarıyla dikkat çeken Canan, beynin bilgisayara hiç benzemediğini söyledi. Bir santimetreküplük beyin dokusu içinde bulunan hücreler arası bağlantıların sayısının Samanyolu'ndaki yıldızlardan daha fazla olduğunu belirten Canan, "Beyinde iki tane birbirine benzeyen sinir hücresi yok. Beyindeki bağlantı haritası sayesinde hepimiz tek ve ayrı bireyler olarak yaşamımızı sürdürüyoruz. Hücreler dallı budaklı gibi görünebilir. Uzantıların çoğu hücrelerin antenleri. Binlerce hücreye sinyal gönderiyorlar. Sadece karmaşıklık, hücredeki dal budaklığında değil. Hücrelerin içine de bakmak lazım. Hücrenin içinde halatlar, teleferik sistemleri ve aktarım rayları bir sürü sistem var. Çok yoğun bir protein yapısı mevcut" dedi.Sinan Canan, beynin ön orta kısımların yüksek kişilik özelliklerini içeren kodları bulundurduğunu kaydederek, “Bu bilgiler doğuştan veya daha sonra hasar görürse toplumdaki uyumsuz ve suçlu kişiliklerin ortaya çıkması son derece kolay hale gelir” diye konuştu.

“BEYNİMİZİ HİÇ KULLANMIYORUZ”

Hücre içerisinin ayrı bir alem olduğunu kaydeden Canan, beyin hücresini çorbaya benzetti. Hücre içindeki bazı bölümlerde klasik fiziğin ortadan kalktığına dikkat çeken Canan, “Bu kadar karışık bir şeyle uğraşıyoruz. Sinir sistemini böyle işlevsel yapan şey, hücreler arasındaki bağıntılar. Bizim için önemli olan beynin ağırlığı değil, hücreler arasındaki bağlantıların ve bunların kalitesidir. 1980’lere kadar sinir sistemi ile ilgili bütün ders kitaplarında ‘doğduktan sonra beynin sinir hücresi yapmayacağı’ anlatılırdı. ‘Sinir hücresi öldü mü, beyniniz gider’ mantığı vardı ama bugün artık biliyoruz ki, beynimizin birçok yeri harıl harıl hücre üretme yeteneğine sahip. ‘Beyin değişmez’ düşüncesi rafa kalktı. Beynimiz inanılmaz bir yapıya sahip. Bu yüzden bilgisayara benzemez. İşlemcisi sökülen bir bilgisayarın monitörünün işlemci görevini üstlendiğini gördünüz mü? Beynimizde inanılmaz bir potansiyel var. Herkes soruyor ya, biz beynimizin kaçta kaçını kullanıyoruz? Aslında biz beynimizi hiç kullanmıyoruz” ifadelerini kullandı.

"İNSAN HAFIZASI 2,5 MİLYON GB"

Hafıza konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulunan Canan, şöyle devam etti:

“İnsanlığın hafızası ne kadar? ‘Benim niçin hafızam doldu?’ diye bir düşünce var. İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunabiliyor. Yaklaşık 20 milyar civarındaki korteksimizde hücre var. Bunlar arasında trilyon kere bağlantı olursa yaklaşık 2,5 milyon GB hafızamız var. Gördüğünüz gibi kocaman bir bellek. Bu hafıza 300 yıl süren HD filmi kaydetmek anlamına geliyor ama mesela ilkokuldaki bir hatıranızı hatırlayın, detaya girin. Hiçbir dijital filmde böyle bir çözünürlük yok. Aslında beynimizin hafıza kaydı sınırsız.”

23 Eylül 2013 Pazartesi

iran batıya koşuyor

Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Savaş Genç, Esed'in kimyasal silah kullanmasının ardından bölgede meydana gelebilecek muhtemel senaryolara dair ilginç iddialarda bulundu. Genç'e göre Ortadoğu'da 600 milyar dolar İran parası dolaşıyor.

