Çeşitli Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çeşitli Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Çikolata Kaplaması


Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta..
Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş..
15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca “zahmet ediyorsunuz efendim..” demiş saygılı şöför,
” hep bana yedirdiniz.. biraz da kendiniz yesenize..” çiğniyemiyorum evladım..” demiş yaşlı kadın,
“dişlerim yok..””niye satın alıyorsunuz o zaman?..” “evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum!..”:))

13 Mayıs 2012 Pazar

Takma Göz


Sol gözü takma olan adam otobüse binmişti. Otobüs kalabalık hava sıcaktı. Bir süre sonra sıcaktan bunalan, terleyen ve canı sıkılan adam, takma gözünü çıkardı, havaya atıp tutmaya başladı.Durumun biraz sonra farkına varan yanında oturanlar dehşetle irkildiler :
-Ne oluyor yahu!… Adam gayet sakin gözü atıp tutmaya devam ederek cevap verdi :
-Hiç, burada canım sıkıldı da ön taraflarda yer var mı diye bakıyordum!..

18 Nisan 2012 Çarşamba

Kimin Karnesi


Bir gün Hasan koşarak odaya girdi ve elindeki karneyi babasına uzattı. Baba karneye şöyle bir göz attı, suratı asıldı, kaşları çatıldı, sertçe: -İyi bir iş yapmış gibi bu karneyi bana gösteriyor sun değil mi? dedi. Şu karnenin haline bak!..Beden Eğitiminden başka iyi bir not var mı şunda?.. -Ama babacığım kızma!..Bu benim değil, senin, tavan arasında bulduğum eski karnenmiş.

7 Nisan 2012 Cumartesi

İlaç


İzmir’den trene binen yaşlı teyze kondüktöre, “Menemen’e gelence bana haber et yavrum, unutma” der.
Gecenin ilerleyen saatlerinde kondüktör Menemen’i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen’de ineceğini hatırlar, hemen makiniste gidip haber verir.
Makinist de, gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremeyeceğimize göre geri geri gideceğiz, soran olursa “tren makas değiştiriyor” deriz der.
Bir yarım saat geri geri giderek Menemen’e gelinir ve kondüktör gidip teyzeye haber verir “Hadi teyze Menemen’e geldik” diye. Teyzem, “Sağol yavrum” der ve çantasını açıp ilacını içer.

26 Mart 2012 Pazartesi

Lokanta


Lokantaya giden iki adam yemekleri beğenmezler ve garsonu çağırırlar ve “Patronun nerede, bu yemekleri hiç beğenmedik” derler. Garson da “Şu anda yan lokantada yemek yiyor” demiş..

25 Mart 2012 Pazar

Genel Müdür


Eski genel müdür kovulmuş, yeni bir genel müdür işe başlamıştı. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı. Başı sıkıştığında birer birer zarfı açmasını söyledi.
Altı ay işler yolunda gitti. Sonra satışlar birdenbire düştü. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, 1. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu:
- Kendinden önceki müdürü suçla
Yeni müdür hemen bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu baktı, şirket hisseleri toparlandı, bu arada da satışlar düzeldi. İşler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunları çıktı. Genel müdür gecikmeden 2. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu:
- Şirketi yeniden organize et.
Genel müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Fakat bir süre sonra işler yine bozuldu. Yeni müdür 3. zarfı da açtı:
- 3 zarf hazırla…

22 Mart 2012 Perşembe

Prensip Meselesi


Memur işe girmiş. Ay başında maaşını alınca bir de ne görsün zarfta 100 milyon fazla var. Sesini çıkarmamış, parayı bir güzel harcamış. Bir sonraki ay gelince bu seferde zarfta 50 milyon eksik çıkmış. Memur köpürmüş:
- Maaşım 50 milyon eksik böyle hatayı kabul etmem, diye bağırınca
- Peki 100 milyon fazla aldığın zaman niye sesini çıkarmadın, diye sormuşlar.
- Prensibimdir ilk hatayı affederim :)

21 Mart 2012 Çarşamba

Yaşlı Şöför

ABD’de 22 no’lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu izlerken bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve en az 50 km hızla gidilmesi gereken bu yolda aracın tam 22 km hızla gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Aracın peşinden gidip aracı durdurmuş. Bir de ne görsün? Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü endişeyle:
-Polis bey,çok mu hızlı gidiyordum?
Polis:
-Hanımefendi,hızlı değil, tersine çok yavaş gidiyorsunuz ve bu tüm otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarı ile 22 km hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze:
-Ama otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve ben de bu kurala uymak istedim!
Polis:
-Teyzeciğim; o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km hızla gitmelisiniz.
Yaşlı teyze:
-Tamam,bundan sonra hızlanacağım.
Polis tam kendi arabasına gidreken,gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış ve sürücüye sormaya karar vermiş:
-Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturanların nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!
Yaşlı teyze:
-Valla ben de anlamadım, 250 no’lu karayolundan çıktıktan beri böyleler…

2 Mart 2012 Cuma

İki Karpuz

Bir karpuz tarlası olan çiftçi her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Bir süre düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi:
Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!
Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti:
Şimdi o karpuzlardan iki tane var!

