subat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
subat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2013 Cumartesi

Mahkeme salonunu ağlatan 28 Şubat ifadesi!

İntihar ettim, beni ipten eşim aldı

28 Şubat mağdur-müştekilerinden 80'den fazlası, talimatla İstanbul'da ifade verdi. İfadeye çağrılanlardan Çiller, yazılı ifade gönderirken, mağdurlardan bazılarının anlattığı "28 Şubat'ın yaşanmış gerçekleri" mahkeme heyeti dahil herkesin gözlerinin dolmasına neden oldu.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 28 Şubat davası kapsamında yaklaşık 100 kişi, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde müş
teki sıfatıyla ifade verdi.

Müşteki olarak ifade vermek için İstanbul Adliyesi'ne davet edilen eski Başbakan Tansu Çiller, ifadeye gelmedi ve yazılı ifade gönderdi. Müşteki olarak ifade veren Merve Kavakçı, çıkışta 28 Şubat mağduru olup da müşteki olmayanlara sitemde bulunurken, eski asker Ahmet Uçar'ın anlattıkları duruşmaya damgasını vurdu.
Çiller: BÇG sivillerle yürüdü
Kimlik tespitinin yapılmasının ardından görüntülü kayıt sistemi kurularak müştekilerin ifadelerinin alınmasına başlandı. Mahkeme Başkanı, Tansu Çiller'in yazılı beyanda bulunduğunu ve 4 sayfalık bir dilekçe verdiğini söyledi. Çiller'in yazılı ifadesinde BÇG'nin sivil kesimlerle birlikte hareket ederek 28 Şubat darbesini gerçekleştirdiğini ve Refahyol hükümetini çökerttiğini savunduğu öğrenildi.



Salondakileri ağlatan ifade

Star'ın haberine göre; Müşteki Ahmet Uçar'ın anlattıkları ise salonda soğuk duş etkisi yaratırken, mahkeme heyeti dahil herkesin gözlerinin dolmasına neden oldu. 17 Ağustos 1995'te Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu'nun birliğine atanana kadar herhangi bir olayla karşılaşmadığını anlatan Uçar "O gelince maddi manevi baskılar görmeye başladım. Ailemiz başörtülü olduğu için lojmanlara girememeye başladık. Geceleri arabamın arkasına battaniye örterek lojmana giriyorduk. Rütbe alma sırasındaydım. Rütbe takma törenine eşlerinizle gelmemiz bildirildi. Ben de eşimle gittim. Kürsüye çıkınca Doğu Silahçıoğlu, 'Bu annen mi?' dedi. Eşim olduğunu söyleyince 'TSK'ya böyle eş yakışmaz' dedi. Yanındakilere de 'Hanımefendiye nizamiyenin yolunu gösterin' dedi. Orada kendimi zor tuttum. Ve şimdi çok pişmanım. Eşim çok kızdı, 'Beni korumadın' dedi, psikolojisi bozuldu. 28 Şubat sanıklarından özellikle de Osman Doğu Silahçıoğlu'ndan şikayetçiyim" diye konuştu.

Altun: Üzerimizden silindir gibi geçti

Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, "Erbakan başbakan olduktan sonra bana inançlar arası bilgisizlik olduğunu söyledi. Derin devlet de büyük bir korku içine girdi. Benim, ülkeye şeriat getireceğim söylendi. Beni öldürmek veya hapse düşürmek için harekete geçtiler. Yakınlarımıza işkence yapıldı. Kısacası 28 Şubat üstümüzden bir silindir gibi geçti. Bu sürecin medya ve sivil ayağıyla ilgili suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Başörtüm, bombalı eylemle eş tutuldu
Müştekilerden eski Yüzbaşı AbdurrahmanYıldırım, "Çetin Doğan cami bombalatır mı" diye sorduktan sonra "Evet bombalatır. 'Kocatepe Camisinde bugün büyük bir kalkışma olacakmış. İrticacılar devleti ele geçirecekmiş' diyerek toplara tahrip mermisi koymamız emrini vermişti. O dönem bunların çoğunun aklı başından gitmişti" dedi.

Başörtüm, bombayla eşti

28 Şubat'ta öğrenci olan Deniz Kılınç "Başörtüm o dönemde bombalı bir eylemle eş değer tutuldu. O dönemde Ziraat Bankasına bile alınmadım. Ailemin gönderdiği parayı içeri girip çekemedim. TC.'nin Kürt bir vatandaşıyım. Terörist damgası vurarak toplumdan dışlayarak bizi farklı bir konuma ittiler. Ancak sonuna kadar ülkemin birlik ve beraberliği için mücadele edeceğim. Dönemin yöneticilerinin ve yaptıkları zulmün hesabının sorulmasını istiyorum" dedi.

'BÇG bir terör örgütüdür'

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) adı altında örgütlenen eski askerler adına derneğin başkan yardımcısı emekli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları, 28 Şubat sürecinde ordudan ihraç edilen askerler adına basın açıklaması yaptı. 28 Şubat'ın darbe olduğunu belirten Hacımustafaoğulları, darbeyi yapan cuntanın ordu içinde illegal bir şekilde oluşturulduğunu ve TSK'nın hiyerarşisini ele geçirdiğini belirtti. Hacımustafaoğulları, "Darbeci cunta, darbe düşüncesine karşı olanları tasfiye etmek ve hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla ordu içerisinde kurumsal hiyerarşi dışında farklı bir illegal örgütlenmeden de yararlanmıştır. Bu örgütlenme Batı Çalışma Grubu terör örgütüdür" dedi.