Seda Şimşek'in röportajı

İran'ın arabuluculuk teklifinin arkasındaki planı deşifre eden Doç. Dr Savaş Genç, "Ruhani, Arap atıyla doludizgin Batı'ya koşuyor" diye konuştu.

Su­ri­ye kri­zi­nin baş­la­dı­ğı gün­ler­den bu gü­ne Mos­ko­va ile Was­hing­ton ara­sın­da­ki me­sa­fe gün geç­tik­çe ya­kın­laş­tı. Baş­ta Rus­ya ol­mak üze­re İran ve Esed, ge­rek Mı­sır dar­be­si ge­rek­se kim­ya­sal si­lah kul­la­nı­mı son­ra­sı Ba­tı­'nın Or­ta­do­ğu po­li­ti­ka ve bek­len­ti­le­ri­ni çok doğ­ru ve se­ri bir şe­kil­de oku­du­lar. Or­tak bir çö­züm pla­nın­da uz­la­şı­la­bi­le­ce­ği­ni gös­ter­di­ler.

İran ve Rus­ya, Ba­tı­lı ül­ke­le­re "biz de Su­ri­ye­'de tıp­kı si­zin Mı­sı­r'­da is­te­me­di­ği­niz gi­bi Sün­ni İs­lam­cı­la­rın eliy­le ge­le­cek de­mok­ra­si­yi is­te­mi­yo­ruz. Or­ta­do­ğu­'yu güç­le­ri­mi­zi bir­leş­ti­re­rek fab­ri­ka ayar­la­rı­na ge­ri dön­dü­re­bi­li­ri­z" de­di­ler. Ya­ni, Or­ta­do­ğu, İran-Rus­ya ve Ba­tı­lı de­mok­ra­si­ler eliy­le fab­ri­ka ayar­la­rı­na ge­ri dön­dü­rü­lü­yor.

YENİDEN ŞEKİLLENECEK

*Ya­ni fab­ri­ka ayar­la­rın­dan an­la­dı­ğı­mız şey, Camp Da­vid dü­ze­ni mi?

Bi­rey­sel öz­gür­lük­le­rin iyi­leş­ti­ril­di­ği, san­dı­ğın sis­tem için­de da­ha şef­faf ve gö­re­ce­li ola­rak kıs­men da­ha et­kin ol­du­ğu ama mer­ke­zin­de İs­ra­il'­in ve ener­ji na­kil hat­la­rı­nın gü­ven­li­ği­nin ol­du­ğu Or­ta­do­ğu, post Arap Ba­ha­rı dö­ne­min­de ye­ni­den şe­kil­len­di­ril­me­ye ça­lı­şı­la­cak.

*Ya­ni post Arap Ba­ha­rı dö­ne­mi ile İran da kur­tu­la­cak mı?

İran tıp­kı İs­ra­il gi­bi Arap so­kak ha­re­ket­le­rin­den te­dir­gin ol­du. Baş­lan­gıç­ta, do­mi­no et­ki­si­ni ken­di top­rak­la­rı­na ulaş­ma­ma­sı için so­kak ha­re­ket­le­ri­ni, İran dev­ri­mi­nin et­ki­sin­de ye­ni bir İs­lam rö­ne­san­sı ola­rak gös­ter­me­ye ça­lış­tı.

Dev­ri­len do­mi­no taş­la­rı Su­ri­ye­'ye gel­di­ğin­de ise so­kak­ta Müs­lü­man­la­ra des­tek ol­mak­tan­sa se­kü­ler Esed yö­ne­ti­mi­nin ya­nın­da İs­ra­il ile bir­lik­te ta­vır ala­rak ray­dan çı­kan Or­ta­do­ğu­'yu Ba­tı­'ya ya­kın­laş­mak için bir ens­trü­man ola­rak kul­lan­ma­ya baş­la­dı. 3 se­ne ön­ce Or­ta­do­ğu­'nun yü­zü­nü çe­vir­di­ği ve su­la­rın ak­tı­ğı is­ti­ka­met­te bu­lu­nan ak­tör Tür­ki­ye­'y­di, post Arap Ba­ha­rı dö­nem­de çı­kar­lar ek­se­nin­de bu ro­lü İran üst­len­me­ye ça­lı­şa­cak.