17 Şubat 2012 Cuma

Doğru Karar

Hız limiti 50 km. olan caddede polis sürücüyü durdurdu ve önce suçunu sıraladı:
Hızlı gitmeniz bir yana yanlış yerde araba solladınız, farlarınızdan biri yanmıyor, lastikleriniz tümüyle aşınmış. Size hayli kabarık bir ceza yazmak zorundayım.
Kalemini çıkardı, defterini açtı ve sordu:
Adınız nedir?
Sürücü derin bir soluk aldı ve adını söyledi:
Schtarthewisizesky Vocgefastrlongchsclingen.
Polis bir süre düşündü ve sonra kararını verdi:
Şeyy… dedi. Bu kez ceza yazmıyorum ama, lütfen daha dikkatli olun.

16 Şubat 2012 Perşembe

Burnunu Sokmadı

Küçük afacan elinde bir kutu şekerle parka gitmiş, bir banka oturmuş, etrafa bakınırken şekerleri ardarda ağzına atıyomus.. yanindaki bankta oturan yasli adam çocuga bakmis bakmis ve…
“Evladim” demiş.Şeker güzeldir ama çok yemek zararlidir… hem dislerin çürür, hem yüzünde sivilce çikar, hem de sismanlarsin…
Çocuk bunun üzerine adama dönmüs:
Benim dedem 107 yasina kadar yasadi…
Adam Yaa.. demis… Yani deden de mi çok seker yerdi?
Hayir, herseye burnunu sokmazdi.!

9 Şubat 2012 Perşembe

Bir Yumurta İçin Değmez

İskoçyalı’nın tavuğu İngiliz’in bahçesine yumurtlamış.Biri
- Tavuk benim, yumurta da benimdir diyor.
Diğeri
- Benim bahçem, yumurta da benimdir. En sonunda İskoç
- Bu böyle sürer gider.En iyisi birbirimize birer tekme atalım.Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın diyor.İngiliz de kabul ediyor.İskoç’un önce tekme atmasına karar veriyorlar.İskoç en ağır postallarını giyip geliyor.İyice bir abanıp İngiliz’in bacaklarının arasına bir tekme atıyor.İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanıyorken,İskoç yumurtayı uzatıyor:
- Al senin olsun, bir yumurta için değmez.

6 Ocak 2012 Cuma

Hakem

Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu. İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım? Adamcağız uzun uzun düşünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz.
Melek tekrar sorar. -Peki, bari söyle, hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında? Adam hemen atılır gururla. -Yaptım, Tabii! -Anlat bakalım, neymiş bu cesur iş? Adam anlatmaya baslar. -Ben futbol hakemiydim. Kadıköy’de bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetiyordum. Maçın son dakikasında Fenerbahçe aleyhine penaltı çaldım. -Vay canına, gerçekten cesurmuşsun sen,hadi geç bakalım! Cennetin kapıları açılır.
Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder: -Ne zaman olmuştu bu maç? -Aşağı yukarı üç dakika oluyor..

Aynayı Gören Erzurumlu

Tarihte ilk kez Erzurum’a ayna gitmiş.
Adamın biri aynayı görüp eline almış.
Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.
Adam:- ‘Ey gidi gardaşımm.. Seni bi daha görmek nasipte varmış’!
Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.
Karısı bakmış adam bi şeye sarılıp uyuyor.
Aynaya bakmış bir kadın! ‘Allah belaağı vireee, bu garı da kim?
Bi boka da benzese’ diyerek feryat figan evden çıkmış, muhtara gitmiş.
Kadın:- Mığdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldatii.’
Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:
- ‘Yav bu garıdan çok gavata benzir’!

Küçük Yumurta Az Para

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSVaCY4k3l0Fv69XVWJecfI2kC3vmNhOV_HPnk3hlEZ69saUDCHI4Y2vle6hG06WmGsZvS6_2zrUf_nspyicl-qTIRfYWJrNpxso1FxAUUO8NRzihoc0Q65eQZRUI3UqFxdyWzYRu3TSOQ/s1600/spor.jpgKüçük Temel yumurta almak için bakkala gitmişti Bakkalın kendisine yine küçük yumurtaları seçip verdiğini görünce kızgınlıkla sordu:
-Neden bana hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşıması kolay olur da ondan der bakkalcı ..
Temel yumurtaları alıp dükkandan çıkarken bakkal arkasından seslendi:
-Küçük sen eksik para verdin
Temel arkasına dönüp gülerek cevap verdi:
-Az para daha çabuk sayılır da ondan :D

Kayserili İle Terzi

Kayseri`li Ali`ye babası hayat dersi veriyormuş oğlum senden ne kadar isterlerse istesinler yarısından fazla verme.
Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş.
Kayseri`li sormuş borcum nedir?
Terzi cevap vermiş 6 milyon
Kayseri`li mümkün değil 3 milyon demiş.
Terzi kurtarmaz 4 milyon demiş.
Kayseri`li mümkün değil 2 milyondan fazla vermem demiş.
Terzi lanet olsun tamam demiş.
Bu sefer Kayseri`li 1 milyondan fazla vermem demiş.
Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni defol demiş.
Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem demiş.

5 Ocak 2012 Perşembe

Kibar Adam

Gürcü kapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuyan binebilirmiyim diye sorunca Faytoncu:

-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye baslar:
-Volla bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasini verdihdan sonra teyyariya bile binebülürsen!