İntihar ettim, beni ipten eşim aldı

Müştekilerden Ali Eryılmaz ise eşine başını açması için baskı yaptığını ve bu sebeple boşanma aşamasına geldiklerini belirtti. Gördüğü baskılar yüzünden intihara teşebbüs ettiğini anlatan Eryılmaz, "Eşim beni ipten kurtardı. GATA'da 21 gün tedavi gördüm. Beni namaz kıldığım için görevden atan zihniyet 7 şehidimizin olduğu bir gün 11 terörist öldürüldü diye rakı içerek kutlama yaptılar" dedi. Yapılanları anlayamadığını belirten Eryılamaz, "Diyelim ki ben suçluyum ama eşimin ve çocuklarımın suçu neydi? Eşim şu an evlere temizliğe giderek bana yardımcı oluyor. Hak etmedim. Bir insan Cuma namazına gitti diye başına bunlar mı gelmedi?" dedi.

O ihtilalcilere hep çanak tutar

Dönemin Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak, "Doğu Silahçıoğlu bayram törenlerinde bizim oraya gelirdi. Elimizi bile sıkmazdı. Kaymakamın suçu imam hatip mezunu olmasıydı. Onun da elini sıkmazdı. Özellikle Doğu Silahçıoğlu, Çevik Bir ve Aydın'dan Doğan'dan şikayetçiyim. Milletvekili adayı olduğum dönemde Çevik Bir, bunu engellemek için yazılar göndermiştir. Milletvekili olmama engel olmuştur. Aydın Doğan gazeteleriyle ihtilale çanak tutan bir insandır. İdris Naim Şahin, Erdoğan Bayraktar, Durmuş Erdoğdu'yla birlikte Necmettin Erbakan'a ziyarete gittik. Erbakan, Aydın Doğan için 'mert düşmandır' dedi. şikayetçiyim" dedi.



28 Şubat mağdur-müştekilerihttp://gercektarihdeposu.blogspot.com/

KAYNAK:http://www.haber7.com/guncel/haber/1079395-mahkeme-salonunu-aglatan-28-subat-ifadesi

13 Eylül 2013 Cuma

Adalet Bakanlığı’na şikâyet ederek “susturulmasını” istemiş...

 Çevik Bir    !!!! SUSTURUN ŞU AKİT'İ !!!!


28 Şubat’ın baş aktörlerinden Çevik Bir, Refahyol hükümetinin devrilmesinin ardından cuntacılara boyun eğmeyen Akit’i Adalet Bakanlığı’na şikâyet ederek “susturulmasını” istemiş...

EROL METİN/ANKARA
Akit’in haberleri ve yazarlarının köşe yazılarını dönemin Adalet Bakanlığı’na şikayet eden cuntacı başı Çevik Bir, bakanlık tarafından “Yazılar gereği için başsavcılığa gönderildi. Sonucundan haberdar edeceğiz” şeklinde bilgilendirilmiş.
28 Şubat cuntasının, Refahyol iktidarının devrilmesinin ardından kurulan Mesut Yılmaz hükümeti döneminde, Adalet Bakanlığı aracılığıyla kendilerine boğun eğmeyen Akit gazetesi ve yazarlarını yıldırmaya çalıştığı ortaya çıktı.

BİR’DEN AKİT EMRİ



l 28 Şubat iddianamesinin ek klasörlerindeki belgelere göre Org. Çevik Bir, 14 Nisan 1998 tarihinde Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın “TSK ve Kaplan” başlıklı köşe yazısı ile Akit yazarları Hasan Karakaya, Yaşar Kaplan, Asım Yenihaber, Serdar Arseven ve Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazılarını Adalet Bakanlığı’na şikayet etmiş. Org. Bir, bakanlıktan Akit yazarları hakkında işlem yapılmasını ve sonucundan Genelkurmay Başkanlığı’na bilgi verilmesini istemiş.

BAKANLIKTAN “YERİNE
GETİRDİK” CEVABI

Çevik Bir’in bu ‘talimatından’ bir hafta sonra, 21 Nisan 1998 tarihinde Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu adına bakanlığa bağlı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nden Genelkurmay’a gönderilen cevabi yazıda ise, “Akit gazetesinin 13 Mart 1998 tarihli nüshasında yazar Abdurrahman Dilipak tarafından kaleme alınan ‘TSK ve Kaplan’ başlıklı yazı ile ilgili olarak Başkanlıklarınca gereği için Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve bilgi için Bakanlığımıza gönderilen ilgi yazıları üzerine, bu hususta yapılan işlem yetkili adli merciden sorulmuştur. Sonucundan ayrıca bilgi verileceği arzolunur” deniliyor.

AKİT’İ BİTİRMEK İÇİN
HER YOL DENENMİŞ

Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, 31 Mart 1998’de de Akit gazetesinin “BÇG’nin kılavuzu Perinçek”, “Dün Apo ile, bugün cunta ile kol kola” başlıklı haberlerini Adalet Bakanlığı’na “gizli” damgalı resmi yazıyla şikayet ediyor. Yine “TSK’nın manevi varlığının alenen tahkir ve tezyif edildiğinin açıkça anlaşıldığını öne süren Bir, söz konusu yazı sahibi ve sorumluları hakkında işlem yapılmasını, sonucunun kendilerine bildirilmesini talep ediyor. Yine 25 Mart 1998 tarihli dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fikret Özden Boztepe imzalı belgede, Akit yazarı Yaşar Kaplan’ın “Peygamberin (S.A.V.) sistemi en güzel cumhuriyettir. Bilim bugün onu ortaya koyuyor” sözlerini Adalet Bakanlığı’na ihbar ediyor. Şikayetin devamında, Akit yazarı Yaşar Kaplan hakkında gerekli kanuni işlemlerin yapılması için bilgilerin ekte sunulduğu belirtiliyor.

Kaynak :Akit Gazetesi(yeniakit.com.tr)