RUHANİ BATI'YA KOŞUYOR

*Ru­ha­ni, İra­n'­ın Tür­ki­ye­'nin ro­lü­nü üst­len­me ter­ci­hi­nin or­ta­ya çı­kar­dı­ğı bir ak­tör mü?

Tah­ran re­ji­mi, ça­tış­ma ve ger­gin­lik­le ulus­la­ra­ra­sı sis­tem­de ala­bi­le­ce­ği yo­lun so­nu­na gel­di­ği­ni gör­dü. Ru­ha­ni ter­ci­hi post Arap Ba­ha­rı dö­nem­de, İra­n'­ın oy­na­mak is­te­di­ği ro­le da­ir bir ter­cih­tir.

İs­ra­il'­in var­lı­ğı­nı ka­bul eden, Suu­di Ara­bis­tan ile ba­rış­ma­ya ha­zır ol­du­ğu­nu açık­la­yan, ya­ni kom­şu ve böl­ge ül­ke­le­riy­le sı­fır so­run ya­şa­mak is­te­di­ği­ni söy­le­yen İran, bu­nu Tür­ki­ye gi­bi de­ğer­ler ek­se­nin­de yap­ma­sa da ye­ni Or­ta­do­ğu­'ya has ku­ral­lar çer­çe­ve­sin­de yap­ma­ya ça­lış­mak­ta.

İran, şüp­he­siz Or­ta­do­ğu­'nun de­ği­şi­mi için mo­del bir ül­ke de­ğil­dir ama es­ki mo­del Or­ta­do­ğu­'nun fab­ri­ka ayar­la­rı­na dö­ne­rek yo­lu­na de­vam et­me­si adı­na Ba­tı­'nın mec­bu­ri bir part­ne­ri­dir.

Dün Ah­me­di­ne­ja­t'­ın ko­nuş­tu­ğu BM Ge­nel Ku­ru­lu­'n­da dip­lo­mat­lar bir bir sa­lo­nu terk eder­ken bu­gün Ru­ha­ni, Was­hing­ton Pos­t'­ta. Oba­ma, İran ga­ze­te­le­ri­ne rö­por­taj ve­rir­ken, Fran­sa Cum­hur­baş­ka­nı Hol­lan­de, Ru­ha­ni ile ran­de­vu­laş­tı. Çok kı­sa za­man için­de Ru­ha­ni, Oba­ma ile gö­rü­şür­se kim­se şa­şır­ma­sın. Or­ta­do­ğu­'da İran po­tan­si­yel so­run çı­kart­ma gü­cü­nü gös­te­re­rek göz ar­dı edil­me­me­si ge­re­ken bir böl­ge­sel güç ol­du­ğu­nu ulus­la­ra­ra­sı sis­te­me ka­bul et­tir­miş­tir. Ru­ha­ni Arap atıy­la do­ludiz­gin Ba­tı­'ya ko­şu­yor ve Ba­tı, bu tab­lo­dan ol­duk­ça mut­lu.

NÜKLEERDEN VAZGEÇER

Oba­ma Su­ri­ye­'ye kim­ya­sal si­lah kul­la­nı­mı için mü­da­ha­le­ye da­ir yap­tı­ğı ko­nuş­ma­lar­da hep İra­n'­ı işa­ret et­ti ama.

Bir son­ra­ki ham­le­de, ye­ni Or­ta­do­ğu şart­la­rın­da İran ta­lep et­tik­le­ri­ni ala­bi­lir­se İs­ra­il için bel­ki de hiç­bir za­man teh­dit ol­ma­ya­cak olan nük­le­er prog­ra­mın­dan ka­de­me­li ola­rak vaz­ge­çe­bi­lir.

Ortadoğu'da 600 milyar dolar İran parası dolaşıyor

*İran Mısır'daki darbeye sevindi mi?

Tahran yönetimi uzun süre Mursi'yi kontrol altında tutmaya çalıştı. Tahran, Mısır üzerinde etkinliğini artırmasını sağlayacak şartların temin edilmesi karşılığında Mursi'ye çok ciddi miktarda maddi destek vermeyi teklif etti. En zor günlerinde bile Mursi bu teklifi kabul etmedi.

Şimdiki Mısır yönetimi de Katar'a yardımı iade ediyor. İran, Ortadoğu'da etkinlik alanını sınırlandırabilecek İhvan hareketinin tasfiye edilmesini, farklı ülkelerde de başarısızlığa mahkûm edilmesini büyük bir sevinçle karşıladı. Mısır'da sadece Mursi devrilmedi, Batı'nın demokrasi duyarlılığı da devrildi.

Mısır darbesi Tahran için aynı zamanda Suriye'de aşağı yukarı kendisinin arzuladığı bir finalin habercisi oldu. Türkiye, istikrarlı, öngörülebilir, demokratik ve şeffaf bir Ortadoğu'dan büyüyerek çıkabilir.

Körfez ülkeleri ise enerji fiyatları bu seviyede devam ettiği sürece bu tür ön şartlara dayalı hesaplar yapmak zorunda değiller. İran basınında Ahmedinejad döneminde 8 yılda 600 milyar dolar ülkeden para çıkışı olduğuna ve bunun bir miktarının Türkiye'ye geldiğine dair haberler çıktı. Eğer bu haberler doğruysa, bölgede bir yerlerde İran parası dolaşıyor.

Suni Camp David sistemi derebeyliklere çevriliyor

*Ortadoğu'da özgürlük ateşi mi mezhep ve kimlik ateşi mi tutuşturuldu?

2. Körfez Savaşı, ardından Suriye'de mezhepsel ve etnik eksende şekillenen iç savaş, Ortadoğu'nun kodlarıyla oynamış oldu, genetiğine müdahalede bulunuldu. Bugün, Gürcistan dahil olmak üzere Türkiye'nin etrafında milli devletler yerini yavaş yavaş otonom gruplara bırakmaya başladı, şüphesiz bu Ankara için yeni ve içinde çok daha büyük riskler barındıran güvenlik politikaları anlamına geliyor.

*Ortadoğu'da derebeylikler dönemi mi başlıyor?

Suni Camp David sistemi, çatışmalar ekseninde etnik ve mezhepsel derebeyliklere evriliyor ama bu da tıpkı Avrupa'da olduğu gibi sürdürülebilir değil. Kutsal Roma İmparatorluğu'ndan sonra Avrupa'da düzinelerce derebeylik ve feodal yapı oluştu.

Çok büyük ve uzun savaşlar sonrasında milli devletlerin egemenliklerini Brüksel'e devrettikleri Birleşik Avrupa fikri doğdu. Şüphesiz Rönesans, reform, aydınlanma, sanayi devrimi gibi süreçleri içinden çıkartamayan Ortadoğu'da paralel senaryolardan bahsedemesek de, düşüş ve parçalanma döneminin Ortadoğu'da da bir yerlerde durdurmanın yolları aranacaktır.

Esed Batı'yı test etmiş olabilir

Esed ordusunun Şam'da mevzi kaybettiği günlerde bile kimyasal silaha başvurmadığını söyleyen Doç. Dr. Savaş Genç, "Esed, kimyasal silahlarla Batı'yı test etmiş olabilir" dedi.

*Kim­ya­sal si­lah­la­rın de­ne­ti­me açıl­ma­sı Su­ri­ye kri­zi­nin çö­zül­me­si için bir baş­lan­gıç mı?

Su­ri­ye kri­zi­nin çö­zül­me­si için bir baş­lan­gıç de­ğil ama kri­zi­n han­gi ek­sen ve de­ğer­ler üze­rin­de çö­zü­le­ce­ği­ne yö­ne­lik önem­li ipuç­la­rı ve­ren so­mut bir ge­liş­me. Kim­ya­sal si­lah­la­rın kul­la­nı­mı son­ra­sın­da ha­re­kât plan­la­nır­ken Oba­ma, ıs­rar­la ha­re­kâ­tın sı­nır­lı ve sü­re ola­rak li­mit­li ola­ca­ğı­nı de­fa­lar­ca be­lirt­ti ve ke­sin­lik­le Su­ri­ye­'de re­jim de­ği­şik­li­ği­ne git­me­ye­cek­le­ri­ni, öy­le bir amaç­la­rı­nın ol­ma­dı­ğı­nın te­mi­na­tı­nı ver­di. Birçok uz­man İs­ra­il'­in Su­ri­ye­'de­ki ter­cih­le­ri­ne ba­ka­rak birço­ğu­mu­zun kim­ya­sal si­lah kri­zi aka­bin­de an­cak gö­re­bil­dik­le­ri­ni ba­şın­dan be­ri söy­lü­yor­du.

*İs­ra­il'­in is­te­di­ği nok­ta­ya mı ev­ril­di Su­ri­ye kri­zi?

İs­ra­il­li ka­rar alı­cı­lar, "Biz ta­nı­dı­ğı­mız düş­ma­nı, ya­ni Ese­d'­i ta­nı­ma­dı­ğı­mı­za ter­cih ede­ri­z" di­ye­rek Su­ri­ye­'de bir ter­cih yap­mak zo­run­da kal­dık­la­rı gün Ese­d'­i ter­cih ede­cek­le­ri­nin sin­yal­le­ri­ni ve­ri­yor­lar­dı. Yi­ne Su­ri­ye so­ru­nu­nun baş­la­dı­ğı Mart 2011'den be­ri Tel Aviv ve Was­hing­to­n'­un ıs­rar­la dik­kat çek­tik­le­ri, al­tı­nı çiz­dik­le­ri en önem­li hu­sus kim­ya­sal si­lah­lar­dı.

*Ne­den kim­ya­sal si­lah­lar Başkan Oba­ma­'nın kır­mı­zı çiz­gi­siy­di?

Su­ri­ye­li si­vil­le­ri de­ğil de İs­ra­il­li si­vil­le­ri dü­şün­dü­ğü için. Ese­d'­in elin­de­ki kim­ya­sal si­lah­la­rın baş­ta Hiz­bul­lah ol­mak üze­re İs­ra­il kar­şı­tı aşı­rı İs­lam­cı grup­la­rın eli­ne geç­me­si en bü­yük en­di­şe­le­ri.

*Esed kim­ya­sal si­lah kul­la­na­rak bu kim­ya­sal si­lah­la­rın İs­ra­il kar­şı­tı aşı­rı İs­lam­cı grup­la­rın eli­ne ge­çe­bi­le­ce­ği ris­ki­ni mi gös­ter­di on­la­ra?

Çok sı­kış­tı­ğı, Şa­m'­da mev­zi kay­bet­ti­ği gün­ler­de bi­le bu yo­ğun­luk­ta kim­ya­sal si­la­ha baş­vur­ma­mış­tı. Esed, kim­ya­sal si­lah­lar­la Ba­tı­'yı test et­miş ola­bi­lir ve bu test son­ra­sı Su­ri­ye­'de ken­di plan­la­rı­na ya­kın ni­ha­i bir çö­zü­mün se­nar­yo­su da ya­zıl­mış ola­bi­lir.

ABD VE İS­RA­İL'­İN SU­Rİ­YE HA­YA­Lİ

*ABD ve İs­ra­il'­in na­sıl bir Su­ri­ye ha­ya­li var?

ABD ve İs­ra­il fark­lı düş­man­la­rı­nı Su­ri­ye­'de­ki ça­tış­ma­la­rın­dan ve do­la­yı­sıy­la ça­tış­ma­la­rın uza­ma­sın­dan ve İs­ra­il için gü­ven­lik teh­di­di oluş­tur­ma­ya­cak ka­dar za­yıf­la­ma­la­rın­dan mem­nun. Av­ru­pa ül­ke­le­ri­nin ka­mu­oy­la­rın­da Or­ta­do­ğu­'da her­han­gi ye­ni bir ope­ras­yon des­tek bul­mu­yor. Rus­ya-Çin it­ti­fa­kın­dan çe­kin­dik­le­ri için Su­ri­ye so­ru­nun­da ak­tif rol al­ma he­def­le­ri ve plan­la­rı yok. Ge­çen se­ne Suu­di Ara­bis­tan, Ese­d'­in dev­ril­me­si kar­şı­lı­ğın­da Rus­ya­'dan çok yük­lü si­lah sa­tın ala­bi­le­ce­ği vaa­din­de bu­lun­du.

Pu­tin bu kâr­lı tek­li­fi ka­bul et­me­di. Faz­la id­di­alı ola­bi­lir ama muh­te­me­len Suu­di Ara­bis­tan bu tek­li­fi Was­hing­to­n'­a yap­say­dı on­lar da ka­bul et­mez­di. Ya­ni, AB­D'­nin üs­tü­ne kâr ede­bi­le­ce­ği bir an­laş­may­la bi­le Esed sta­tü­ko­su­nu ve­ya yö­ne­ti­mi­ni de­ğiş­tir­me­yi ka­bul et­me­ye­ce­ği­ni id­di­a ede­bi­li­riz.

Al­ter­na­tif­le­riy­la mu­ka­ye­se edil­di­ğin­de Esed yö­ne­ti­mi Ba­tı için hâ­lâ da­ha se­kü­ler ve da­ha ön­gö­rü­le­bi­lir. Son 2,5 yıl için­de Su­ri­ye­'nin Dost­la­rı Gru­bu top­lan­tı­la­rı­na ka­tı­lan ül­ke­le­rin Su­ri­ye ha­yal­le­ri­nin çok da dos­ta­ne ol­ma­dı­ğı gö­rü­lü­yor. En az Su­ri­ye cep­he­sin­de ça­tı­şan fark­lı mu­ha­lif grup­lar ka­dar bir­bir­le­rin­den fark­lı­lar.

Ömrünü hiç kimse garanti edemez

*Suriye'de Esed'siz bir çözüm arayışı rafa mı kaldırıldı?

Muhaliflerin Esed'i deviremeyeceği, Esed'in de tüm Suriye'ye tam hâkim olamayacağı görüldü. Makul bir ateşkes ve sonrası yeni Suriye'nin masa üstünde şekillendirilmesi gerekiyor. Silahları susturup, sonra Suriyelilerin arabulucular vasıtasıyla yeni Suriye'nin şartlarını konuşulmalı. Bu, Esed'li ya da Baas'lı bir çözüm demek. Uluslararası kamuoyu muhaliflerin başat olduğu bir çözümü alternatifler arasında görmüyor.

*Esed paçayı kurtardı mı?

Muhaliflerle yaptığım görüşmelerden çıkardığım sonuç şu: Çatışmalar bir barış anlaşması ve tepede bir uzlaşı olsa bile uzun yıllar devam edecek. On binlerce insan ölürken, yüz binlerce insan da yakınlarını, evlatlarını kaybetti.

Ortadoğu'da silahla başlayan kan davalarını masa başında kısa sürede bitirmek mümkün olmuyor. Esed'in geri kalan ömrünü ve iktidarını kimse garanti edemez. Lâkin, Suriye'nin tamamını yöneten, güçlü, tüm sokaklarda resmi ve heykelleri olan Esed rejimi tarihe karışmıştır.

Suriye ırmağında Esed rejiminin ikinci kez yıkanma şansı yok. Esed ve Baas, İran ve Rusya'dan aldıkları aktif destek sayesinde ülke yönetiminde olacak ama hiçbir zaman eski gücüne kavuşamayacak

16 Ağustos 2013 Cuma

Windows'un şaşırtan açığı

Windows'un şaşırtan açığı

Windows kullanıcılarını, sistemlerini kilitleseler bile tehdit eden bu açık bakın nelere yol açıyor.

 

Windows'larda bulunan ve kilit ekranından parolayı girmeden sisteme erişmenizi sağlayan bu açık bir süredir biliniyor, ancak bu açığı kullanmanın ne kadar kolay olduğunu görünce şaşırabilirsiniz.

"Carnal0wnage" tarafından yayınlanan bir yazıda Windows 7'deki "Yapışkan Tuşlar" özelliğinin komut satırı uygulaması ile nasıl değiştirildiği anlatılıyor. Bu sayede kilitli bir sisteme tam anlamıyla giriş mümkün hale geliyor.

Sistemde bu açığı kullanabilmeniz için kısa bir süre yönetici haklarına sahip bir komut satırına erişip aşağıdaki komutu yazmak yeterli oluyor:

REG ADD "HKLM\SOFTWARE\Microsoft\Windows
NT\CurrentVersion\Image File Execution Options\sethc.exe" /v Debugger /t
 REG_SZ /d "C:\windows\system32\cmd.exe"


Bu işlemin ardından Windows kilitli durumdayken SHIFT tuşuna beş kere basarak (normalde Yapışkan Tuşlar'ı etkinleştirir) yönetici haklarına sahip bir komut satırı açılabiliyor. Bu komut satırında herhangi bir işlemi çalıştırmak ve oturum açmışçasına her şeyi yapmak mümkün oluyor. Buna Explorer da dahil.

Açık şu an yamanmamış görünüyor ve Windows 7, Windows Server 2008 R2'de çalışıyor. Açığın Windows 8'in Tüketici Önizleme sürümünde de var olduğu söyleniyor. Benzer bir hack'lemeyi bir RDP oturumu üzerinden gerçekleştirmek de mümkün oluyor.

Önemsiz gibi görünse de bu hack, kurumlarda büyük güvenlik sorunlarına yol açabilir. Kötü niyetli bir kullanıcı, iş yerinde bu açığı kullanarak oturum açma ekranından verileri silebilir.

Açığın çalışması için Yapışkan Tuşlar özelliğinin devre dışı bırakılmamış olması gerekiyor.

Kaynak:hurriyet.com.tr

 

12 Haziran 2013 Çarşamba

Teknolojinin Hayatımızdaki Yeri Nedir?

teknoloji, teknolojiyi kullanak, teknolojiyi doğru kullanmak, Sevgili  dostlar, kardeşlerim, abilerim, ablalarım bu yazımda teknolojinin biraz karşıt bakmak istiyorum, evet karşıt diyorum çünkü teknoloji hayatımızda varlığı hissedilmez ancak yokluğu hissedilebilir bir karşıt.

Öncelikle eğer bu yazıya ulaşabildiysen büyük bir ihtimalle teknolojiylearan iyidir, en azından bilgisayarında oturum google dan araştırma yapıp da bu sayfayı bulacak kadar iyisin :) (Kötülemek için demiyorum ancak bilgisayar kullanıcılarının yaklaşık %25-30 civarı sadece tek-tip sayfalarda dolanıyor ve neredeyse çok az arama yapıyorlar).

Eğer teknoloji elininin altında ve istediğine ullaşabilecek gibi hissediyorsan yanılıyorsun çünki teknoloji o aşamada seni kullanıyor. Bilgisayarı hayatımıza sadece oyun oynamak için girmiş bir cihaz olarak düşünürsek şuan bu yazıyı bulup okuyor ve benimde yazıyor olmam teknolojinin bizi kullanmasındandır.

Peki Teknoloji Nasıl Kullanılır?
 Bilerek yada ben bu konuda uzmanım diyerek balıklama atlamıyorum konuya ancak bildiğim şu ki teknolojinin esiriyiz. Bugün eğer uzaktan kumanda kaybolursa evde isyan çıkaran ve bulduğunda kayı evladını bulmuş gibi sevinen bir insan için söyleyeceklerim var ve bunu kimse ben böyle değilim diye inkar edemez!

teknoloji, teknolojiyi kullanak, teknolojiyi doğru kullanmak,
Teknoloji öncelikle amaca hizmet için vardır ancak fazlası bize zarar verir, nasıl mı? Örneğin bir tablet kullanıcısı, tabletini yaptığı projeleri yanında taşımak için aldıysa ve meraklı bir kişiyle ilk yaptığı aldığı ürünü incelemek olur ve amaçtan sapma bu aşamada gerçekleşir. Google Play, oyunlar, uygulamalar, twitter, facebook, skype derken tabletini elinden düşürmez ve yapışık ikiz gibi dolaşırlar.

Ancak bilinçli bir kullanıcı olmak, ki burada önermek istediğim de bu,  sandığımızdan daha kolay yöntemlerle mevcut kılınabilinir.

Öncelikle Teknolojik cihazı kullanırken neden kullanıldığı ve avantajı yanında dezavantajınında olduğu bilinmeli

Örnekle açıklayalım konumuzu;

Ali geçen ay çıkan ürünün ülkesine gelmesiyle heyecanlanır ve hemen sahip olmak ister, ancak Ali'nin bilmesi gerekenler var.

Öncelikle kendisinin ihtiyaç duyduğu bir ürün mü? Cevap hayır ise Ali aldığı ürüne mahkum olur ve yaklaşık 1 ay boyunca Ali kimseyle ilgilenmeden aldığı ürünün bütün özelliklerini kontrol eder.

Eğer cevap evet olsaydı ürüne duyulan ilginin nedeni araştırlmalıydı. Bu cihazzın bir minibook olduğunu varsayarsak ne için kullanacağı ve amacının dışına sapınca neler olacağıda bilinçli bir kullanıcının bilmesi gereken şeylerdendir.

Ancak bunları zaten biliyor ve yüksek bir ihtimalle uygulamıyorsunuz peki teknolojiden kendinize nasıl bir pay çıkartırsanız yaraını görürsünüz?

Öncelikle internet bilgisayarla gelişti fakat şimdi bilgisayar internetin hizmetinde onun için en büyük fayda ve zarar internette dolanıyor. Asılına bakarsanız internette yararlı dosya aramak okadar zor değil ancak gelişen bu büyük ağ ve gereksiz her sözcük bulmanız gereken sonuçlardan sizi uzaklaştırıyor.

İnternette zararlar ve yaralar olduğu kadar ne zarar ne yarar sağlayan içeriklerde var örneğin oyunlar zaman harcamak için internete gelenlerin hiçbirşey karşılığı vakit verdiği şeyler ancak zevk meselesi ben bişey diyemem :)

Teknoloji hayatımızda nerelerde olur bilinmez ancak hep yarar yada sırf zarar değildir bazı gerçekleri öldürür ancak bilinmeyenleri de anlatır bize, Türkiye'de yaşarken Amerika'da bir arkadaş edinemezsiniz ancak teknoloji bunu imkanlı kılar. Sözü gereksiz uzatmış ve kendi görüşlerimle sizi sıkmışsak affedin. Ancak bir nebze yararı olursa da ne mutlu

Hepinize Mutlu Günler Sevgili Okurlar